Demir yolu iki yönden de gelmelidir

Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan bölgede yılan hikayesine dönen demiryolu güzergahı için, “İki yönden de olursa kıyamet mi kopar” diye sorarak rotayı çizdi: “Hem Samsun, hem Erzincan’dan olmalı.”

Demir yolu iki yönden de gelmelidir

Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan bölgede yılan hikayesine dönen demiryolu güzergahı için, “İki yönden de olursa kıyamet mi kopar” diye sorarak rotayı çizdi: “Hem Samsun, hem Erzincan’dan olmalı.”

23 Aralık 2019 Pazartesi 09:18
Demir yolu iki yönden de gelmelidir

Trabzon Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, Fındıktan balığa, turizmden  şehrin maskot ihtiyacına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Ergan, son yıllarda sürekli tartışma konusu olan demir yolu güzergahı ile ilgili de, Trabzon’a hem sahilden, hem de Erzincan’dan gelmesi gerektiğini söyledi. İşte, “Trabzon hepimizin” diyen Ergan’ın açıklamaları:

FINDIK MİLLİDİR

“Borsa olarak yaklaşık 15 yıl önce, fındıkta verim ve kaliteyi arttırmak için başlattığımız projelerimiz var. Fındığın üretimden tüketim aşamasına kadar olan her kısmı için yaptığımız projeler, herkese, her kuruluşa örnek olmuş ve benzeri projeler uygulamaya konulmaya başlanmıştır. Daha net bir ifade ile borsamızın açtığı yoldan Türk fındığının verim ve kalite anlamında geleceği garanti altına alınmaya başlanmıştır. Üretim ve kaliteyi arttırmaya yönelik bu projeleri bizim hayata geçirmeye çalıştığımız ilk yıllarda, devletin fındık sökmeyi teşvik ettiğini, sökecek olanlara dönüm başına para vermeyi bile ilan ettiğini hatırlarlar ise, bizim yıllar öncesinden bugünleri ne kadar doğru gördüğümüz ortaya çıkar.”

HAK ETTİĞİ DEĞERİ VERMELİYİZ

“Her ne kadar şehrimiz turizme yönelmiş, farklı yönlerde ticaret yapıyor olsa da, fındık özellikle ticaret noktasında Trabzon için çok önemlidir. Fındığın yüzde 9-10’unu üreten bu il, ticaretinde sahip olduğu yüzde 40’ın üzerindeki pay ile haklı olarak gurur duymaktadır. Çünkü gurur duyduracak kırma ve işleme tesisleri Trabzon’da bulunmaktadır. Trabzon’da bundan çeyrek asır önce yılda 80-90 milyon kilo fındık üretildiği dönemler vardı. Ama bakın ki, geçen yıl ise 33 milyon kilo fındık üretimine kadar düştü. Bu gidişatın iyi olmadığını gördüğümüz için, tahlilleri iyi yaparak, bunu artırmanın, en azından çeyrek asır önceki dönemine kadar çıkarmayı hedefledik.  Önümüzdeki yıllarda da bu düşüş sürse idi; ‘Fındık işini bıraktık mı’ diyeceğiz? Onun için fındığa hak ettiği değer vermeliyiz. Fındık millidir. Fındık bu şehrin milli ve önemli bir ürünüdür, çok şeyidir”

DALINI DA YORMAYALIM!

“Doğal gıdadır fındık. Katkısı yoktur. Paketlenmiş ürünler sıkıntı doğurur zamanla ama fındıkta böyle bir durum olmaz. Son olarak 15 gün önce 7 bin tane fidanı ücretsiz olarak dağıttık. Daha sonra fidan almak için çok arayanlar oldu. Yeni, aynı zamanda eskisine göre daha verimli bir sistemle fındık dikmeye teşvik ediyoruz. Tek gövde şekliyle dikim yapacaklara destek oluyoruz. Fındıkta sadece fiyat üzerinden değil, verim ile kaliteyi arttırarak kazanmanın daha doğru olduğunu anlatmaya değil, göstermeye çalışıyoruz. Başarılı olduk, oluyoruz da. Çünkü fındık bizim olmazsa olmaz ürünlerimizdendir. En önemli tarımsal ihraç ürünümüzdür.  Bu ülkeye son yılların ortalaması ile yılda 2 milyar doların üzerinde döviz kazandıran, bu yıl ki 300 bin tondan fazlası ile miktar bazında tarihin rekoruna imza atmakta olan fındık için hem yeni sistemler, hem de makineli tarım ile ucuz maliyetler yaratmak zorundayız. Biz diyoruz ki, artık fındığı birbirine geçişmiş halde dikmeyelim. Tek gövdeli olarak dikelim. 5’er, 6’şar, 7’şer metre aralıklarla dikelim. Tabi ki uygun yerlere ocak şekliyle de dikelim. Ama ne olursa olsun dalları birbirine sokmayalım. Hem sokmayalım, hem de fındığı daldan değil, yerden toplayarak, dalların yorulmasını da önleyelim. Budamayı dallara yayalım. Bilinçli yapalım. Üretimi böylelikle en az yüzde 30-40 arttıralım.”

