Bu şarkı burada bitmez!

‘Trabzon’un Ayşe’si’ diye Türkiye’nin son dönemki hafızasına nakşolan Ayşe Sula Köseoğlu, “Milletvekili olup olmamak Trabzon’a olan hizmet sevdamı etkilemez. Ben AK Parti’de ev sahibiyim, misafir değil. Yani bu şarkı burada bitmeyecek” dedi

Bu şarkı burada bitmez!

‘Trabzon’un Ayşe’si’ diye Türkiye’nin son dönemki hafızasına nakşolan Ayşe Sula Köseoğlu, “Milletvekili olup olmamak Trabzon’a olan hizmet sevdamı etkilemez. Ben AK Parti’de ev sahibiyim, misafir değil. Yani bu şarkı burada bitmeyecek” dedi

30 Temmuz 2018 Pazartesi 09:58
1742 Okunma
Bu şarkı  burada  bitmez!

Siyasi yaşamına AK Parti’de başlayan Ayşe Sula Köseoğlu, 2003-2004 yılları arasında, AK Parti Trabzon İl Yöneticiliği yaptı. 2007 Milletvekili seçimlerinde AK Parti’den milletvekili aday adayı oldu. 2008-2009 yılları arasında Yerel Yönetimlerden sorumlu AK Parti Trabzon İl Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. 2011 Milletvekili seçimlerinde yine AK Parti’den milletvekili aday adayı oldu. 25. ve 26. dönem AK Parti Trabzon Milletvekili olarak kabinede adından söz ettiren Köseoğlu 24 Haziran seçimleri listesinde kendine yer bulamadı. “Biz nefis siyaseti yapmadık.. Bizim siyasetimiz vefa siyaseti, sevgi siyaseti, vicdan siyaseti oldu her zaman. Bu kutlu yolculukta başım dik, alnım ak Trabzon’u temsil etmenin onuru evlatlarıma bırakacağım en büyük şereftir. Türkiye için REİS’in izinde kutlu yolculuğa devam” diyor. İşte Köseoğlu’nun o özel açıklamaları:

Seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de şaibesiz, net bir sonuç elde edildi. Kıl payı olsa belki yoruma açık olabilirdi ama Sayın Muharrem İnce’nin de beyanatı “Adam kazandı” şeklindeydi. 10 milyon oy farkı var neresinde hile olduğunu söyleyeceğiz diye bir ifadesi oldu kendisinin. Dolayısıyla çok net bir galibiyet olduğu için Cumhurbaşkanımızın tartışmasız liderliği hem Türkiye içerisinde hem de dünyaya net bir mesaj olarak vurgulanmış oldu. Bu çok önemli bir mesajdır. Milletvekilliği seçimlerinde ise toplum uzlaşı mesajı verdi. Seçmenin AK Parti’ye bir mesaj verdiği kesindir ve Cumhurbaşkanımız da gereken mesajın alındığını söyledi. Mesajın gereği yerine getirilecektir.

Listeler açıklanınca ne hissettiniz?

HER İŞTE BİR HAYIR VARDIR DEDİM

TBMM’deki odamdaydım 3 milletvekili arkadaşımla o anda. Listeler açıklandığında olanda da olmayanda da hayır var dedim. Sadece bu. Sonuçta orada bir tercih yapılıyor. İnsan olarak o tercih dışı kim kalırsa kalsın üzülmedim sevindim diyecek hali yok. Ancak önemli olan bu üzüntünün sizi esir alıp almaması. O an onun üzüntüsünü atlattım. Olurken de Allah’ım hayırlısı ise nasip et olmayınca da olmayana gönlümü razı et dedim. O duam kabul oldu diyelim. Cumhurbaşkanımızın yaptığımız işlerin farkında olduğunu düşünüyorum. Sonuçta yürekli bir insan, kimsenin yapamayacağı işleri yapan bir insan. Bizim de TBMM’de duruşumuz bir yürekliliğin ifadesiydi. Bir Trabzon farkındalığı oluşturduğumu düşünüyorum. Mecliste Trabzon’la özdeşleşen bir isimdim. Her fırsatta Trabzon’u ön plana çıkarmaya çalıştım.

