Karaman,Siz görüyorsunuz, tribündeki anlıyor ben salağım görmüyorum anlamıyorum

 Trabzonspor Teknik Direktörü Ünal Karaman “Benim oyuncularımın hepsi aslan, aslan parçasıdır. Ben az sayıda oyuncuyla, onların yürekleriyle bu mücadeleyi veriyorum. Biz spor adına ve bu şehiradına mücadele veriyoruz. En azından bir teşekkürü hak ediyoruz”

Karaman,Siz görüyorsunuz, tribündeki anlıyor ben salağım görmüyorum anlamıyorum

 Trabzonspor Teknik Direktörü Ünal Karaman “Benim oyuncularımın hepsi aslan, aslan parçasıdır. Ben az sayıda oyuncuyla, onların yürekleriyle bu mücadeleyi veriyorum. Biz spor adına ve bu şehiradına mücadele veriyoruz. En azından bir teşekkürü hak ediyoruz”

06 Mart 2019 Çarşamba 17:05
Karaman,Siz görüyorsunuz,  tribündeki anlıyor ben salağım görmüyorum anlamıyorum

 Trabzonspor Teknik Direktörü Ünal Karaman, Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri Futbol Koordinasyon Merkezi’nde basın mensuplarının karşısına geçti.Karaman kendisine ve takım performansına yönelik gelen eleştirilere, “Benim oyuncularımın hepsi aslan, aslan parçasıdır. Ben az sayıda oyuncuyla, onların yürekleriyle bu mücadeleyi veriyorum. Biz spor adına ve bu şehiradına mücadele veriyoruz. En azından bir teşekkürü hak ediyoruz” diyerek yanıt verdi.

Teknik Direktörümüz Ünal Karaman’ın basın toplantısındaki açıklamalarına şu şekilde devam etti;

“Gözlerimizi yumamayacağımız kendi gerçeklerimiz var. Futbolun gerçekleri içerisinde ben zaman zaman bunu ifade etmeye çalıştım. Söylediğim hiçbir şeyi siz kişisel olarak algılamayın, Trabzon medyası olarak algılamayın. Zaman zaman farklı sebeplerden, farklı hatalardan dolayı, zaman zaman da bizim kişisel hatalarımızdan dolayı çok daha farklı puanlar alabilirdik, çok daha farklı yerde olabilirdik. Sezon başında, sezon ortasında veya devre arasında yaşadığımız çalkantıları alt alta koyduğunuzda, geçirdiğimiz sıkıntıları da göz önüne aldığımızda bulunduğumuz yeri Cumhuriyet Bayramı olarak ilan edebiliriz. Ben kendi açımdan o şekilde değerlendiriyorum. Trabzonspor feda yaparak sezona başladı. Kendi içerisindeki maddi anlamdaki boğuşmalarla beraber, Sayın Başkan ve Yönetim Kurulumuz ciddi bir mücadele verdi. Çok uzatmadan şöyle cevap vereyim. Çok daha fazlasını alabilirdik. O imkânımız, o gücümüz vardı. Ama bulunduğumuz yerden ciddi bir rahatsızlığım söz konusu değil.

Burada bir kadro yapın desem size farklı kadro yaparsınız. Herkesin girecek çıkacak ile ilgili bir fikri var. Zorlu yollardan geçtik, sıkıntılı dönemlerden geçtik. Biz ve bize inananlarla birlikte bu sıkıntıları aşmaya dikkat ediyoruz. Bizim gecemiz gündüzümüz bununla geçiyor. Trabzonspor kimliği derken Türk futbolu ve Türk gençleri adına ne yapabiliriz konuşuyoruz.Bizim tek derdimiz Trabzonspor değil. Türk Milli Takımının da iskeletini oluşturma anlamında çalışmalarımız var.Biz ne yaptığımızı, nereye gittiğimizi biliyoruz. Allah’a şükürler olsun bizim hedefimiz ve kendi doğrularımız şaşmadı. Yönetimle birçok şeyi konuşsanız, başkanımızla birçok şeyi konuşsanız da iş dönüp dolaşıp bütçeye dayanıyor. Trabzonspor gerçeğinin de ne olduğunu biliyoruz. Bu bütçe hesabı içerisinde geçmiş dönem borçlardan ciddi anlamda arındığımmış bütçeli bir takımımız var şu an mücadele ettiğimiz. Onların kısmen borçları, geçmişten kalan ödenmesi gelen ciddi bir borcumuz söz konusu. Bir de gelecek planlaması yaparken transfer dediğiniz anda alt alta üstü üste koyarsanız, zamanında hesapsız yapılan harcamaların, hesapsız yapılan transferlerin, Trabzonspor’un hedefleri noktasında ne Türk insanına yakışır ne de Trabzon’un delikanlılığına yakışan bir tarz sergilemeyip böyle bir ortam oluşturulan noktada işimizin zorluğunu biliyoruz. Ortaya bir yol haritası koyabiliriz, gerçeklik koyabiliriz ama bir de bu işin maddi boyutu var. Ülkenin yaşadığı bu sıkıntıları da alt alta koyduğunuzda kulüplerin yaşaması için adına yapılanma, reform dediğiniz noktada iş gelip maddiyata dayanıyor. Hem geçmişten arınacaksınız, sırtınızdaki yüklerden arınacaksınız hem de geleceği şekillendirme adına transfer yapacaksınız. Evet; biz bunları konuşuyoruz ama ortada hala somut bir şey yok. Açık olmak gerekirse hala geçmişin ağırlığını atmaya çalışıyoruz.”

