Tarih var takan yok

Ortahisar’da tarihi M.Ö. 2000’li yıllara dayanan tarihi surların içerisinde eski dönemlere ait yeni eserler olduğu ortaya çıktı. Araştırmacı yazar Yazıcı, “Tarih var ama ilgilenen yok. Bu şehre gerçekten yazık ediliyor” dedi

Tarih var takan yok

Ortahisar’da tarihi M.Ö. 2000’li yıllara dayanan tarihi surların içerisinde eski dönemlere ait yeni eserler olduğu ortaya çıktı. Araştırmacı yazar Yazıcı, “Tarih var ama ilgilenen yok. Bu şehre gerçekten yazık ediliyor” dedi

02 Ekim 2017 Pazartesi 09:43
Tarih var takan yok

Trabzon’u fetheden Fâtih Sultan Mehmed Han’ın, “Trabzon’u toprak için fethetmedim. İslâm’a açmak için fethettim” sözünün panosu bile Zağnos Burcunun batı köşesinden yok edilmiştir. Bu nedenle Trabzon tarih şehri olmaktan çıkıp mezbeleliğe, gecekonduya dönmüştür

Şimdiye kadar biz araştırmacı olarak Trabzon kalelerinde başka tarihî belgeleri bilirdik. Bu 2017 senesinin Mayıs ayında Tabakhane vadisine Yukarı Hisar Doğu duvarından bakanlardan ise haberimiz yoktu. Zafer mahallesinden yukarı çıkarken vadide yapılan resmî yıkım ve temizleme çalışmaları sonrası açılan yerleri gezerken bu yeni ortaya çıkan tarihî sembollerden ve yazılardan da haberimiz oldu. Başta Uluslararası manada profesyonel olarak fotoğrafçılık yapan daimî arşivci azîz dostum ve tarih sever pek muhterem Coşkun Kulaksızoğlu, ben ve birkaç arkadaş bu yeni görüntülerden haberdar olduk. Fakat bunları ilk önce bana Akyazılı tarih sevdalısı ve çalışmalarımı takip eden İsmail Küçük haber verdi. O’na da Trabzon sevdalısı bir arkadaşı söylemiş.. Bunun üzerine hemen gittim bunların bizzat kendim fotoğraflarını çektim. Fakat, Coşkun beyinkiler daha güzeldi. Bu nedenle bu tarihin aynası sayfamızda O’nun fotoğraflarıyla adı geçen belgeleri bilgilerinize arz ettim. Bu nedenle Trabzon’un gelmiş geçmiş en önemli tarih şehirlerinden biri oluşunu bir kerre daha bu vesile ile bilgilerinize belgeleriyle arz ettim. Umarım makbule geçecektir.

YERİN ÜSTÜNDE DE ALTINDA DA TARİH VAR

Şimdi konuyu biraz daha açarak ayrıntılarına girmekte çok faydalar var. Zira, ileride Trabzon’da yer altında ve yer üstünde daha önemli tarihî belgeler ortaya çıkacaktır. Daha önce Trabzon yer altı geçitlerini ortaya çıkardık. Yoktur dediler. Vardır dedik. Zağnos vadisi onarımında haklı çıktık. Yer altı geçitleri ortaya çıktı. Bütün Ulusal basın da duydu ve yayınladı. Ne var ki buna rağmen Trabzon Büyükşehir Belediyesi bunları örtbas etti. Limandan, Molozdan, Ganita’dan, Yukarı Hisar’da bayrağın dalgalandığı yerden çıkan yer altı geçitlerinin kapılarını da kapattı. Göstermelik Zağnos vadisindekinin sivrisinek dolu ıslak giriş kapısı kaldı. Halbuki hepsi yerli ve yabancı kitaplarda bilinmektedir. Yine daha önce Trabzon kalelerinin TUMAN (TEOMAN) kalesi olduğunu, milât öncesinde dört yüz yıllarından önce yapılmaya başlanarak M.Ö.206 yılına kadar bittiğini, birkaç asırda tamamlanabildiğini Dede Korkud destanlarına dayanarak ispatlamıştık. Yine Zağnos Burcu arkasındaki kale duvarıyla, Yavuz Bulvarı’nın olduğu Zağnos Vadisindeki kalenin batı duvarındaki Roma devri tamir kitâbeleriyle (kırmızı tuğla ile yazılı iki uzun kitabe yazısı) Osmanlı devrinden kalma Gazipaşa ilkokulu yokuşundaki iki Osmanlı kale tamir kitabesini de defalarca tanıtmıştık. Fakat şimdiki belgeler ve semboller Trabzon için, hem yerlilerin ve hem de yabancıların devirlerine şehirdeki tarih, kültür ve sanatlarına dikkat çekmesi bakımından çok önemli. Şimdi bunları tanıtalım.