FINDIKLI TATLIDA YOL ALABİLİRİZ

“Un ve şekerle birleştiğinde en güzel tadı fındık verir. Fındık bir araya geldiği hiç bir birleşmeye, ortaklığa zarar vermez. Antep fıstıklı tatlı ile fındıklı tatlıyı karşılaştırın. Fındıklı olanı, hem daha kaliteli, hem de daha lezizdir.  Damakta bıraktığı tat da bir başkadır. Ancak, ne yazık ki biz bunun pazarlamasını sektörde iyi yapamıyoruz. Kitlelere fındıklı tatlıyı yeterince tanıtıp, yedirebilirsek hatırı sayılır bir yol alırız. Hem lezzetle damağı buluşturmada, hem de fındığın tüketilmesinde.”

KALİTELİ ÜRÜN KAZANDIRIYOR!

“Çikolata fabrikasını herkes kurabilir. Devlet teşvik de veriyor. Zaten çikolatanın hammaddesini herkes aynı yerden alıyor. Ancak ürünü kaliteli yapan, her zaman, her yerde çikolatada ön plana çıkar, çıkıyor. Ferrero’da bunlardan bir tanesi. O yüzden ürünleri rağbet görüyor. Ben fındığın içerisindeyim. Ferrero’ya mal satıyorum. Ferrero’ya mal satmak o kadar kolay değildir. Onların standardında ürün hazırlamaz iseniz, talep gelmiyor. Kaliteli ürün alıyorlar. Her ne olursa olsun kalitede ve kullandıkları fındık oranında oynama yapmıyorlar. Ürünlerine talep her geçen yıl artıyor. Bu da gösteriyor ki, çikolata piyasasında sabırlı olmak, kaliteden taviz vermemek en önemli unsurlar arasında yer alıyor.”

FARKINDALIK YARATIYORUZ

“Borsa olarak Tarım-Ticaret-Turizm, yani 3T sloganlı 12x12 Karadeniz Toplantıları’nı 2019’da çok başarılı ve dikkati çekecek bir şekilde gerçekleştirdik. Denizden dağlara, salonlardan bahçelere kadar yaydığımız bu toplantılarla hatırı sayılır bir farkındalık yarattık. 2020’de de daha farklı bir şekilde yaratmayı sürdüreceğiz. Örneğin son olarak Faroz’da gemide gerçekleştirdiğimiz balıkçılıkla ilgili toplantı sonrasında daha çok insan Trabzon’dan balığın, hem de Türk Somonu markası ile ihraç edildiğini öğrendi. Kültür, yani kafes balıkçılığının önemini daha iyi anladı. Denizlerin kralı hamsi için bazı tedbirlerin alınması gerektiğini, hatta balıkçılarımızın ağlarını tamir etmek için elemanlara ihtiyaç duyulduğunu bile gördük. Bunun için kurslar açılabileceğini hep birlikte anladık.  Biz sahip olduğumuz yerel ve coğrafi değerler ile ürünlerle farklılıklar yaratabileceğimizi ortaya koyduk. Bunu önümüzdeki süreçte de toplantılarımıza konu etmeye devam edeceğiz. Bu alanlarda devletin destekleri de önemli. Bunun için de etkili ve yetkilileri uyaracak, bir araya gelecek, gerekeni yapmaları için elimizden geleni ardımıza koymayacağız.”

HAMSİ MASKOT OLMALI

“Karadeniz denilince akla Trabzon, Trabzon denilince de Trabzonspor kadar olmasa bile hamsi de akla gelir. Sanki hamsinin merkezi Trabzon’muşçasına. Bunda belki 2007’de yapılan Karadeniz Oyunları, 2011’deki Avrupa Gençlik Olimpiyatlarında hamsinin maskot yapılması da etkili olmuştur. Ortada hamsi var. Ama Trabzon’un bir maskotu yok. Son balıkçılık toplantımızda bu konu gündeme getirildi. Pekâlâ, hamsi Trabzon’un maskotu olabilir. Şehirle de bütünleşmiş durumda. Kamuoyu ile paylaşır, yerel yönetimlere gereken başvuruyu yapar, ‘Hamsi Trabzon’un maskotu olsun’ deriz. Trabzon’da Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde eksikliğini giderir ve tanıtımda büyük etkisi olabilecek bir maskota kavuşur.”

