Trabzon da Türkiye de İYİ olacak

İYİ Parti Trabzon Kurucu İl Başkanı Hasan Saka,“Kapı komşumuzun bile siyasi baskı korkusundan bizlere “Hayırlı olsun” diyemediği bir ortamı insani bir zemine çekmek için, bu ülkeyi ayrıştıran her şeye set çekmek için bu yola çıktık.

Trabzon da Türkiye de İYİ olacak

İYİ Parti Trabzon Kurucu İl Başkanı Hasan Saka,“Kapı komşumuzun bile siyasi baskı korkusundan bizlere “Hayırlı olsun” diyemediği bir ortamı insani bir zemine çekmek için, bu ülkeyi ayrıştıran her şeye set çekmek için bu yola çıktık.

17 Kasım 2017 Cuma 09:33
Trabzon da  Türkiye de  İYİ olacak

Meral Akşener liderliğinde 25 Ekim’de kurulan Türkiye’nin en yeni partisi İYİ Parti’nin Trabzon Kurucu İl Başkanı olarak atanan Hasan Saka, sonnokta’ya dünü, bugünü ve yarını anlattı. İYİ Parti’nin tüm yurtta olduğu gibi Trabzon’da da iyi bir ivme yakaladığını belirten Saka, “Pek çok arkadaşımız, bu ülkenin kurtuluşu için kurulan yeni partide görev almak için büyük fedakârlıklar yaparak İYİ Parti, çatısı altında toplanıyor. Kapı komşumuzun bile siyasi baskı korkusunda bizlere “Hayırlı olsun” diyemediği bir ortamı insani bir zemine çekmek için, bu ülkeyi ayrıştıran her şeye set çekmek için bu yola çıktık” diyor.

İşte Hasan Saka’nın o açıklamaları:

Siyasi geçmişimde Koray Beyle bir dönem aynı hedefler doğrultusunda beraber siyaset yaptım. Ondan sonra bu süreçte bir arkadaşımız vasıtasıyla “Böyle bir şey olsa ne düşünürsünüz” diye soruldu. Ben rahat bir adamım. Dağcıyım, trekkingciyim aynı zamanda. Pazar günleri dağlarda olacağım diye düşündüm. Hem de kulüp başkanlığı yapıyorum. Maddi ve manevi çok yıprandım. Benden daha hevesli, daha aktif, daha çalışkan bir arkadaşımızı bulursanız daha iyi olur dedim. Arkadaşlarımız “Başka arkadaşlarımız da mevcut ancak senle ilgili bir tasarrufumuz var” dediler. Gittik Ankara’da görüştük ve ben ikna oldum. Başka arkadaşlarımız da vardı. Onlar da bir süreç yaşadılar. Ali Sağır ağabeyimizle görüştük, Şükrü Kuleyn ağabeyimizle görüştük. Sonra Ankara’ya çağrıldım.

HASAN SAKA ADINI ONURLA TAŞIYORUM

Bizim dedemizin bu ülkede başbakanlık yapması, aynı adı soyadı onurla taşıyor olmamız, bir de bu mücadelede geri vitesi olmayan bir yapım olduğundan ismimiz ön plana çıkmış. Son olarak Koray Bey’le görüştük. Dedi ki, “Ben sana sonuna kadar güveniyorum. Bu işi layıkıyla yapacağına inanıyorum. İnşallah güzel şeyler yapacağız” dedi. Hayırlı olsun dediler. Bunu bana dedikten sonra benim bu mücadeleden kaçmam, hayır ben yapamam demem doğru olmazdı. Yarın benim çocuklarım, “Bu ülke için, bizim için ne yaptın? Ne mücadele ettin, seni yetiştiren ülken için hangi hizmetin altına imza attın?” diye sorduklarında onlara verebilecek bir cevabım olmalıydı.