1-KANÛNÎ ADINA MİRZA MEHMEDİN KALENİN DOĞU DUVARINA KOYDUĞU TARİHÎ KİTÂBE:

Bu heybetli kitabe Osmanlıcadır. Ancak rüzgâr ve yağmurlarla ufalanıp tahrip olduğu için tamamen okunamamaktır. Okunabilen yerinde şöyle yazılıdır. “SÜLEYMAN BİN SELİM HAN” (YAVUZ SULTAN SELİM HANIN OĞLU SÜLEYMAN HAN-MİRZA MEHMET) Kanuni devri 1520-1566 yılları arasında olduğuna göre Trabzon Yukarı Hisar doğu duvarındaki bu Osmanlıca kitabe 500 sene civarında bir eskiliğe sahiptir. Sarı ve siyah motifli yazılar şeklindedir.

2-ÜÇ DEV MELEK PORTRESİ:

Bunlar uzaktan bakınca kanatlı kartallara benzer. Yakından bakınca kanatlı insan şekilli kuşlara benzerler. Renklidirler. Bunlar Bizans yani Doğu Roma dönemi inançlarına ait olsa gerektir. Zira, eski Hıristiyan inançlarında Melek inancı vardır. Trabzon’daki yedinci asırdan kalma Dede Korkud destanlarından biri olan Salur Kazan Destanında âhiret inancı da vardır. Salur Kazan Han Trabzon Zindan (Zağnos) burcu kalesinde hapse atıldığı zaman Hıristiyanların âhiret inançlarından yararlanarak hapisten kurtulmuştu. Çünkü: Tekfur denilen Batum’dan Kastamonu’ya kadarki yerlerin bölge valisinin karısına: “Bakınız kızınız veremden öldü. Âhirete gitti. Beni öldürürseniz gidip âhirette kızınızı elimle boğacağım. Bakalım nasıl kurtaracaksınız. Bırakın beni. Ben suçsuzum” demiş. Tekfurun hanımı korkarak durumu tekfura anlatmış; Tekfur da Salur Kazan Hanı serbest bıraktırmıştı. Ancak İslâm inançlarında melekler mücessem değildir. Kanatlı adam veya kuş gibi çizilmezler.

3-HZ. İSA PORTRESİ;

Bu da renklidir. Aynı kale duvarının orta kısımlarında Tabakhane vadisine doğru bakmaktadır. Bu da Osmanlıdan önceki Doğu Roma dönemine veya o dönemin uzantısı olan Kommen dönemine (1204-1461) ait olduğu düşünülmektedir. Çünkü: net bir açıklamaya bunlarla ilgili rastlanamamıştır.Farklı bir bilgi şimdilik bulunamamıştır.

4-KARTAL PORTRESİ:

Bu da aynı kalenin yukarı kısmında doğu yakasındadır. Anadolu Selçuklu kartallarına benzemektedir. Çünkü: Kulaklı bir kartaldır. Yanında da gövdesi döküntülü görünen bir tane daha vardır. Bunlar güç sembolüdür. Dünyada birçok devlette kartal sembol olarak kullanılmıştır. Trabzon Ayasofya’nın ön Güney yüzünde de mevcuttur. Ancak onlar çift başlı Selçuklu kartalıdır. Zaten ustalarının Türk olduğu da kaynaklarda yazılıdır. Çift başlı (Dünya-Âhiret) Müslüman Türk kartalı olduğu belli olmasın diye art niyetliler çift başın birini kırmışlardır. Halbuki Trabzon’u gezen bazı yabancı seyyahlar Ayasofya’nın duvarında çift başlı kartal portresi figürü gördük diye yazmışlardır. Bu kale duvarında da kartalların birer başının kırıldığı gibi gözükmektedir. Birinin ki ise gövdesiyle birlikte tahrip olmuştur.