“Yönetim Kurulu sizinle sözleşmenizin yenilenmesi konusunda görüşme yaptı mı?” şeklindeki soruya ise Ünal Karaman, “Biz uzatalım, uzatmayalım tarzında hiçbir şey konuşmuyoruz. Konuştuğumuz tek şey gelecek planlaması. Bu planlamayı yapan insanlar ne bizim sözleşme uzatalım diye bir talebimiz olur ne de onların sözleşme uzatalım diye bir ısrarı olur. Sonuçta devam eden bir teknik adam sözleşmesi var ve önümüzde oynayacağımız 10 tane müsabaka var. Müsabakaların sonuna kadar sözleşmesi devam eden bir hocaya sahipler. Yarın da işi resmiyete dökelim diyebilirler, ya da sezonun son maçını bekleyebilirler. Belki onların beklemesine gerek kalmaz, teknik adam kendine verilen hakkı kullanabilir. Dolayısıyla profesyonel hayatın içerisinde hepsinin olduğunun gerçeğini biliyoruz. Biz hiç gitmeyecekmiş gibi gelecek planlamasını yapacağız ama yarın gidecekmiş gibi kendi hazırlığımız her daim var. Zaten bizi tanıyanlar bunu bilir. Gönül sevildiğini hissettiği anda, gönül sahip çıkıldığını hissettiği anda, gönül kapılarının kendisine samimi olarak açılıp da her şeyin dürüstçe, mertçe konuşulduğu size açılıp dürüstçe, mertçe her şeyin konuşulduğu ortamlar içerisinde kalır. Allah’a şükür şu ana kadar da hep bu sezgimizle beraber bunu anlayabilecek yapıda olduk. O yüzden aceleye mahal yok” diyerek yanıt verdi.

