14 Mayıs 2019 Trabzon iftar vakti |"Yedi Büyük Günah "

Trabzon'da Ramazan heyecanı devam ediyor. İslam alemi gece sahura kalkıp oruca niyet etti. Peki Trabzon'da iftar için akşam ezanı kaçta okunacak? Trabzon'da bugün iftar saat kaçta olacak?

14 Mayıs 2019 Trabzon iftar vakti |"Yedi Büyük Günah "

Trabzon'da Ramazan heyecanı devam ediyor. İslam alemi gece sahura kalkıp oruca niyet etti. Peki Trabzon'da iftar için akşam ezanı kaçta okunacak? Trabzon'da bugün iftar saat kaçta olacak?

14 Mayıs 2019 Salı 09:22
14 Mayıs 2019 Trabzon iftar vakti |"Yedi Büyük Günah "
banner22

2019 yılı Ramazan ayı boyunca siz değerli okuyucularımıza her gün bu satırlarda dini mesajlar vermeye devam edeceğiz. Bugünkü konuğumuz Ortahisar Müftüsü Selami Bağcı

YEDİ BÜYÜK GÜNAH

Helak edici yedi büyük günahı, Hz Peygamber (SAV) şöyle haber veriyor:

Hz Peygamber (SAV): “(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının.” dedi. Bunun üzerine Ashab-ı Kiram: “Onlar nelerdir ya Resülallah?” dediler. Bunun üzerine Hz Peygamber (SAV): Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak.” buyurdu.

1-) ALLAH’A ORTAK KOŞMAK:

Büyük günahların en büyüğü Allah’a ortak koşmaktır. Bu sadece büyük günah değil, aynı zamanda küfürdür. Bütün peygamberler Allah’ın bir olduğunu, ortağı ve dengi bulunmadığını ve yalnız O’na ibadet edilmesi gerektiğinin duyurmuşlardır. Allah, Kur’an’da şöyle buyuruyor.:

“İlahınız bir tek ilahtır. O’ndan başka ilah yoktur. O, Rahman’dır, Rahim’dir.” (BAKARA SURESİ – 163. AYET):

“De ki O Allah birdir. Allah, Sameddir, O, doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiç bir şey O’na eş ya da denk değildir.” (İHLÂS SURESİ – 1/4. AYETLER)

Evet, Allah birdir, ortağı ve dengi yoktur. Evrende her şeyin yerli yerinde olması ve her hangi bir düzensizliğin bulunmaması, onu yaratan ve yönetenin bir olduğunu ve ortağının bulunmadığını gösterir. Şu ayet-i kerime bunu çok güzel bir şekilde ifade eder::

2- SİHİR YAPMAK

Sihir her şeyden önce kendi özünde bir harika değildir. Yani ilahi iradeyle ortaya çıkan olaylardan değildir. Onun özel bir sebebi vardır. Bu sebep bilinmediğinden olay bir harika gibi hayal edilmektedir. Bunun içindir ki sebebi herkes için bilinmeyen herhangi bir gerçek dahi halkı aldatmak için kullanıldığında bir anlamda sihir olur.

Kur’an-ı Kerim’de Firavun, sihirbazların ortaya koydukları sihir, aslı olmayan hayaller olarak vasıflandırılmakta ve şöyle buyrulmaktadır:

“İnsanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.” (A’RAF SURESİ – 116. AYET)

“Onların (Firavunun sihirbazlarının) ipleri ve değnekleri yaptıkları sihirden ötürü kendisine sanki yürüyorlarmış gibi geldi.” (TAHA SURESİ – 66. AYET)

3-) ADAM ÖLDÜRMEK:

İnsan doğarken bir takım temel haklara sahip olarak dünyaya gelir ki, bunların başında yaşama hakkı gelir. Her insan bu hakka sahiptir. Bu hakkı insan onu yaratan Allah vermiştir. Allah’ın verdiği bu haktan insanı mahrum etmeye hiç kimsenin yetkisi yoktur. Bu kalkışan kimse büyük günah işlemiş olur. Allah şöyle buyuruyor:

“Haklı bir sebep olmadıkça Allah’ın haram kıldığı cana kıymayın.” (İSRA SURESİ – 33. AYET)

Kur’an-ı Kerim cana kıymayı bir insanlık suçu sayıyor. Haksız yere bir insanı öldürmenin bütün insanları öldürmek gibi günah olduğunu bildiriyor. Dinimizin beş ana hedefinden birisi de insan hayatını korumaktır. Hayatını koruma uğrunda mücadele ederken bir kimsenin öldürülmesi halinde şehit olacağı Peygamberimiz (SAV) tarafından bildirilmiştir. Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor:

“Bir Müminin diğer bir mümini hata dışında öldürmesi düşünülemez. Kim bir mümini kasten öldürürse, cezası ebedi olarak kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap ve lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” (NİSA SURESİ – 92/93. AYETLER)

4-) YETİM MALI YEMEK:

Öksüzler ve kimsesizler Allah’ın bizlere emanetidir. Onların anası da babası da bizleriz. Onları kendi çocuklarımız gibi eğitip yetiştirmek ve topluma yararlı hale getirmek bizim görevimizdir. Bir taraftan öksüzleri görüp gözetirken diğer taraftan onların mallarını korumak ta görevlerimiz arasındadır. Mallarını yok olmaktan korumak ve büyüdüklerinde kendilerine teslim etmek te görevlerimiz cümlesindendir. Kur’an-ı Kerim, önce yetimlerin mallarına kötü niyetle yaklaşılmamasını emrediyor:

“Ergenlik çağına erişinceye kadar yetimin malına yaklaşmayınız. Meğerki en güzel bir niyet ve maksatla ola.” (EN’AM SURESİ – 152. AYET)

Yetimlerin mallarına kötü niyetle yaklaşıp, koruyoruz diye onları yiyenlerin büyük vebal altında kalacakları ve büyük günah işlemiş olacakları Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirilmektedir:

5 -RİBA (FAİZ) YEMEK:

Riba (faiz) helal olmayan bir kazançtır ve büyük günahlardandır. Allah, faizle ilgili olarak Kur’an’da şöyle buyurur:

“Riba (faiz) yiyen kimseler (kabirlerinden) tıpkı şeytan çarpmış kimseler gibi çarpılmış olarak kalkarlar. Onların bu hali, alış-veriş de faiz gibidir demelerindendir. Oysaki Allah alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır.” (BAKARA SURESİ – 275.AYET)

6-)SAVAŞTAN KAÇMAK:

İslam, SİLM kökünden gelir. Silm ise, barış ve selamet demektir. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

“Ey müminler, hep birden barışa girin. Sakın şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, aranızı açan belli bir düşmandır.” (BAKARA SURESİ – 208.AYET)

Barış içinde yaşamak ise, savaş için hazırlıklı olmayı gerektirir. Şu söz bunu çok güzel bir şekilde ifade eder:

7-) NAMUSLU KADINLARA ZİNA İFTİRASI YAPMAK:

İftira, bir kimsenin yapmadığı bir şeyi yaptı demek, söylemediği bir sözü söyledi demektir. İftira, toplumu rahatsız eden en çirkin sosyal hastalık olduğu içindir ki, Peygamberimiz (SAV), İslam’a yeni girenlerden biat alırken onu, sakınmaları gereken hususlar arasında saymıştır.

Dinimiz insanın şeref ve haysiyetine büyük önem vermiştir. Bunun içindir ki ona iftirada bulunmayı, onda bulunmayan bir kusur ve kabahati ona isnat etmeyi büyük günah saymıştır. Başkasına, yapmadığı bir kötülüğü iftira etmek, onun üzülmesine ve acı çekmesine sebep olur. Bu ise vebaldir, günahtır.

Kur’an-ı Kerim bu hususa dikkatimizi çekmekte ve şöyle buyurmaktadır:

“Mümin erkeklere ve mümin kadınlara yapmadıkları bir şeyden dolayı eziyet edenler, bir iftira ve açık bir günah yüklenmişlerdir.” (AHZAB SURESİ – 58. AYET)

Evet, başkasına yapmadığı bir kötülüğü isnat etmek, ağır ve büyük bir günah olduğu gibi, kendi günahını ve yaptığı kötülüğü başkasına yüklemek te katmerli bir günahtır.

Son Güncelleme: 14.05.2019 09:40
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.