Trabzon iftar vakti "Ticaret Ahlakı"

Trabzon'da Ramazan heyecanı başladı. İslam alemi gece sahura kalkıp oruca niyet ediyor. Peki Trabzon'da akşam ezanı kaçta okunacak?

Trabzon iftar vakti "Ticaret Ahlakı"

Trabzon'da Ramazan heyecanı başladı. İslam alemi gece sahura kalkıp oruca niyet ediyor. Peki Trabzon'da akşam ezanı kaçta okunacak?

13 Nisan 2022 Çarşamba 10:28
Trabzon iftar vakti "Ticaret Ahlakı"

İmsak :04:08 - Güneş : 05:38 - Öğle : 12:29 -  İkindi: 16:09 - Akşam:19:05 - Yatsı: 20:30

Ramazan ayı boyunca siz değerli okuyucularımıza her gün bu satırlarda dini mesajlar vermeye devam edeceğiz. Bugünkü konuğumuz Sürmene İlçe Müftüsü Dr. Abdullah Çobanoğlu.

Ahlak tabiri, “tabiat”, “huy”, “seciye” anlamına gelen “hulk” veya “huluk” kelimelerinin çoğulu olup tabiatlar, huylar, seciyeler anlamına gelmektedir. Aynı kökten gelen “halk” kelimesi beden gözüyle görülebilen biçim, suret ve şekilleri ifade etmek için kullanılırken ahlak, insanın manevi yapısını belirleyen özellikleri yani manevi olguları ifade etmek için kullanılmaktadır. Hulk/ahlak kelimelerinin anlamlarından hareketle İmam Gazzali ahlakı “insanda yerleşen ve hiçbir fikri zorlamaya gerek kalmadan, davranışların kolaylıkla ve rahatlıkla oluşmasını sağlayan meleke” olarak tarif etmiştir. Meleke, nefiste iyice yerleşen yatkınlıklar demektir. Mesela cömertlik bir meleke olup ölene kadar insan bu özelliği taşır. Bu sebeple cömert bir insanın malı mülkü yok olup fakirleşse bile cömertlik melekesi kaybolmaz. Aynı şekilde cömertlik özelliği bulunmadığı halde korku, umut, kınanma gibi herhangi bir nedenle malından veren bir kişi cömert olarak nitelenemez. Çünkü cömertlik ahlaki bir meziyet olarak onun mizacı haline gelmemiştir.

Ticaret ahlakı, ahlakın alanlarından biri olup ticari hayatta izlenmesi gereken metodu ve uyulması gereken kuralları ortaya koymaktadır. Bu noktada ticaret ahlakını, “iş dünyası ve ticaret erbabı arasında hüküm süren ve doğruluğu genel kabul görmüş kurallara uyma davranışı” olarak tanımlamak mümkündür. Başka bir ifadeyle ticaret ahlakı, kişinin ticari faaliyetlerinin tümünde sahip olduğu konumu ve imkanları başta Yüce Allah’a (c.c.), kendisine ve çevresindeki bütün varlıklara karşı sorumluluk bilinci içerisinde yerli yerinde kullanması şeklinde anlaşılabilir.

İslam, ticareti meşru kılmış ve teşvik etmiştir. Bununla birlikte ahlaki kurallardan uzak, gayr-i meşru şekilde bir başkasının malını elde etmeyi ve yemeyi yasaklamıştır. “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin; ancak karşılıklı rızânıza dayanan ticaret böyle değildir ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir.” (Nisa, 4/29).

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de “Güvenilir olan ve doğruluktan ayrılmayan ticaret ehli peygamberler, sıddikler, şehitler ve salihlerle beraberdir.” (Tirmizi, Büyu‘, 4) buyurarak ahlaki kurallara riayet eden ticaret erbabının uhrevi kazancını müjdelemiştir.

O halde bir taciri faaliyetlerde bulunan kişilerin ticaret ahlakıyla ilgili belirgin vasıflarının neler olması gerektiği ana hatlarıyla şöyle sıralanabilir:

a) Sorumluluk Bilinci: Yüce dinimiz İslam, insanın varlıkların en kıymetlisi olarak yaratıldığını, yeryüzüne halife olarak gönderildiğini ve akıl/irade sahibi olduğunu bildirmiştir. Bu aynı zamanda insanın sorumluluk sahibi bir varlık olduğunu göstermektedir. Ayet-i Kerimede, “İnsan kendisinin başı boş bırakılacağını mı sanır?” (Kıyame, 75/36) buyrularak insanın bir takım yükümlülükleri olduğuna işaret edilir. Sorumluluk bilinci, çalışmayı, çabalamayı, ceht etmeyi ve işine dört elle sarılmayı gerektirir. Sorumluluk bilinci, helal haram şuuruna sahip olmayı zorunlu kılar. Helal haram bilinci ise yasaklanan yollardan mal kazanmaya, karaborsacılık yapmaya, fahiş fiyatla mal satmaya mani olur. Sorumluluk bilinci, kul hakkına azami derecede riayet etmeyi gerektirir. Sorumluluk bilinci, komşunun, yetimin ve yoksulun hakkını gözetmeyi, yetime ve yoksula el uzatmayı ve yardım etmeyi gerektirir.

b) İyi Niyet: İyi niyet, doğruluğu ve doğru sözlü olmayı gerektirir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurur: “Doğru sözlü dürüst olmak insanı iyiliğe, iyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleyip doğru iş yaptıkça sonunda Allah katında ‘doğru sözlü (sıddik)’ olarak yazılır. Yalan ise insanı günaha ve kötülüğe götürür. Günah da cehenneme götürür. Kişi yalan konuşup yalanla iş yaptıkça sonunda Allah katında ‘yalancı (kezzab)’ olarak kayda geçer.” (Buhari, Edeb, 69)

İyi niyet, güvenilir insan olmayı gerektirir.

İyi niyet, ahde vefayı gerektirir.

İyi niyet ölçü ve tartıyı tam yapmayı gerektirir. Yüce Allah ayet-i kerimede “Bir şeyi ölçerken tam ölçün, tartarken de doğru teraziyle tartın. Bu hem daha iyidir hem de sonucu daha güzeldir.” (İsra, 17/35) buyurarak Müslüman tacirde olması gereken önemli bir hasleti ortaya koymuştur.

İyi niyet, alım satımda kolaylık göstermeyi gerektirir. Sevgili Peygamberimiz, “Satımında, alımında, borcunu ödemede cömert davranıp kolaylık gösteren kimseye Allah rahmetiyle muamele eylesin” (Buhari, Büyu‘, 16) şeklinde dua etmiştir.

c) Sabır, şükür ve kanaat bilinci.

d) Doğru ve sağlam bir tevekkül anlayışı.

e) Cömertlik.

Hiç şüphesiz ticari faaliyetlerde bulunan kişilerde Kur’an ve Sünnet ekseninde ortaya konan yukarıdaki niteliklerin bulunması; kazancın İslam’ın yasakladığı faiz, kumar, hırsızlık, içki ticareti gibi gayr-i meşru yollardan elde edilmemiş olması büyük önem arz etmektedir.

Son Güncelleme: 13.04.2022 10:36
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.