Dört karşılaşmanın son beş dakikasında yenen goller nedeniyle kaçan galibiyetlerin yorgunluğa mı yoksa bir motivasyon kaybına mı bağlı olduğu yönündeki bir soruya Karaman; “Oyuncularımla biz bu odada yaptığımız toplantılarda onlara izah ettik. Ama siz hala Trabzonspor gerçeğinin ve gücünün farkında değilsiniz. Benim gönlüm çok farklı şeyler arzu ediyor ama siz sahaya çıkan ve hamle yapabileceğimiz oyuncuları vicdani, ahlaki, inandığınız bütün değerler adına bakıyorsanız zaten ne şekilde hamle oyuncuları olduğunu görüyorsunuz. Sahaya çıkan bir kadroyla biz başlayacağız, mücadele edeceğiz, gol pozisyona gireceğiz, savunma yapacağız ve sonlandıracağız. İkinci yarı transfer yasağı geldikten sonra aldığımız gençler ve yaşadığımız sakatlıklar da dahil olmak üzere çok fazla hamle şansımız olmadı. Ligin hamle şansı en az takımıyız ama buna rağmen en yürekli takımıyız. Biz eksiklerimizi görürüz. Biz bu odanın içerisine girdiğimizde vura vur gideriz oyuncularımızla ama Allah şahit ki onlar benim üç oğlumdan da farklı değil. Gönderdiklerimiz de dâhil buna. Sizler de dâhilsiniz. Biz Allah için severiz. Ama ne derece gelirseniz biz o derece yansıtırız. Siz buna motivasyon kaybı, hamle eksikliği derseniz... Biz son maçta Luis’i oyuna koyacaktık ama kenar faulü oldu. Hugo’yu çıkartacaktım ama kenar faulünden gol yesek bu sefer de Hugo’yu çıkarttın diyecektiniz. Çünkü sizin bakış açınızdan mazeret tarafı hep var. İşin sorumluluk boyutu çok farklı. Kalemi eline aldığında ben de yaparım. Eğer ki iş oyuncu değiştirmeye kalacaksa meydanı kimseye bırakmam. Benim en güçlü olduğum yöndür o. Görürüm, okurum, anlarım, yürürken adım atarken o ruhu çözerim. Siz görüyorsunuz, taraftar tribünden görüyor, ben görmüyorum öyle mi? Benimle beraber profesyonel olup ekmek yiyen insanlar bunu göremiyoruz. Arkadaşlar bazen sizin düşünmediğiniz hamleler olur. Eğer ben her gördüğüm oyuncuyu değiştireceğim desem son maç üzerinden bakalım bana 3 oyuncu değil 8-9 oyuncu değiştirmem lazımdı. Yine bir Anadolu tabiri vardır; “attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değecek” diye. Yapacağınız hamlede mutlak bir farklılık hissedeceksiniz ki o hamleden güç bulasınız. Ligin 4. olan takım olarak söylüyorum, birçok takım kadar mücadele eden bir takımsak, Fair Play de en tepesinde bulunan takımsak bu sizin için bir gurur olmalı. Ama siz buna bir gurur olarak bakmıyorsunuz. Trabzonspor gerçeğinden birçoğunuz uzak yaşıyorsunuz. Gerçeklere gözünüzü kapatıyorsunuz. Buradan kullandığım ve hoşunuza gitmeyen her sözü orada oturan Ünal’a söylüyorum diye algılayın. Ben bu işin gerçeğini, özünü biliyorum. Sonra da Yusuf ve Ali Osman hamlesi yapacaktım, maçı bitireyim diye. Kenar faul, korner derken top çıkmadı. Oyuncunun da bir adamı var. Zaten yan toplarda, yüksek toplarda zaafı olan bir takımız. Bunu sezon başından beri çözemedik. Bu sorunumuz varken uzunu çıkartıp kısa koymak o pozisyon içerisinde bana doğru gelmedi. Bu bizim talihsizliğimiz oldu. Savuşturmuş olsaydık oyuncu değişikliği hamlesi gelecekti, sonra diğer hamleyle birlikte maçı bitirmiş olacaktık. Evet, taraftar gözüyle baktığım anda, gerçeğin uzağında bir gazeteci olarak baktığımda ben de eleştirebilirim Ünal Karaman’ı. Orada iki oyuncu değişikliği hakkım var, maçın o dakikası olmuş. Biz 4 dakika Luis’i kenarda tuttuk, 81-82’lerde oyuncu değişikliği hamlesi yapalım dedik. Orta sahaya koyacaktık Tony’e yardım etsin diye. Bu bazen olmuyor, bu bizim talihsizliğimiz. Bakıyoruz, bir tane oyuncu değiştireceğiz diyoruz tribünden daha oyuncu değiştirmeden çocuğu yıkacak tahribatlar oluyor. E nasıl olacak o zaman? Biz kendi gerçeğimizle gençlerimizi nasıl sokacağız oyuna? İsim vereyim, Batuhan, Luis… Onunla olur mu, bununla olur mu? Bana çözüm üret. Ele mi vereyim, açık mı yapayım. Sizin gerçeğinizi bilen insanlara böyle mi destek vereceksiniz. Başkan dedim, yönetim dedim bir şeylerin çabası içerisinde dedim. E neyin derdindesiniz? Siz görüyorsunuz, biz göremiyoruz. Siz anlıyorsunuz, tribündeki anlıyor biz anlamıyoruz. Ben yine öğrenmeye devam edeceğim. Rakip hep son dakikada gol atmaya çalışacaktır. Çünkü ligin en hamlesiz takımıyız. Başakşehir maçının kadrosunu alın koyun önünüze. Abdullah hoca diyor ki “hocam sende yok oynatamıyorsun, benim de dışarıda var oynatamıyorum”. Siz bu gerçeğe nasıl gözünüzü kapatacaksınız Öyle mi bakacağız olaya. Yoksa özde ben Trabzonsporluyum, gerçek bu diyerek yüzleşip bu çocukların ayağına taş değmesin diye mi uğraşacaksınız. Hangisini seçeceksiniz? Soruna cevap vereyim… Benim hatalı yaptığım değişikliklerden dolayı motivasyon, konsantrasyon kaybı yaşadık ve puan kaybettik. İnsanların duymak istediği, insanların belki hoca da suçunu kabul etti diyeceği bir itiraf. Evet, alın bunu da bu şekilde devam edin. Manşetiniz bu olsun, hocadan itiraf diye. Allah şahittir ki ne bir spor programı izliyorum ne de sosyal medya kullanıyorum” dedi.

