21 Mayıs 2019 Trabzon iftar vakti |"İyiliği emretmek kötülükten alı koymak "

Trabzon'da Ramazan heyecanı devam ediyor. İslam alemi gece sahura kalkıp oruca niyet etti. Peki Trabzon'da iftar için akşam ezanı kaçta okunacak? Trabzon'da bugün iftar saat kaçta olacak?

21 Mayıs 2019 Trabzon iftar vakti |"İyiliği emretmek kötülükten alı koymak "

Trabzon'da Ramazan heyecanı devam ediyor. İslam alemi gece sahura kalkıp oruca niyet etti. Peki Trabzon'da iftar için akşam ezanı kaçta okunacak? Trabzon'da bugün iftar saat kaçta olacak?

21 Mayıs 2019 Salı 09:55
21 Mayıs 2019 Trabzon iftar vakti |"İyiliği emretmek kötülükten alı koymak "

2019 yılı Ramazan ayı boyunca siz değerli okuyucularımıza her gün bu satırlarda dini mesajlar vermeye devam edeceğiz. Bugünkü konuğumuz Ortahisar  İlçe Vaizi Ali Kemal Seyis

İYİLİĞİ EMRETMEK KÖTÜLÜKTEN ALI KOYMAK

 Son semavi kitap olan Kur’an-ı Kerim’in temel hedeflerinden biri, ahlaklı, Allah’a ve hemcinslerine karşı vazifesinin bilinci ile davranan insanları yetiştirmek ve bunlardan oluşacak bir toplumun kurulmasını  gerçekleştirmektir.

   Kur’an, böyle bir toplumu oluşturacak emir, tavsiye ve prensipler bütünüdür. İşte emr-i bi’l-maruf ve nehy-i ani’l-münker de bu temel prensiplerden birisidir. Kısaca, iyiliği emir ve tavsiye etmek, kötülükten alıkoymak diye ifade edebileceğimiz bu prensibin usulünce uygulanması toplumsal hayatın kaçınılmaz gereklerindendir.

İyiliğe, doğruluğa ve yararlı olan şeylere çağırmak, toplumun yararına, insanların iyiliğine olan şeyleri tavsiye etmek, toplumun zararına olan şeyleri yasaklamak ve toplumun bütünlüğünü bozmamak, ayrılık çıkarmamak gibi önemli işler bu prensibin kapsamına girmektedir.

   Bir Kur'ân terimi olarak kısaca, “iyilik” diye ifade ettiğimiz “ma’rûf”, sözlükte “bilinen, tanınan, benimsenen şey demektir. Münker ise; tasvip edilmeyen, yadırganan, görülmesinden veya yapılmasından sıkıntı duyulan şey  demektir.

  Ma’ruf teriminin câhiliye döneminde “iyilik , ikram, gönül okşayıcı söz ve davranış anlamında da kullanıldığını biliyoruz..

  İslâmi bir terim olarak  Kur’an-ı Kerim ve hadisi şeriflerde yer alan  ma’ruf ve münker kavramları eski anlamları korunmakla  birlikte kapsamlarının  değişip genişlediği görülür.

 Bu cümleden olmak üzere bazı alimler, (Masela İbn-i Manzur); hadislerde de kullanılış biçimlerinden hareketle, "Maruf; Allah’a itaat sayılan, ona yakın olmayı sağlayan, insanlar için iyilik olarak kabul edilen ve dinimizce  değer verilen bütün güzel tutum ve davranışları ifade eder" demişlerdir.

 Yine, İmam Gazali daha geniş bir bakış açısı ile, İslam dininin getirdiği, hayat tarzına, görgü kurallarına uygun olan söz ve davranışlar maruf; uygun olmayanlar da münker olarak saymıştır. Kısaca, maruf’tan maksat, Allah’ın emir ve tavsiye ettiği söz, fiil ve davranışlardır, diyebiliriz. Buna göre, maruf’un farz, vâcip, nafile ve mendup hükmünde  olan her ameli içine almaktadır. Mesela beş vakit namaz, zekat, sadaka, gibi belli ibadetler ile anne-babaya iyilik etmek, insanlara iyi geçinmek de maruf kapsamında yer alır. Kısaca, ma’ruf, hayrın, faziletin, hakkın ve adaletin kendisidir. Rasûlullah’ın emrettiği her şeydir. Dinde ve insanların adetlerinde kötü olmayan şey, nefsin kabul edip sükûn bulduğu, aklen ve dînen güzel olduğu kabul edilen söz ve davranış, iman, taat, insanların genel düşünce çerçevesinde aklın kabul edip reddetmediği şeylerdir

Aynı şekilde, münker de, hırsızlık, zina, iftira, cana kıymak, gıybet ve dedi kodu yapmak gibi açıkça yasaklanan işler ile, insan tabiatının hoş karşılamayacağı, toplumun ve bireylerin huzur ve sükununa zarar verecek her türlü söz, davranış ve işleri kapsamı içine alır.

Buraya kadar söylenenlerden hareketle, “ma’ruf” u İslam’ın öngördüğü davranışlar bütünü, hayat tarzı, “münker”in de bunun aksine, İslam’ın tasvip etmediği davranışılar ve hayat tarzı olduğunu ifade etmek mümkündür .

İyiliği emretmek kötülükten sakındırmak peygamberlerin temel görevidir. Hz. Peygamber ile ilgili olarak bu görev biraz önce zikrettiğimiz ayet-i kerimeden açıkça anlaşılmaktadır. Bütün ümmetlerin, kedilerine gönderilen peygamberlere uymaları onu örnek almaları gereği de temel bir hükümdür. Peygamberler Allah’tan aldıkları emirleri olduğu gibi kendi toplumlarına iletmek ve duyurmakla görevli olduklarına göre ümmetler de aynı görevi üstlenmiş olmaktadırlar

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.