 İYİ PARTİ’DE ÇAYCI DA OLURDUM  

Bize inanmasalar bu görevi bizlere vermezlerdi diye düşünüyorum. Biz de bu görevi aldık. Sonuna kadar layıkıyla yapmanın derdinde olacağız. Hasan Saka olarak geldim ve Hasan Saka olarak gitmeyi tercih ederim. Ben arkadaşlara şunu söyledim. Ben kapıda da çaycı olmayı tercih ederim başka görevde de olmayı kabul ederim. Yeter ki bu çatı altında sizlerle beraber olayım dedim.

FETÖ KONUSUNDA İNCE ELEYİP SIK DOKUYACAĞIZ

20 gün içerisinde ilçe başkanlarımız üzerinde çalışıp bitireceğiz. İnce eleyip sık dokuyoruz. Özellikle malum FETÖ konusunda çok hassas davranacağız. Bakanımız bizi özellikle bu konuda uyardı. En ufak bir defosu olan bu kapıdan içeri giremeyecek. Bırakın yönetim kurullarını partiye üye olurken dahi en ince ayrıntısına kadar inceliyoruz. İçimize sızmak isteyenler olabilecektir. İçimize bilerek ve isteyerek girip bizi içten parçalamak isteyecekler olabilir. Belki stratejik olarak içerimize sokulmak istenenler olabilir. Belki biraz ağır ilerleyeceğiz ancak bu konu önemli. Her şeyi erteleyebiliriz ancak bu konuyu öteleyemeyiz. Üzerinde çalışma yaptığımız sadece 2 ilçemiz kaldı. Geri kalan başkanlarımızın hepsini belirledik.

DÜNE AİT NE VARSA DÜNDE KALDI CANCAĞIZIM.

ARTIK YENİ BİR ŞEYLER

SÖYLEMEK LAZIM…

Halkın nazarında bir karşılığımız var. Bunu görebiliyoruz. İnsanların tebessümü, size temaslarındaki o samimiyeti anlıyorsunuz. Sokaktaki vatandaşın, “Aa siz o değil misiniz. Hayırlı olsun. Bu ülkenin sizlere ihtiyacı var” dediklerinde güç kazanıyoruz. Bilimsel çalışacağız. Şimdi ben arkadaşlara şunu söylüyorum: Yeni kurulmuş bir partiyiz. Bizim adımız İYİ Parti. Biz hiç bir partinin devamı değiliz. Hiçbir partinin de boşluğunu dolduracak bir parti değiliz. Biz iktidar ortağı olabilecek bir parti oluşturuyoruz. Domine etkisiyle daha da büyüyüp iktidara yürüyeceğiz. Ekonomik göstergeler iktidarın iyi yolda olmadığını gösteriyor. Bu millet cebine dokunduğun zaman tepki veriyor. Bu milletin artık cebine dokunuluyor.

KADINLARIN GÜCÜNE GÜVENİYORUZ

Peki karizmatik bir liderimiz var mı? Var. Siyasi bir geçmişi olan, duruşu olan, bir mesajı olan ve bir kadın olan... Erkek egemen bir toplumda bir kadın çıktı, “Bu gidiş yanlıştır. Bu bir kadın hareketidir” dedi. Toplum olarak kadınlara bakışımız, çocuk gelinlerin durumu, kadın cinayetlerin alıp başını gittiği bir toplumda bir kadın çıkıyor ve ülkenin kaderini değiştireceğini söylüyor. Bu öyle basite alınacak bir durum değildir. Bu bütün kadınlarımıza verilen büyük bir fırsattır. AK Parti’ye oy veren seçmene baktığımızda kadınların yüzde 60-70’nın o partiye oy verdiğini düşünürsek bunun da yıkılması bakımından Meral Hanım’ın bu tabuyu da yıkacağını düşünüyorum. Bizim her konuda bir karşılığımız var. Bunu sistematik, planlı programlarla iyi işleyip, çalışabilirsek güzel işler yapacağız.