Ünal Karaman’ın gelecek planlamasında, kadro yapılanmasına ne düşündüğünü öğrenebilir miyiz? şeklindeki soruyu ise Ünal Karaman; “Sezon başından itibaren genele baktığınız anda devre arası da dâhil olmak üzere baktığınız anda 25 civarında oyuncuyu çalıştırmışız ve kadromuzdan göndermişiz. Bunun içerisinde yeterli bulunanlar var, çeşitli sebeplerden dolayı aramızdan ayrılanlar var. Özellikle sezon başı kampında ne yaşadığımızı herkes gördü. Ben hayatımın hiçbir evresinde mazeretlere sığınmadım. Hayatımın hiçbir evresinde sorun açık eden insan olmadım, sorun çözmeye çalışan bir insan oldum. Bazen anlamayan insanların üzerine basa basa söylemeye çalışıyorum, bölgesel ve pozisyonel yetersizliğimi ifade ediyorum. Oyuncularımızın üzerine güvensizlik addedilecek bir ortam olmasın. Bugün Abdulkadir Parmak neden çıkartıldı diye eleştiriliyorsa, son iki sezonda PTT 1. Lig’de 2 gol 1 asistle oynamış Abdulkadir Parmak olduğunu unutmayalım. Ve sezon başında 2. Lig’e, Samunspor’a transfer için araya adam konulan Parmak’ı neden çıktı diye eleştiriliyorsa sanki kocaman bir teşekkürü hak ediyoruz demektir. Bu iş bu kadar kolay değil. Çok da umurumuzda değil. Bizim de bir ailemiz var, sağlığımız var, huzurumuz var. Şimdi sanki kupada erken havlu attık diye bir şey oldu. Evet, bizim için de beklenen bir sonuç değildi ama daha önce bu kadrolarla birlikte buralara gelinmediğini de siz söylediniz. Ben onu da mazeret koymam. Benim oyuncum aslandır, aslan parçasıdır. Ben az sayıda oyuncuyla, onların yürekleriyle bu mücadeleyi veriyorum. Bunun içerisinde kontenjan oyuncularımız da dâhil. Siz şimdi birçok yapılanmayı yaparken. Arkadaşlar ben yarın bırakır giderim görürüm seneye bu gençlerden kaç tanesiyle gelecek sene devam edeceksiniz, kaç tanesiyle şampiyonluk yarışı yapacaksınız diye. Biz elbette ki onlara güveniyoruz, onlara moral vereceğiz. Elbette ki hata yapacaklar. Sonuna kadar da hakları var, helali hoş olsun. Ama bir taraftan bunların mayalanmasını lazım. Olgunlaşma beklersiniz. Bunlar bir süreç. Biz gençleri aldık, gönderdik. Arkadaşlar onlar eğitimlerine devam ediyor. Ben sizler gibi hoyratça bakamam. Ali’nin çocuğu, Veli’nin çocuğu, onun yakını diye değerlendiremem. Hepsi bizim için bir değer. Zaman zaman birçoğuna şans verdik, Allah’a şükürler olsun heyecanımıza ortak oldular. Türkiye’de sadece Trabzonspor’u değil her renkten insanı Trabzonspor’a sempati duyar hale getirdiler, milli takım için en çok oyuncu gönderebilecek hale getirdiler... 29 kişilik kadrosunun 19’unun alt yapıdan oluşabileceği bir kadro haline getirdiler. Ona rağmen hala beğenmiyorsunuz. Çok teşekkür ediyorum, harika bakıyorsunuz. Çok adilsiniz gerçekten, mükemmel yönlendiriyorsunuz. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Her şeye rağmen kupayı alacağımızı umut ediyordum, bayrağı bizim dalgalandıracağımızı düşünüyordum. Çok hayal kırıklığı yaşadım, üzgünüm. Ama bunlar da insan. Aynı tipte oyuncuya aynı yüklemeyi yaptık. Fizikselden bahsetmiyorum, fiziksel olarak oynayacaklar. Ama sinir sistemi farklıdır. Zihinsel terapi farklıdır. Oyuncu birinden çıkmadan, diğerini yüklüyoruz. Bir gün Can oynadı, bugün Ünal oynadı da yok. Şartlar bunu gerektiriyor ve bu şartlarda mücadele diyoruz. Biz yine mücadelemize devam edeceğiz. Bakacak, yönlendirecek ve adil bir gözle değerlendirecek olan sizlersiniz. Benim geçmişteki basınla olan diyaloğumu da biliyorsunuz şimdi de biliyorsunuz. Ben her zaman söyledim 7/24 hazırım diye. Telefonumuz açık, sorun cevaplayalım, sohbet edelim. Trabzonspor bizim ortak değerimiz. En azından inananların, Trabzonspor sevdalılarının ortak değeri. Bugünkü bulunduğumuz noktayı, içinde bulunduğumu şartlar itibariyle değerlendirdiğinizde beni geçin, profesyonelleri geçin, bu çocuklara toz kondurmamanız lazım. Ümraniye’yi gördünüz, Hatayspor’u gördünüz arkadaşlar, alt ligi küçümsemeyin. Bugün alt liglerden farklı kadrolar kurulup burada mücadele ettirilebilir. Orada da insanlar emek harcıyor, evine ekmek götürmek için aslanın ağzında değil, midesinden lokmayı çıkartmaya çalışıyorlar. Ama yine de onu aldı, bunu çıkarttı, bunu çıkartmadı noktasında değerlendirirseniz Trabzonspor noktasında çok da fazla paylaşacağımız bir şey yok.” diyerek yanıtladı.