5-GEMİ HALATI ARMASI:

Bunun da bir kısmı tahrip olmuştur. Eskiden Trabzonda gemi ve gemi halatı yapıldığı bilgisi Osmanlıca Vilâyet sâlnâmelerinde (Osmanlıca İl Yıllıklarında) yerleriyle birlikte mevcuttur. Buradaki sembolü de biz gemi halatı armasına benzettik. Biz araştırmacıyız. Bu şekle ulaştık. Bu sanatın açıklamasını yapacak başka uzmanlar gerekir. Kaleye yapılacak kadar ciddiye alınması Trabzon için çok önemli olduğunu göstermektedir. Zira eskiden Trabzon Dünya çapında bir sanata ve sanayiye sahipti.

Bugün kahraman Maraş’ta tam on bin sanayi fabrikası olmasına rağmen bugünkü Trabzon’da sadece Çimento fabrikası mevcuttur. Gemiyle Trabzon’a gelip giden 18 yabancı konsolosluk

varken bugün araba ve uçağa rağmen Trabzon’da üç yabancı Konsolosluk vardır. (Rusya-Gürcistan-İran) Trabzon’un denizi yeniden kullanıma açılmalıdır. Eski Trabzon’da Osmanlı ticaret filosu vardı. Bütün dünya devletleri gemilerinden daha çok ithalat ve ihracat yükü taşırlardı. Bu o devre de dikkat çekmiş olabilir.

6-BURÇLAR VE ÜZERLERİNDE OKUNMASI ZOR YABANCI YAZILAR:

Bu burçlar kalenin en yüksek yerindedir. Göklerde burçlar olduğu gibi kalelerde de burçlar vardır.Fakat buraya gökteki burçlar yapılmıştır.Meselâ:Balık Burcu ,Yengeç(Zağna ) burcu ve Akrep burcu belli olmaktadır.Balık Trabzon deniz şehri olduğu içindir.Yengeç (Zağna) de öyle..Hatta Fâtih Trabzon’un fethinde Zigana’nın arka yüzünden gelirken âlimlerine bana Kuzeyi bulun dediğinde bir kısmı ağaçların Kuzeyi gösteren yosunlu taraflarını gösterirken bir kıs mı da Zigana üzerindeki Yengeç kabuklarını göstererek “Yengeç var.Deniz yakın” demişlerdi.Akrep ise sıcak ve nemli yerlerin böceğidir.Trabzon’un fetih tarihi Osmanlıca Trabzon Vilâyet sâlnâmelerinde 15 Ağustostur.Yani en sıcak ve en nemli zaman.Bunları fetih zamanının sembolleri olarak düşledik.Zira ,Maçka’nın Karpuz ve Patates köyleri var. Fâtih Trabzon’u fethe yukarıdan aşağıya inerken İstanbul’daki halkın manevî durumunu Allaha iman ve siftah meselesinde imtihan ettiği gibi o zamanlar Maçka’da yaşayan Türk halkının manevi durumunu da imtihan ederek kendi ordusuna ona göre çekidüzen vermişti. Bunları da çok yazdık.Ayrı konulardır.Burada gerek görmedik.Bu imtihanlar neticesinde adamlarına “Trabzon’un işi de İstanbul gibi evvel Allah tamamdır” demişti.26 Ekim meselesi Trabzon Belediyesi başkanlığınca İstanbul Üniversitesine Trabzon’un fetih tarihi yazılı olarak sorulduğunda verilen cevaba 26 Ekim denilmişti.