Yeni kabineyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi seçimlerinin ardından yapılan 16 bakan atamasının içerisinde bakanların artık bölgesel dengeler gözetilmeden atanması kabineyi pratik ve işlevsel bir hale getirdi. Kabinede de 4 tane Trabzonlu bakanımız var ama Trabzon bunu çok abartmamalı. Çünkü bu uzun süreçte Trabzon’un aleyhine işleyecek bir durum haline gelebilir. Burada önemli olan Trabzon’un ihtiyacı olan işleri koordineli ve usulünce, insanların gözüne sokmadan çok daha fazla geleceğe dönük ihtiyaçlarını karşılayabilir. Özellikle Trabzon’un en büyük ihtiyacı son yıllarda ulaşım alanında yaşandı. Uçak seferlerine baktığınızda yetersiz olduğu görülüyor. Havalimanının eksik kalması. Ulaşım anlamında şehir içi trafik sorunu, kavşaklar ve Erzincan-Trabzon Demiryolu Projesi, Güney Çevre Yolu, Kanuni Bulvarı gibi projeler Trabzon’un ulaşım alanında önündeki aşılması gereken sorunlar.

TRABZON AYRIMCILIK DEĞİL HAKKI OLANI İSTEMELİ

Tüm bu projelerin hidayete erdirilebilmesi için bu dönem büyük bir avantaj elde etti. Tüm bunları farklı illerin tepkisini çekmeden, usülünce takibini yaparak Trabzon’u n hakkı olanı almak gayretinde olmalıyız. Trabzon’un uzun yıllar ihtiyacını karşılayacak olan bu projelerin hayata geçmesi için uygun bir zemin yakalanmıştır. Bu fırsatı umarım iyi bir şekilde değerlendiririz. Hem Ulaştırma Bakanı’nın hem bakan yardımcısının hem de Karayolları Genel Müdürü’nün Trabzonlu olması şehrin ulaşım sorunlarının çözümü noktasında önümüzdeki 5 yıl içerisinde çok büyük bir avantaj sağlayacaktır.

Bu fırsat nasıl değerlendirilecek?

UN VAR ŞEKER VAR HELVA YAPILMALIDIR

Bugünlerde vekillerimiz bakanlıkları ziyaret ediyorlar. Bu ziyaretlerin sadece nezaket ziyaretleri olduğunu düşünmüyorum. Trabzon’un geçmişten gelen taleplerinin masaya yatırıldığı kanaatindeyim. Artık Trabzon’un önünde bir mazeret yok. Bundan sonraki başarısızlığın faturasını Trabzon’u temsil edenler hep beraber öder. Çünkü Trabzon’un elinde artık un var şeker var artık helva yapmak zamanı. Hiçbir mazeret kabul edilemez artık. Çok iyi bir takip olması gerekiyor. “Trabzon’un 4 bakanı var” şeklinde bir kamuoyu oluşturmaktan ziyade reklama girmeden bazı şeylerin farkında olunmalıdır. Proje bazından işin zaten konuşulan zaten belli bir aşamaya getirilmiş işleri daha hızlandıracak şekilde takibini yapmak gerekiyor. Özellikle Trabzon için hayati öneme sahip Yatırım Adası’nın yine Trabzonlu bir bakan eliyle takip edilecek olması bu şehir için çok önemlidir.

Trabzon’un en önemli sorunu sizce ne?

Trabzon’un en önemli sorunu trafik ve park sorunudur. Yoksa Trabzon yaşanılabilir, muhteşem bir doğaya sahip, estetik bir şehir. Bu şehri küçük dokunuşlarla daha güzel, daha yaşanabilir bir hale getirmek inanın çok kolay. Elbette başka sıkıntılarımız da var belki ancak muhteşem doğamızı iyi değerlendirebilirsek ve en büyük sorun olan trafik sorununu kavşaklarla yeni projelerle çözüp, park sorunlarını ortadan kaldırırsak bu şehir bambaşka hale gelir. Bu şehirde bunu yapabilecek potansiyel fazlasıyla var.

Yaklaşan yerel seçimlerde teklif gelirse değerlendirir misiniz?