“Lig başlarken takımın kümede kalması başarıdır düşüncesi vardı, şimdi ilk 5’te mücadele ediyor. Trabzonspor’un yediği gollerde şans faktörünün yanınızda olmadığını söyleyebilir miyiz? Trabzonspor, 90 dakika istediğiniz tempoda oynayabiliyor mu?” sorusuna ise Karaman, “Bu hafta oynayacağımız Akhisarspor kadrosuna baktığınızda iyi oyunculardan kurulu bir kadro. Üstümüzdeki takımları değerlendirdiğiniz zaman iki tane üç tane sakatlığının göze batmadığı, hiçbir şekilde eksiklik olarak algılanmadığı bir noktada lige devam ediyorlar. 2-3 tane oyuncum daha sakatlanırsa biz artık bazı şeyleri şansla idare edemeyecek duruma geliriz. Mevcut durumda bir talihsizlik olduğunu söyleyebilirim. Beşiktaş maçında 2-0’dan sonra söylediğim gibi benim 4-5 tane oyuncumun antrenman eksiği olmasaydı farklı bir yere gidebilirdik. Bu hafta 2-0 içeri girdiğimizde bu oyun bize yetmez, bununla maçı kazanamayız uyarısını duymak zorunda kalmayacaklardı. Her şeye rağmen herkes mükemmel oynayıp maç kazanmıyor, kötü oynadığında da kazanıyor. Bize de olabilirdi böyle bir şey. Biz çok oynayıp, pozisyon olarak ezdiğimizde de müsabakaları da kazanamadığımız oluyor. Ben hatırlamıyorum ki çok kötü oynayıp da kazandığımız bir maç olsun. Bu bize maalesef olmuyor. Birçok takımın silahı vardır. Bazı takımlar çok iyi savunma yapar, bazı takımlar çok iyi hücum yapar maç kazanırlar. Bizim bir tek silahımız var futbol oynamak. Biz futbol oynarsak ve bunu sürdürülebilir bir süreye yayarsak maç kazanabiliriz. Biz futbol oynamadan maç kazanamayacağımız gerçeğini bilmemiz gerekir. Bizim kadro yapımız maalesef o boyutta. Objektif bir şekilde kadro yapısını ve içinde bulunduğumuz şartları değerlendiren insanlar zorluğu anlayabiliyorlar. Bu zorluğu anlayıp, bizimle paylaşılan insanlar olursa spor adamı olarak teşekkür ederiz. Yine de şans ve şanssızlık noktası olsa oyuncumuzun eline çarpmazdı, ya da arkasındaki uzaklaştırırdı. Maalesef bu bize olmuyor. Ümraniye maçında da penaltı golünü yedikten sonra 4-5 pozisyon var. Onlardan birini yapmış olsak bugün farklı şeyler konuşacaktık. İki deplasman maçından 4 puan almışız, çok hayati ve kritik puanlar burada. Çok enteresan bir lig yaşıyoruz, kimse ne olduğunu anlayamaz. Gün birlik olma günü. Trabzonspor’un geleceğini daha sağlam temellere, daha sağlam yerlere oturtacağız, gelecek planlaması yapacağız diyorsak işi daha sıkı tutmalıyız.

Oyuncularımız Göztepe maçındaki oyuncular. Bu oyuncularla uzun süre oynuyoruz. Kısmen bahsettiğim yorgunlukların olduğunu biliyoruz. Bir çoğu hala özveriyle oynamakta. Vahid ayağı iyileşmeden kadroda olmak istiyorum diyor, Yusuf iğneyle oynuyor. Ömür tedaviden önce hep bizimle oldu. Ama bu oyuncularımızı anlık olarak değerlendirdiğimizde ortaya çıkan performanstan veya koşu dakikalarından rahatsızlık duyabilirsiniz. Ama bu haftaya baktığınızda sezon başından beri en çok koştuğumuz maçı oynadık. Bu koşu mesafelerini daha çok iş yapacak şekilde değerlendirmiş olsak daha gerçekçi olur. Antrenman veya fizik kondisyon yetersizliğine çok da katılamam.

“Göztepe, Kasımpaşa ve Akhisar buhrandan kurtuluş olarak görüyor maçları. Niçin havlu atsınlar, elbette ki bizi yenmek için gelecekler. Biz de bu sezonun en önemli maçını oynayacağız. Bu ligde kolay müsabaka yok, kolay rakip yok. Herkesin seni yenebilecek bir silahı ve gücü var. Onların bu hazırlık içinde olacaklarından şüphemiz yok. Ligde oynayacağımız en önemli maçı oynayacağız bu hafta” diyerek yanıt verdi.

Olcay Şahan’ın affedildiği yönündeki bir soruya ise Ünal Karaman; “O ve diğer oyuncuların bizim gerçeğimizle bir hikâyesi yok. Buradan sorunlu olup da gönderilen oyuncularımız da Olcay da dâhil olmak üzere hiçbiri kişisel olarak sorun yaşamadığımız kardeşlerimiz. Burak için de Onur için de Olcay için de söyleyebiliriz. Kendi evladımızdan farklı görmeyiz.Kendi evladımızda da camiamıza aynı şeyleri yapacak dese aynı hamleyi, aynı müdahaleyi ona da yapmaktan çekinmeyiz. Burada sorumlu olduğumuz ve bir grup adına, grup hiyerarşisini korumak adına yaptığımız hamleler var. Gönderdiğimiz oyuncular için de geçerli. Umarım bundan sonraki hayatları iyi geçer-ki onlarda çok emeğim var. Buraya alınmalarında, burada kalmaları ve oynamalarında. Bizden yana hakkımız helaldir. Olcay konusunda da aynı. Zaman zaman kulağıma geliyor Ünal hocaya onu dedi, soyunma odasında kavga ettiler, şurada şu oldu, bu oldu diye. Okuyunca insanlığımdan utanır hale geldim. Benim kişisel olarak ne olabilir. Burada Trabzonspor’un menfaatleri ve doğruları vardır. Biz de bu doğrular içerisinde onlardan, 23 kişiden farklı bir duruş ve karakter sergilesin diye ayrıcalıklı mı davranacağız? Her oyuncumuz bizim için değerlidir diyoruz. En genci ve en tecrübelisi de dâhil olmak üzere. Her biri kendi hiyerarşisi ve Trabzonspor’un doğruları içerisinde kulübümüze hizmet etmek durumunda. Yine sokakta gördüğüm anda benim arkadaşım, kardeşim. Ama burada Trabzonspor’a hizmet ediyorsanız bu grubun hissettiklerini de bu gurubun duygularını da, heyecanını da canlı ve diri tutmak zorundasınız. Bir kişi ayrıcalık istiyorsa, kendi içinde ayrıcalık alabilir. Takım anlamında, motivasyonuyla, çalışmasıyla, takım disipliniyle ilgili bazı sorunlar yaşadık. Biz de kendi çapımızda bir önlem almaya çalıştık. Yönetim kurulumuzla ilgili ortak verdiğimiz bir karardır. Olayın kişisel bir boyutu yoktur, en azından bizim bildiğimiz yok. Affedilme noktasında zaten gerçeğe dönüştüğü anda sizinle paylaşılır. Benimle paylaşılan Olcay tarafından da kulüp tarafından da bildirilen bir şey yok. Yaşanan bir süreç var, o süreci elbette biliyorum. Bundan sonraki süreçte ne olduğunu bekleyip göreceğiz” diyerek yanıtladı.

