15-16 Haziran işçi direnişinin 50’nci yılı

Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük direnişlerinden olan 15-16 Haziran Direnişi’nin 50’nci yılında Emek ve Demokrasi Platformu Adına Engin NUR 15 Temmuz Şehitler ve Hürriyet Parkında basın açıklaması yaptı

15-16 Haziran işçi direnişinin 50’nci yılı

Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük direnişlerinden olan 15-16 Haziran Direnişi’nin 50’nci yılında Emek ve Demokrasi Platformu Adına Engin NUR 15 Temmuz Şehitler ve Hürriyet Parkında basın açıklaması yaptı

15 Haziran 2020 Pazartesi 18:06
15-16 Haziran işçi direnişinin 50’nci yılı

Bundan tam 50 yıl önce 15-16 Haziran 1970 tarihinde Kocaeli ve İstanbul’daki yüzbinlerce işçinin sendikal hak ve özgürlüklerine sahip çıkmak için gerçekleştirdikleri büyük yürüyüş, ülkemizdeki emek ve demokrasi mücadelesinin en görkemli direnişi olarak tarihe geçmiştir. 15-16 Haziran Direnişi bundan 50 yıl önce devlet eliyle sendikal bürokrasinin güçlendirilmesine karşı işçilerin isyanıydı. Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük işçi direnişlerinden biri olan 15-16 Haziran Direnişi, pek çok yönüyle bugün öğretmeye devam ediyor. Başta metal olmak üzere pek çok işkolundan işçinin bugün sendikal bürokrasiye açtığı savaş, işçilerin kendi tarihini yeniden hatırlamasını da zorunlu kılıyor.

1970 yılında getirilmeye çalışılan düzenlemelerle, işçi sınıfının devrimci örgütlenmesi olarak güçlenmeye başlayan DİSK’i (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu) kapatmayı amaçlıyordu.

İşçi sınıfı örgütlülüğüne yapılan bu saldırıya yanıt vermekte geç kalmadı ve yasanın görüşülmesi aşamasında 15 Haziran’da sokaklara çıktı

16 Haziran günü işçiler daha büyük katılımlar ile fabrikalarını terk ederek İstanbul’un her iki yakasında da şehir merkezine kadar indiler. Gösterilere yaklaşık 150.000 dolaylarında işçi katıldı. Gösterilen tepki esas olarak DİSK üyesi işçilerden geldiği halde, yürüyüşlere çok sayıda Türk-İş işçisi de toplu halde katıldı. 15-16 Haziran Direnişi Türkiye’de işçilerin bir araya gelerek ortak bir sınıf tavrı belirlemesi halinde neler olabileceğinin görünmesi açısından önemli tarihi bir dönüm noktasıdır. Ve bu direniş aynı zamanda Türkiye işçi sınıfının sendikal barajlara ve barajlı demokrasiye karşı ilk isyanıdır. O dönemde işçiler Meclisteki partilerin mücadeleci sendikal anlayışı ortadan kaldırma anlayışına karşı hangi siyasi partiyi desteklediğine bakmaksızın ortak bir sınıf tavrı belirledi. 15-16 Haziran’da kısa dönemde kazanım elde edilmemiş gibi gözükse de Anayasa Mahkemesi’nin yasayı iptal etmesinde işçilerin iki günlük direnişi belirleyici etkisi olmuştur.

15-16 Haziran 1970 Büyük İşçi Direnişi; insan emeğini sömüren, yok sayan, işçi emeğini alınabilir/satılabilir bir meta haline getiren ve daha fazla kar için işçi canına kıyan sermayeye karşı, işçi sınıfının haklı bir başkaldırısıdır.
15-16 Haziran’ın 50.yıldönümünde, meşru ve demokratik haklarını savunan işçi sınıfı, “sınıf ve kitle sendikacılığı” mücadelesinde ne denli haklı olduğunu, yürürlüğe sokulan taşeron uygulamalarının da bir sonucu olarak Soma’da 301 işçi kardeşini güvenliksiz ve güvencesiz en ilkel çalışma koşullarına kurban vererek bir kez daha gördü. Aradan geçen yıllar boyunca uygulanan neoliberal politikalarla emeğin hakları birer birer budanırken, örgütlü yapıları da etkisizleştirilmiştir. Emekçi sınıfları hedef alan bu saldırılar 18 yıllık AKP iktidarı döneminde had safhaya ulaşmıştır. Özelleştirme, taşeronlaştırma ve sendikasızlaştırma uygulamalarıyla iş güvencesi azalmış, esnek çalışma biçimleri yaygınlaşmış, kayıt dışı istihdam artmış ve çalışma koşulları ağırlaşmıştır Bugün tüm zamanlardan daha fazla olarak, 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi yolumuzu aydınlatıyor ve mücadelemize ışık tutuyor. Selam olsun o görkemli işçi direnişini gerçekleştirenlere, selam olsun bu uğurda hayatını kaybeden işçi sınıfımızın yiğit önderlerine.

Bugün hem bu tarihi direnişi hatırlamak hem de bugünkü siyasal iktidarın işçilerimizin mücadeleyle elde etmiş oldukları kıdem tazminatı haklarına el uzatmasına tepkimizi ortaya koymak. Yine covit -19 küresel salgını süresince ülkemizde emeğiyle geçinen tüm halkımızın kayıplarının karşılanması için derhal ek bütçe yapılmasını ve tüm emekçilere ek zam, işsizlere iş, yoksullara kaynak sağlanması talebimizi siyasal iktidara ve kamuoyuna duyurmak için toplanmış bulunmaktayız.

Sevgili basın emekçileri;  

Bizler bu ülkenin Emekçileri ve Demokrasi güçleri olarak, emeğin alın terine ve örgütlenme haklarına sahip çıkmaya devam edeceğiz. Elli yıl önce sokaklara taşan umudu hiç soldurmadan büyüteceğiz.

Ülkemizde soygun ve sömürüye dayalı vahşi kapitalist düzen sona erinceye kadar, şiddetin, baskının, hukuksuzluğun ortadan kalkıp eşitliğin, özgürlüğün, adaletin laikliğin ve barışın sağlanıncaya kadar ve tam demokrasi kuruluncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz.

Son Güncelleme: 15.06.2020 18:23
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.