ŞEHRİ YÖNETENLER ÖRTBAS ETTİ

Sonradan 26 Ekimin Rumların yortu tarihi olduğu anlaşılmıştır. 26 Ekim karpuz ve patatesin çıkartıldığı Ağustos tarımına da aykırıdır. Ne var ki buradaki burçların üzerinde lâtince mi, Romaca mı, Kommence mi, Rumcamı ne olduğu belli olmaz silik yazılar mevcuttur. Trabzon Valiliği, KTÜ Rektörlüğü, Trabzon İl Kültür ve Turizm müdürlüğü bu yazıları okutmalı ve uzmanlarına (Filologlaar) çözdürmelidir. Biz bu kadar duyurusunu yapabildik. Benim anladığım Fransızca, Arapça, Farsça ve Osmanlıca bilgilerle bir alâkası yoktur. Trabzon’da yaklaşık beş bin senelik tarih süreci içinde çok değişik yönetim şekilleri görüldüğünden bu tarihi şehirde bunların olması normaldir. Ve hepsi korunmalıdır. Çünkü: Trabzon’un tarih ve kültür zenginliğidir. Ne var ki şehri yönetenler bunları ya örtbas etmişler, ya tarih ve kültür-Sanat katliamına uğratmışlar, veyahutta gerçek kimliğinden saptırarak terk etmişlerdir.

S O N U Ç

Zağnos ve Tabakhane dereleri vadilerinde çok zengin tarih, kültür ve sanat hazineleri vardır. Yukarı Hisardaki Kral Sarayı çok önemlidir. Önündeki evler yıkılmıştır. İnşallah restore edilerek Trabzon’a kazandırılır. Fâtih’in Trabzon’u fethinin sembolü olan Üç gülle bayrağın dalgalandığı yerde kale duvarında halâ durmaktadır. Fâtih’in oğlu 2. Beyazıt Han devri Camisi de Üç gülle sokağında halâ durmaktadır. 1950 den sonra gelen Trabzon Valileri, Belediye Başkanları, İl Kültür ve Turizm Müdürleri, Müftüleri ve de Millî Eğitim Müdürleri, hatta şehir planlamacılarıyla, mimar ve mühendisleri bu gerçeklerle hiç ilgilenmemişlerdir. Gerçek Trabzon tarihinden gafil kalmışlardır. Halbuki Trabzon’u fetheden Fâtih Sultan Mehmed Hanın bizzat kendisi:” Trabzon’u toprak için fethetmedim. İslâm’a açmak için fethettim” dediği birçok kaynakta yer almasına rağmen ve de ilk önce Valiyi, Kadıyı (hukukçuyu) ve müftüyü görevlendirdiği halde bu üç görevli bu görevlerini bu konuda unutmuşlardır. Belediye başkanlarını hiç uyarmamışlardır. Öyle ki Fâtih’in bu sözünün panosu Zağnos Burcunun batı köşesinden yok edilmiştir. Bu nedenle Trabzon tarih şehri olmaktan çıkıp mezbeleliğe, gecekonduya dönmüştür.

BİR MİRASI SÖMÜRÜYORUZ

Şimdi Zağnos ve Tabakhane vadileri projeleri uygulamalarında daha iyi anlaşılmıştır. Meselâ: Ortahisar Büyük Fâtih Camiinin doğu duvarındaki altın yaldızlı yazıların üzerindeki koruyucu şapka kaldırılıp yazılar simsiyaha döndüğünde1990-2005 yılları arasındaki valilere, Belediye Başkanlarına ve Kültür Müdürlerine gittim. Bazılarını da Televizyonlarda konuşturdum.” Ortahisar’daki bozulan yazıları kim koruyacak?” dediğimde bana:” Vali bey Belediye Başkanı korumalı dedi. Belediye Başkanı Vali korumalı dedi. Müftü bey, Cami Derneği korumalı dedi. Cami Derneği başkanı İl Kültür ve Turizm Müdürü bilir dedi. İl Kültür ve Turizm müdürleri de Vakıflar Bölge müdürü ve de Müftü bey bilir dediler.”Şaştım kaldım. Bana göre herkes sorumludur. Halkı şehit ve gazilerin mirasını sömürür hale gelen bir toplumun geleceği tehlikededir. Madem 1950’den sonra başta Vali, Belediye Başkanı ve İl Kültür ve Turizm Müdürlerinin yönetiminde Zağnos ve Tabakhane Vadisi gecekondu varoşuna dönmüştür o halde düzeltmekten de öncelikle bunlar sorumludurlar. Fakat K.T.Ü. tarih bölümü ve Rektörlüğü ilmen daha büyük vebâldedir. Zira, yöneticilere ilmi uyarı yapmamaktadırlar.