“Türkiye’de oyun formatında Batuhan’a eş değer futbolcu isimlerini rica ediyorum. Toplumsal olarak bu tepkiler neden gösteriliyor? Yusuf ve Abdulkadir’e de tepki gösterildi. Sizce bunun sebebi nedir?” şeklindeki soruyu ise Ünal Karaman “Ben de geçmişte benzer şeyleri yaşadım. Oyuncumuz, kulaklarını tıkayacak ve işini yapacak. Bizim görev verdiğimiz dönemde formasını en iyi şekilde temsil edip mücadelesini verecek. Dışardaki baskının şiddeti ne olursa olsun işini en iyi şekilde yapmaya çalışacak. Bunlar sizin çocuklarınız. Gönderdiğiniz oyuncuları da içine katarak söylüyorum. Onları da eleştirdik, hatalarını yüzlerine söyledik, alması dersleri ne şekilde olması gerekiyorsa o şekilde gösterdik. Hem spor adamı duruşumuzu hem Trabzonspor değerlerini canlı tutma gayretimizi ortaya koyduk. Geçmişte Caner Osmanpaşa, Mustafa Yumlu, Zeki Yavru, Mustafa Akbaş yaşamıştır, şimdi Batuhan yaşıyor gelecekte belki Abdulkadir Ömür yaşayacak, Yusuf, Abdulkadir Parmak yaşayacak. Kişinin bir standardı olmaz mı? Bir tarafta gençlerimizin önünü açalım, gayret vermeniz gereken gençler var. Bir tarafta da en ağır eleştirilerle, daha maça çıkmadan psikolojisini bozduğumuz gençler var. Bir standardınız olmalı.

Hangi ülkenin vatandaşı olursa olsun ben kimseyi ayırt etmedim, yabancı oyuncu olarak görmedim. Bu baskı bütün oyuncular için geçerli. Bütün kadromuzdan görev verdiğimiz oyuncular için geçerli. Sonuçta insanız binlerce milyonlarca insan var. Dolayısıyla gözler oyuncunun üzerinde. Bu baskının oluşturduğu stres olabilir. Bunun da çözümü bu şehir içinde insanlarda zaman zaman sorumluluk olabiliyor. Aşağı gönderdiğimiz oyuncuları kızdığım için değil ama kızdığım bir konu oldu. Formayı kategorize edemez. Kadroya almadığımız bazı oyuncuları alt yapıya gönderiyoruz. Oradaki antrenörler hocam maçımız çok önemli diyor ve gönderiyoruz. Benim oraya gönderdiğim oyuncu buranın kimliğine yakışır şekilde davranmalı. O oyuncu buradan gittiyse alttaki oyuncuları kucaklamalı. Daha çok gayret, daha samimiyet göstermeli. Buradan gitmenin ağırlığını daha farklı biçimde göstermeli. Gönderdiğimiz oyuncuyla ilgili oyuncu gelen raporda bana “kem küm ediyor” deniyorsa demek ki ifade edememişiz, olgunlaşma sürecinde daha vakit var diye düşünüyoruz. Onlar bizim için çok önemli elbette ki kaybetmeyeceğiz ama eğitimleri devam edecek. Sonuçta üzerindeki forma bordo mavi. Zeki de önemli bir oyuncuydu, Akbaş da önemi bir oyuncuydu ama ortamı, psikolojisi, şartları, zaman zaman tavır davranışa farklı noktaya itiyor ve bu tarz kararlar alınabiliyor. Bunu da anlayışla karşılamamız gerekiyor. Sonuçta profesyonel hayatta bunlar olabiliyor.

Uzunca bir dönemi Sosa’yı kullanamadık, uzunca bir dönem Kucka’yı kullanamadık, uzunca bir dönem Onazi’yi kullanamadık. Hiç kimse bu ortasahasız, savunma yapmayan oyuncularla maç oynuyor demiyor. Biz Abudlkadir Parmak ve Yusuf’tan ön libero oluşturuyoruz. Tony’’nin hiç oyun karakteri değil, Tony’e adam kovala diyoruz. Ekuban bir santrafor, biz kanat kullanıp rakip kovala diyoruz. Neden? Oradan bunu yama, bunu yama diyerek iş yapmaya çalışıyoruz. Luis’i ortaya koyacaktık ve siz yine diyecektiniz sol bekten orta saha mı olur diye. O yüzden hayırlısı olsun” diyerek yanıtladı.