HAK EDEN HAK ETTİĞİ YERE GELECEK

Bu zamana kadar parti için çalışmalar yapmış arkadaşlarımızın da tüm çabaları bizim için değerli. Hepsini dikkate alacağız. Hepsinin emeğine saygı göstereceğiz. Asla emeklerin heba olmasına, yok sayılmasına izin vermeyeceğiz. Liyakate sonuna kadar dikkat edeceğiz. Layık olan insanı layık olduğu yere taşımazsanız sorunlar haddinden fazla büyür. Bugün ülke olarak onun sıkıntısını yaşıyoruz zaten. İktidarın yaptıklarını görüyoruz. Bu ülkenin her konuda, her alanda günden güne geri gitmesinin yegane sebebi liyakatin olmayışıdır. Hiçbir iş ehlinde değil. Eğitim sisteminde yaşadıklarımızı hepimiz görüyoruz. Yap yık modeliyle, deneme yanılma yöntemiyle eğitim sistemine yol aldırmaya çalışıyorlar. Olmaz. İstişare etseler yine kabul edeceğiz ancak onu da yapmıyorlar.

25 EKİM’DEN SONRA HEPSİ ‘İYİ’LEŞTİ

Bir insan aynı zamanda hem doktor, hem öğretmen, hem spor adamı, hem terzi hem bakkal, hem avukat, hem savcı olamaz. Herkesin bir uzmanlığı vardır. Evet danışmanlar bir şeyler anlatabilir ancak ortak akıl nerede? Ben değiştirdim Başbakan’a söyledim diyerek bir ülkenin eğitim sistemi değişir mi Allah aşkına. Bunu nasıl kabul ediyorlar anlamış değilim. Bir eğitimci olarak bana bunu yapsalar ben isyan ederim. Ama kimse de ses seda yok.

2013’dan sonra belediye başkanlarının atanacağı söyleniyor. Hatta o tarihten sonra belediye başkanlarının il başkanlarının kontrolünde olacağı dilden dile dolaşıyor. Böyle bir demokrasi olabilir mi? Mustafa Kemal Atatürk büyük bir kurtuluş mücadelesinden sonra bize bir ülke bıraktı. Bir çığır açtı, bir devrim yaptı, bir yol çizdi. Siz şimdi tüm bu kazanımları yok sayarak ülkeyi bir yerlere götürüyorsunuz. Genel Başkanımız güzel söyledi. Dedi ki, “25 Ekim’de İYİ Parti kuruldu. Hepsi iyileşti.”

82 HELAL PUANIMIZI KİMLER ÇALDI?

Artık kulak rahatsızı olan hiç kimse kalmadı. Herkes atanın huzurundaydı. Yani konuşacak çok şey var. Adalet de, sağlık da, çağdaşlık da, ilime, bilime dair konuşacak çok şey var. Ya bu ülkede 15 yıldır sanata, sanatçıya bilime ilime zerre kadar değer verilmedi. Futbolu gördünüz mü? Futbol her işte olduğu gibi her geçen gün geri gidiyor. Trabzonspor’u düşürdükleri hal ortada. Bir Allah’ın kulu çıkıp da demiyor ki, “Trabzonspor haksızlığa uğramıştır. Şike yapılmıştır. Bu haktır ve bu hak sahibine teslim edilmelidir.”

BU BENİM GURURUMA DOKUNUYOR

Ben yakın çevreme soruyorum: “Ya siz de hiç vicdan yok mu. 82 puan aldık biz. Alın teri döktük. Haklı olan biziz. Bize karşı kim savunuldu. Haksız olan savunuldu. Şike yapan savunuldu. 4-5 milyon insanın her şeyi ötelendi. Umutları, hayalleri, mutlulukları, psikolojileri yerle bir edildi. Bu benim gururuma dokunuyor. Sizlerin dokunmuyor mu?” diye soruyorum. Diyorlar ki, “Yok o iş ayrı bu iş ayrı. Vatan birliği daha önemli.”