BEN AK PARTİ’DE EV SAHİBİYİM

Ben AK Parti’de ev sahibiyim, misafir değilim. Biz hiçbir zaman kendimize yer seçmedik, beğenmedik. Ama Trabzon sevdası içimizde vazgeçemediğimiz bir sevdadır.

Bu şehrin neresinde bulunursak bulunalım, hangi görevinde olursak olalım Trabzon menfaatine çalışmaktan gurur duyarım. Bu toplum bana 2 dönem milletvekilliğini layık gördü. Bundan dolayı artık benim Trabzon’a ömür boyu devam edecek bir borcumuz var. Trabzon menfaati neredeyse biz orada elimizi taşın altına koymaktan kaçmayız. Sonuçta bunlar hem halkın teveccühü hem de Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle olacak işlerdir.

Trabzon’un Ayşesi olmak sadece lafta olacak şey değil. Trabzon benim hayatımın vazgeçilmezi. Ve bu şehre görev anlamında çok daha farklı, ömür boyunca yapabileceğimiz hizmetler var diye düşünüyorum. Burada görevin tanımının bir önemi yok. Ama bu şehrin menfaatlerini konumumuz ne olursa olsun sonuna kadar savunacağız. İnsanların bizi bazı yerlere layık görmeleri onur verici. Ben siyaseti gönlümü ortaya koyarak yaptım.

SİYASET BİR DURUŞ GÖSTERMEKTİR

İnsanlar sizin sözünüzün bir geçerliliğinin olup olmadığını icraatlarınız ile görürler. Eğer sözünüzle eylemleriniz birse insanlar size olan güvenlerini sürdürürler. Biz hep aday olsak da olmasak da aday gibi çalışacağız dedik. Bunu herkes söylüyor ancak çok az kişi yapıyor. Bizim özümüz de sözümüz de bir. Yapamayacağım hiçbir şeyin sözünü vermedim, söylediğim her şeyi de yaptım. Bu topluma karşı olan sorumluluğumuzun gereği ben varsam var yoksam gerisi tufan anlayışında hiç olmadım. Siyaset bir duruş göstermektir. Biz inanmış insanlarız. Allah’tan hep hayırlısını isteriz. Bazen üzüldüğünüz şeyler sonradan sizin hayrınıza olabiliyor. Trabzon’da birinin desteği ile siyasette var olmadım. Kendi değerlerimle var oldum. Trabzon’un Ayşesi olarak var oldum. Siyasi unvanım olsa da olmasa da bu ünvanla yoluma devam edeceğim. Siyaseti yüreğimle yaptım yüreğimle varım…

SİYASETTE KADIN SAYISI ARTMALI

Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu’nda görev yapmıştım. Bölgenin tek kadın milletvekili olarak kadınların siyasette daha fazla yer almaları için elimden gelen tüm gayreti ortaya koydum. Kadının yerine kadın değil kadının yanında kadın anlayışını hep savundum. Kadınları birbirine kırdırmadan daha fazla kadının siyasette yer almasını sağlamalıyız. Bu anlamda hem Türkiye’de hem de dünyada yükselen bir değer olduğunu görüyorum. Türkiye’ye baktığımızda iki parti genel başkanı kadın. CHP’nin 6 tane kadın il başkanı var. Bu dönem AK Parti’de 53 tane kadın milletvekili var. 26’ıncı dönemde 34 tane kadın vekil vardı. Şu an kabinede 2 kadın bakan var. Şu ana kadar yapılan bakan yardımcısı atamalarında da 2 tane bakan yardımcısı var. Bu ilk kez oluyor.

KADIN GİBİ KADINA İHTİYAÇ VAR

İnanıyorum ki önümüzdeki yerel seçimlerde kadın belediye başkan adayı sayısı da artacaktır. Ancak siyasette her zaman kadın gibi kadınlara ihtiyaç var. Mesela Meral Akşener şu anda gündemde olan bir isim. Daha öncede söyledim Meral Hanım, kadın gibi kadın siyaseti yapmıyor. Erkekleşen bir kadın siyaseti yaptı ve ben kendisinin partisinden daha az oy almasını buna bağlıyorum. Çünkü toplum kadın nezaketini ön plana çıkaran bir kadın siyasetçiyi benimsiyor.

sonnokta gazetesi

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner24