Trabzon iftar vakti "Kul Ve Kamu Hakları"

Trabzon'da Ramazan heyecanı başladı. İslam alemi gece sahura kalkıp oruca niyet ediyor. Peki Trabzon'da akşam ezanı kaçta okunacak?

Trabzon iftar vakti "Kul Ve Kamu Hakları"

Trabzon'da Ramazan heyecanı başladı. İslam alemi gece sahura kalkıp oruca niyet ediyor. Peki Trabzon'da akşam ezanı kaçta okunacak?

04 Nisan 2022 Pazartesi 22:56
Trabzon iftar vakti "Kul Ve Kamu Hakları"

05 Nisan 2022 Salı

İmsak :04:25 - Güneş : 05:53 - Öğle : 12:31 -  İkindi: 16:06 - Akşam:18:56 - Yatsı: 20:18

Ramazan ayı boyunca siz değerli okuyucularımıza her gün bu satırlarda dini mesajlar vermeye devam edeceğiz. Bugünkü konuğumuz Akçaabat İlçe Müftüsü Alaettin Kırbıyık.

Akçaabat İlçe Müftüsü Alaettin Kırbıyık mesajında şu ifadelere; “Hak “kavramı, “Gerçeğe uygun söz, doğru yol, aslına uygun inanç,görev, ödev vb” anlamlarda kullanılmaktadır. Bir başka ifadeyle “Hak” kelimesi “korunması, gözetilmesi veya yerine getirilmesi gereken maddi veya manevi görev, sorumluluk.,borç” demektir.

Dinimize göre “Hak” kavramının kaynağı Vahiydir. Sınırlarını belirleyen de Yüce Allahtır. Kullar bu haklara uymak ve gereğini yerine getirmek durumundadırlar. Allah Teala Kur’an-ı Kerimde :”Eğer Hak, onların kötü arzu ve isteklerine uysaydı, mutlaka gökler ve yer ile bunlar arasında bulunanlar bozulur giderdi” buyurmaktadır; görev ve sorumlulukların tespitini insanların heva ve heveslerine bırakmadığını ifade etmektedir. Diğer taraftan Peygamberimiz (s.a.v) de “Allah Teala her hak sahibinin hakkını vermiştir” buyurmuştur.

İslam alimleri Hakları ana hatlarıyla, Allah hakları ve Kul hakları diye ikiye ayırarak incelemişlerdir. Allah Hakları Allahın kullar üzerindeki haklarını, O’na iman edip ibadet etmelerini, emir ve yasaklarına uymalarını içermektedir.

Kul hakları ise ,insanların canları,bedenleri, ırz ve namusları, manevi şahsiyetleri, makam mevkileri, dini inanç ve yaşayışları gibi konulardaki kişilik haklarını ve mallarına ve aile fertlerine ilişkin hak ve sorumluluklarını ifade etmektedir. Bir insanın canına asla el uzatılamaz, kanı dökülemez. İnsanların arkasından konuşmak, gıybetlerini yapmak ve iftira atmak kul hakkı ihlalidir. Rızası olmaksızın malını almak, alış verişte aldatmak, mala ulaşma hakkını kısıtlamak büyük bir vebaldir. İnsanların karşılıklı olarak komşuluk haklarını gözetmeleri,anne baba eş ve çocuklarına karşı görev sorumluluklarını yerine getirmeleri gerekmektedir. Kul Hakları kavramı bize insanların birbirlerinin emanetçisi olduğunu hatırlatmaktadır. Toplumsal huzur ve güvenin tesisi ve devamı insanların yek diğerlerine bu anlayışla muamele etmelerine bağlıdır. Canın korunmadığı,malın muhafaza edilmediği, ırz ve namusun tehdit altında olduğu toplumda huzur nasıl tesis edilebilir. Eşlerin birbirlerine karşı sorumluluklarını yerine getirmediği,çocukların hakkının korunmadığı, anne ve babanın hak ettiği muameleyi görmediği bir ailede huzur olabilir mi. Komşu komşunun hukukunu korumazsa acılar ve sevinçler nasıl paylaşılacak. Bir iş yerinde herkes diğerinin hukukuna saygılı olmazsa iş barışı nasıl sağlanacak.

Kul haklarının yanında kamunun hakkı da gözetilmeli. Kamu malı emanettir. Vergilerle yapılıp toplumun istifadesine sunulmuş olan bir şeyden istifade ederken başkalarının da ondan istifade hakkına sahip olduğunu unutmamak gerekir. Otobüs duraklarının, kaldırımların kasıtlı olarak tahrip edilmesi kamu hukuku hassasiyeti bağdaşmaz. Alınması gereken tedbirleri almayarak çevrenin,park ve bahçelerin kirletilmesi bir kamu hukuku ihlalidir. Yollara insanlar zarar verecek şeylerin atılması, akarsuların ve denizlerin pervasızca kirletilmesi kamu hukuku hassasiyetinin göstergesi olabilir mi. Kamu haklarının ihlali sonuçları itibariyle kul haklarının ihlalinden daha da ağırdır.

Kul ve kamu haklarının ihlal edilmemesi gerekir. Ancak bu konuda bir yanlış yapılmışsa hak sahipleriyle mutlaka dünyada helalleşilmelidir. Ondan sonra da Allah'dan af dilenmelidir. Şayet hak sahibi vefat etmişse varisleri ile helalleşilmelidir. Varisleri yoksa alacaklının maddi hakları onun adına sadaka olarak verilmeli sonra da Allah’dan af dilenmelidir.

Rahmet ve mağfiret ayı olan ramazan ayı içerisinde bulunuyoruz. Bu ayda muhasebemizi çok iyi yapmalı, kul hakları konusunda yanlış ve eksiklerimiz varsa hak sahiplerinden mutlaka helallik almalıyız. İftar ve mukabele programlarını fırsat bilmeli, teravih namazları ile beş vakit cemaatle kılmaya çalıştığımız namazlarımızda yan yana olduğumuz insanlarla helalleşmeli, uzakta iseler ramazan ayını fırsat bilerek ziyaret ederek veya telefon ederek bu ağır yükten kurtulmalıyız. Eğer bu hesaplaşmayı bu dünyada yapamazsak ahirette daha zor şartlarda hesaplaşmak zorunda kalacağımızı unutmamalıyız. Oruçlarımızın, namazlarımızın, zekatlarımızın ve diğer ibadetlerimizin sevaplarını vermek suretiyle , hatta sevaplarımızın bitmesi halinde hak sahiplerinin günahlarını yüklenerek hesaplaşmak zorunda kalacağımızı unutmayalım. Allah resulü bizi bu konuda uyarıyor. Kıyamet gününde hak sahiplerine hakları mutlaka verilecektir. Bunu dünyada yapmak ise çok daha kolaydır.

Selam ve dua ile...

Son Güncelleme: 05.04.2022 09:09
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.