Şenol Güneş Milli Takımın başına geçti. Uğurcan, Hüseyin, Abdulkadir Parmak gibi oyuncularla ilgili sizinle görüşme yaptı mı?” sorusuna ise Karaman, “Şenol Güneş bu şehrin bir değeri, kendisine sonsuz başarılar didiliyoruz. İnşallah çok çok başarılı olur. Şenol Güneş Milli takımda göreve başladığında ben onunla beraber, onun isteğiyle göreve başladım. Dolayısıyla biz de en azından başlangıç noktası içerisinde emeği çok büyük. Bizim de katkılarımız desteklerimiz olmuştur, bizden yana helaldir. Ay Yıldızımızı gururla dalgalandırırız. Ondan sonraki dönemde de önceki dönemde de çok sohbet ettik. Milli takıma başladıktan sonra da muhabbetimiz oldu, oyuncularımızla ilgili fikir paylaşımlarımız oldu. Tabii bizim ne kadar oyuncumuz giderse biz o kadar mutlu oluruz. Ama bir tarafta da zamana ihtiyacı varsa zaman bazı şeyleri de zamana yayarak değerlendiririz. Evet, bir fikir paylaşımımız oldu Şenol hocanın da bu paylaşımları dikkate alacağını düşünüyorum” dedi.

Sakat oyuncularımız hakkında da bilgi veren Ünal Karaman, “Erzurumspor maçından sonra Milli ara var, o aradan sonra Pereira’nın bizimle birlikte olacağını düşünüyoruz. Milli aradan sonraki müsabakada sağlık olarak iyileşecek, bizimle olacak ve çalışmalara başlayacaktır. Abdulkadir Ömrü uzun zamandır çok ciddi boyutta olmasa da, ayakkabı vurmasından dolayı ödemi ciddi boyuta gelince dinlendirdik. Yakında aramızda olacak. Tedavisine burada devam edecek. Yusuf yine aynı şekilde, ayağının kemik kısmında bir büyüme söz konusu.Onunla beraber müsabaka oynuyor ve birçok müsabakalarda da ağrısını hissetmeyeceği iğneyle oynuyor. Onları bu aidiyet duygusundaki mücadelesine teşekkür ediyorum. Vahid, insan evladı, çok karakterli bir çocuk. Futbolculuk boyutunu değerlendirirsiniz, zaten sezon bittiğinde hepsiyle ilgili bir değerlendirmemiz olacak ama burada aramızda hiçbir tane kaçak yapan oyuncumuz yok. Farklı sebeplerden dolayı kendini geri çeken oyuncu yok. Niyet olarak, samimiyet olarak sıkıntı gördüklerimiz bir şekilde zaman içerisinde bizim aramızda olmuyorlar. Gerektiği zaman, gereken hamleler, gerektiği şekilde yapılıyor. Bu oyuncularımın gösterdiği duruşa teşekkür ediyorum. Son derece özverililer. Bu zaman içerisinde oyun performanslarını etkileyebiliyor. Ekstra yorgunluk olabiliyor, geri dönüşlerde, dinlemede sorun oluşturabiliyor. Sonuçta bir ağrı hissediyorsunuz ve bunu müsabaka boyunca hissetmemeye çalışıyorsunuz sonradan bu ağrı daha şiddetli bir şekilde geri dönüyor. Hepsinin niyetinden hiçbir şekilde şüphem yok. Hepsine gayretleri için teşekkür ederim.

Genç oyuncuların takıma kazandırılması ve uzun süre futbolda kalabilmeleri adında nasıl bir projeniz var?