TURİZMSİZ ASLA

“Trabzon turizmi asla ihmal edemez. Tarihi ve doğal güzellikleri ile tarihin en eski yerleşim yerlerinden olan Trabzon’u turizmde daha çok farkındalık yaratarak ileriye taşımalıyız. Bununla ilgili de forum şeklinde bir toplantımız oldu. Burada da sularımızdan, tarımsal ürünlerimizi turizm ile değerlendirmek için ilginç öneriler geldi.  Bu alanda hem Avrupalı, hem Ortadoğulu kısacası dünyanın dört bir yanından gelebilecek turistlere yönelik planlar yapıp, projeler geliştirerek çalışmalar yapmalıyız. Trabzon gibi, tarihe mal olmuş şehirler her daim ilginin odağındadır. Bizim yapacağımız da bu ilgiye cevap vermek ve insanları buraya çekecek turizm hareketliği yaratmaktır.”

EKONOMİK ZORLUK VAR AMA…

“Yıllardır konuşulan ama bir türlü yapılamayan, yapılmayan demir yolu bağlantıları Trabzon için olmazsa olmazdır.  Ama ne hikmet ise ‘Erzincan’dan mı olsun? Yoksa Samsun’dan mı?’ diye yıllardan beri sorulur, tartışılır durur. Aslında bu her iki yönden de demir yolu bağlantılarının Trabzon’a, oradan da Batum üzerinden Orta Asya ile Uzak Doğu’ya bağlantısı olması gerektiğini ortaya koyuyor. Hem Samsun’dan, hem Erzincan’dan Trabzon’a bağlantılar sağlanmalıdır. Buradan da Sarp’a, oradan da Dünya’ya. Ekonomik zorluklar vardır. Evet ama devletin bir sürü kurumları var. Hatlardan hangisi daha öncelikliyse o yapılır. Ardından diğeri de hayat bulur. Devletimiz bunları yapacak güçte. Yeter ki demir yolunun bölgeye ekonomik katkısı iyi hesap edilsin. O zaman kesinlikle yapılacaktır.”
 

HAVALİMANI BÜYÜTÜLMELİ

“Havalimanının büyütülmesi lazım. Pistin büyütülmesi bir dönem gündeme geldi ama görüyoruz ki bu konuda bir gelişme yok. Havalimanı için de ne gerekiyorsa yapılmalı. Şu Türkiye’de en pahalı uçulan yerin Trabzon olmasına da artık bir dur denilmelidir. Arsin’de Lojistik Merkez yapılacak olması da şehrimiz için bir avantaj. Müteşebbisler artık Lojistik Merkez yapıldıktan sonra sanayiyi buraya taşımak için yarışacaktır.”

İŞİMİZİ İYİ YAPMALIYIZ

“Şehrimize katkılarımızla anılmalıyız. Bu şehirde hep birlikte yaşıyoruz ve birbirimizi de idare etmek zorundayız. Trabzon hepimizin. Kimseyi hakir görmemeliyiz. Her işe önem veren bir anlayışla üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. İleride bize Niye bunlar için gerekeni yapmadınız?’ diye sorarlar. O yüzden işimizi en iyi şekilde yapmak zorundayız. Yapmaya da çalışıyoruz.”

BİZLE KİMSE FUTBOL KONUŞAMAZDI!

“Trabzonspor’un üyesiyim. Aidiyet duygusu ve sorumluluğum ile aidatlarımı zamanında öderim. Trabzonspor, şehirde büyük heyecan yaratıyor. Denilir ya Trabzonspor’un yenildiğinin ertesi günü insanların şehirde morali bozuk olur diye. Bu gerçek, bir takımın bir şehir için ne kadar önemli olduğunu, önemsendiğini ortaya koyuyor. Sporla bu kadar ilgilenen bir şehir dünyanın hiçbir tarafında yoktur. Napoli örneği verilebilir belki ama onlar da bu işten para kazanıyorlar. O yüzden çok ilgililer. Trabzonspor’un şampiyon olduğu yıllarda çok güzel anlar yaşadık. Liseyi İstanbul’da okudum ve o yıllarda Trabzonspor hep şampiyon olurdu. Ben de bu şehrin evladı olmaktan gururlanırdım. İstanbul’da bizimle futbolu kimse konuşamazdı. O yıllardaki keyif bir başkaydı. Trabzonspor asıl keyfi o zamanlarda veriyordu. Şimdi yeniden Trabzonspor’un o keyfi şehre yaşatmasını istiyoruz, tek dileğimiz bu.”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.