PEKİ GEREĞİNİ KİM YAPACAK?

Zira, Konseyleri ve de Kültür Araştırma Kurulları Trabzon tarihiyle hakkıyla ilgilenmemektedir. Meselâ: Büyükşehir Belediyesi Zağnos ve Tabakhane Vadileri Projeleriyle Büyükşehir Belediyesi ilgileniyor ama Ortahisar ve çevresi yani eski Trabzon Ortahisar’ın yönetim alanıdır. Peki bizim gündem ettiğimiz bu yazıların ilmi durumlarını kim çözüp de gereğini yapacak, halka bilgi verecek, kim Turizme kazandıracaktır. Bilen var mı? Hangi Belediye? Hangi resmî birim? Zağnos ve Tabakhane vadisinden yukarı gidildikçe mevcut olan tarihi eserler tam korunmaya alındı mı? Turizme kazandırıldı mı? Trabzon’un yer altı geçitlerini kim ışıklandırarak, temizleyerek Turizme kazandıracak gelire çevirecektir? Ortahisar Belediyesi mi? Büyükşehir Belediyesi mi? Yoksa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü mü? Yoksa Üniversiteler ve Valilik mi? Hadi net bir cevap verilsin bakalım?.

YER ALTI GEÇİTLERİ BETONLA KAPATILDI

Ben yetmiş yaşındayım. Tam elli senedir bu çalışmaların içindeyim. Gitgide kötüye gidildiğini bizzat görmekteyim. Zira yer altı geçitlerinin Moloz kapıları yer altından betonla tamamen kapatılmıştır. Gözlerimle gördüm. Fotoğraflarını çektim. Halbuki Moloz denizine o eski iki bin seneden beri gelen sonra yok edilen Roma Limanı dahi yeniden yapılmalıdır Turizm için.. Denizler doldurulurken Yüce Allaha “Ya Rabbi senin ilâhî ve tabii koyunu dolduruyoruz ne buyurursunuz. Yapalım mı? Çirkin mi olur, güzel mi?” diye sorumluluk duyan var mı? Trabzon şehirciliğe ve ranta kurban ediliyor. Her devirde bir partizan senaryo uygulanıyor. Trabzon’u düşünen ve gereğini yapan kaç kişi var? Koyun sürüsünden kurban edilmeyen çok azı kaldı. Trabzon hep taşlaştı. Şehir yeniden tarihi bir işçilikle peyzaj edilmelidir. İpek yolunun şehirde restoresi yapılıyor ama Beşirlideki ipek yolu köprüsü korumaya alındı mı? Akyazı’daki uzantısı ne durumda? Müteahhitler ellerine birer dozer ve kepçe alıp yıkıp yıkıp gidiyor.

KAYA EVLERİ BİLE YAPILABİLİR

Dahası Zafer Mahallesinden yukarı eski evler yıkılınca derenin doğu ve batı yakasında yeni mağaralar, yer altı geçitleri, resimler görülüyor. Bu resimleri verdiğimiz kalenin dibinden de yeni bir yol açıldı. Bu yoldan yürüyerek kalenin şimdiye kadar bilinmeyen arkasını da, arkasındaki bu eserleri de ortaya çıkardık. Bu vadilerden yukarı köprülerde, kale uzantılarında, çeşmelerde, ev kalıntılarında neler var neler.. Kimin umurunda? Moloz ve çevresi acilen garajlardan ve mezbelelikten, hurdalıktan kurtarılarak Uluslararası bir güzelliğe kavuşturulmalıdır. Tabakhane Vadisi eski Trabzon Valiliğinin çevresi olduğundan âcilen temizlenmeli ve turizme kazandırılmalıdır. Trabzon kayalıklarının içinde bile altından delinerek turizm kaya evleri yapılmaıdır. Trabzon tarih ve kültürü S.O.S. vermektedir. Âcilen kurtarılmalıdır. Aksi halde asıl müdde-i (davacı ) şehit ve gazilerimizle tarih ve vatandır.

SONNOKTA GAZETESİ MUSTAFA YAZICI

Son Güncelleme: 02.10.2017 09:54
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.