Şu ana kadar görev yapan hiçbir hoca arkadaşımızın yeteneklerini, bilgilerini, diplomalarını, adamlıklarını sorgulamam, haddime değil. Ama Trabzonspor birçok konu içerisinde olduğu gibi o konuda da çok ciddi planlama içerisinde olup uzun yıllara yayan ve ne yaptığını bilen bir yapıda olmamıştır. Herkes kendine göre, kendince, kendi doğrularını yapmaya çalışmış. Bunu samimi olarak söylüyorum, benimle altyapı hocamızın, pilot takım hocamızın arasında bir fark yok. Hepimiz bu camianın gençlerinden, geleceğinden sorumluyuz. Bununla beraber küstah bir gençlik yetiştirmeyeceğiz. Biz gençlere emek vereceğiz ama bu bir yapılanma, plan – program işidir. Bugünden yarına, aldım, geldim, koydum işi değildir. Bunun içinde çok değişik gelişimler, katmanlar, karakterler gerektirir. Bir kere adam olması lazım. Arkadan vurmaması, soytarı olmaması lazım. Camianın hedeflerinden, bütününden, gerçeklerinden uzak olmaması lazım. Ailesine, vatanına, bayrağına, toprağına sadık olması lazım, hain olmaması lazım. Siz bunları yetiştirdiğinizde zaten bir kaybınız yok. Bugün genç oyuncularımızı alıyoruz, getiriyoruz. Birinin bacağına bakıyoruz dal gibi. Arkadaşlar bu bir hazırlık gerektirir. Sizin düşündüğünüz kadar basit değil. Ben sizin düşündüğümüz kadar basit ve sığ düşünemiyorum. Dolayısıyla bu bir emek ister. Yaşlısından gencine hepsi benim evladım, bunu samimiyetle söylüyorum. Ama bazen algı sorunumuz oluyor, ben söylüyorum, ben dinliyorum. Mevlana diyor ya, “Sendeki bilgi karşındakinin anladığı kadardır” diye. Bu gençlerin gelişimi, olgunlaşması belli bir zaman içerisinde olmalı. Belki onların tamamını 1461 Trabzon’u şampiyon yapsınlar diye belki oraya pas edeceğiz. Onların bir üst lige çıkması lazım. Bu süreç içerisinde belki sezon başında konuştuğumuz hiyerarşiyi önümüzdeki yıl sezon başına katabiliriz. Bu çocuklar gözümüzün önünde olsun, 1461 Trabzon’u şampiyon yapması için değerlendirebiliriz. Belki bazılarını biraz daha hızlandırarak aramıza katabiliriz ama bu şu değil, hoca onu kovdu vs. Bana emanet edileni ben sararım, sarmalarım, korurum. Onun annesinden, babasından, çevresinde zarar görebileceği insanlardan, onun üzerinden kan emicilik yapacak insanlardan daha fazla korurum. Onların mutluluğundan duyacağım hazdan daha büyük bir şey yok. Ben kan emici olmayacağım, ihtiyaç duyduklarında kan vereceğim, can vereceğim. Bu süreçte elbette acı çekecekler, mücadele edecekler. Diğerlerinin bir tek derdi var, iyi bir sözleşmeye imza atsın üç – beş de kendi indirsin. Bizim derdimiz her gün bir eksiğini, bir hatasını kapatıp hızlıca adım atıp Ay Yıldızlı formamızı giyip, bayrağımızı dalgalandırmaları. Tıpkı Burak’ta olduğu gibi, Onur’da olduğu gibi. Tıpkı kadromuzdaki genç ve tecrübeli bütün oyuncularımızda olduğu gibi. Bizim kişisel bir kaprisimiz, kibrimiz olmaz” dedi.

“Gelecek sezonun planlarını yapıyoruz dediniz, ekonomik olarak da sıkıntılar var. Gelecek sezonda Trabzonspor camiasının beklentisi ne olmalı?” Yönündeki soruya ise Ünal Karaman, “Ben geçmişte bu takımın formasını giydim. Kapalı kapılar ardına girdiğimde içimdeki fırtınayı arkadaşlarım, hocalarım biliyordu. Birçok konuyu kimseye bırakmıyordum. Kendi içimdeki özü, kimsenin ne anladığı var ne de anlayacağı. Önümüzdeki yılın planları derken bu sene bir acı, feda yılıydı ama ben isterim ki ben önüme çıkan her rakibe gümbür gümbür oynayan, futbolun doğrularını yapan, kazanan, başı dik çıkan, en azından mücadeleyi sonuna kadar gösteren bir takım olmak isterim. Bunun için de bir kadro derinliği olmasını isterim. Bu kadro derinliği içerisinde de o dedi gelsin, bu menajer istedi gelsin olmasını sevmem, istemem. Ben izleme komitesindeki arkadaşların işlerine de karışmam. Onların izledikleri oyunculara da karışmam. Ben sadece istediğim oyuncuları söylerim. Şu tarz oyuncular olursa iyi olur derim. Bakar yönetim kurulu üyeleriyle birlikte değerlendirirler. Mali portreyi ortaya çıkartırlar. Bizim gerçeğimizde, hedeflerimizde örtüşürse inşallah transfer yaparlar. Kamp döneminde hangi oyuncularla kamp yaptığımızı görüyorsunuz. Sezon içerisinde şurada eksik var, şunu alalım, burada eksik var bunu alalım dediğinizde olmuyor bu işler. Köklü bir kulübün, köklü bir camianın yapacağı doğrular değil bunlar. Bazen şartlar sizi o noktaya götürür. Bu sene o şartları gördük. Bu kulüp belki tarihinin, kurulduğu andan itibaren en başarılı sezonu geçirdi. Siz görmeseniz de ben görüyorum, adil bir gözle görebilirim. Trabzonspor’un elbette gelecekle ilgili çok farklı planları var. Ama sırtında bir borç yükü var. Bunlardan da arınması lazım ki Allah korusun bir yasak olmaksızın önüne bakabilsin. Bunlardan ayrılmış bir transfer bütçesiyle transfer komitesi ve yönetim kurulumuzun karar vereceği bir konu. İnşallah, bizim arzu ettiğimiz, gerçek Trabzonsporluların arzu ettiği büyük başarılara imza atabilecek bir Trabzonspor kadrosunun, rekabet ortamı oluşturabilecek bir kadronun oluşumunu sağlarız” diyerek yanıt verdi.

“U19 – U21 VE 1461 Trabzon’dan özellikle izlediğiniz oyuncular var mı?” sorusuna ise Karaman, “Sayı yok, hepsini izliyoruz, her daim hocalarımızla istişare halindeyiz. Antrenmanları izliyoruz, bazen antrenmanımıza alıyoruz. Her şey kontrolümüz altında. Ben izlemeye gittiğim anda 3 oyuncu izleyeceğim diye gitmem, izlerim, gördüğümde gereğini yaparım” diyerek sözlerini noktaladı.

Son Güncelleme: 06.03.2019 17:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.