BU ŞEHİR HAKKINI SAVUNAMADI

Ya Allah aşkına hak yerini bulsa, hak edenin hakkı ona verilse şikecinin cezası kesilse vatanın birlik ve beraberliğine zeval mi gelecek? Asıl hak edene hak ettiğini vermediğimiz için vatanın birliğine zeval gelir. Yani böylesi önemli bir konuda bile bu şehir olarak hakkımızı savunamadık. Trabzon ve Trabzonspor olarak hakkımızın gasp edilmesine sessiz kaldık. Tabiî ki Trabzon kadim şehir. Elbette Yavuz’ların, Kanuni’lerin, Fatih Sultan Mehmetler’in iz bıraktığı büyük bir şehir ancak bu şehri asıl yapan Trabzonspor’a yapılan bu haksızlığın hesabını sormamız gerekiyordu.

MİLLETİN AKLIYLA ALAY EDİYORLAR

Türkiye Cumhuriyeti’nde 15 yılda hangi alanda yapısal bir reform yapılmış bana anlatsınlar. Vergide adalet, temsilde adalet, yönetimde adalet, eğitimi hukuk, ekonomide, bir inovasyon gerçekleştirildi. Alıyoruz ülke dışından monte ediyoruz ondan sonra da ihracat ettik diyoruz. Ya neyin ihracatı? Siz kimi kandırıyorsunuz. Konfeksiyonumuz vardır kumaş ithal ediyoruz. Tarımımız vardı saman ithal ediyoruz. Hayvancılığımız vardı Sırbistan’dan et ithal ediyoruz. Diyorsun ki İslami kurallara göre kesildi. Ya milletin aklıyla bu kadar alay etmeyin yahu. Orada Müslüman mı var Allah aşkına. Orada Müslümanların kesildiği doğru ama hayvanların Müslümanlar tarafından kesildiği yalan. Bu selin önüne biz taş koymak derdindeyiz.

FETÖ KONUSUNDA HERKES GEÇMİŞİNE BİR BAKSIN

FETÖ terör örgütü suçlaması 17-25 Aralık’tan sonra ortaya atıldı. Madem 17-25 tarihini siz koydunuz, 7 Haziran seçimlerinden sonra Sayın Meral Akşener azınlık hükümeti görüşmelerinde o kabineye bakan olması için teklif yapıldı mı? Yapıldı. Madem Meral Akşener FETÖ’cüydü, 17-25 Aralık’tan bir buçuk yıl sonra neden bakanlık teklifi yapıldı kendisine? O zaman Akşener FETÖ’cü değildi de şimdi mi FETÖ’cü oldu? Öte yandan kendisi de söyledi: Madem ki FETÖ’yle bağlantısı olduğu düşünülüyor kapısının önündeki polise talimat verilsin gitsin alsınlar Meral Hanımı. Ya bunlar deli saçması. Her rakip olana, her bir adım öne çıkana yapıştırılmak istenen yaftalamalar. Herkes geçmişe bir baksın, neyin ne olduğunu, kimin ne olduğu orada belli. 

İYİ PARTİ ÇOK İYİ YOLDA

Sokakta caddede, çarşıda pazarda bizlere gösterilen teveccühten oldukça memnunuz. Söylemler fiili davranışların yanında bir de his vardır. Ben İYİ Parti’nin çok iyi bir yolda olduğunu cani yürekten hissediyorum. Toplumda bir karşılığımız var. İnsanlar “İYİ Parti’den geliyorum” deyince yüzümüze gülümsüyor. Aydın Aydın ağabeyimizin cenazesine giderken 300 metreyi bir saatte gidemedim. Ben popüler bir insan değilim ama İYİ Parti kısa zamanda popüler bir parti haline geldi. İnsanların henüz daha 2 haftalık bir partinin 2 günlük il başkanına derdini anlatması nedir biliyor musunuz? Bu dertleri sizin çözeceğinize inanıyorum demektir. Bu bir psikolojik bir durumdur. Bu insanların bir umuda sarılmasını gerektirecek çok şey var hayatta. Biz bu ışığı yaktık. Buna insanlar sırtını dönemez.

ÖNCE TRABZON SONRA TÜRKİYE İYİ OLACAK

Pek çok arkadaşımız, bu ülkenin kurtuluşu için kurulan yeni partide görev almak için büyük fedakarlıklar yaparak İYİ Parti, çatısı altında toplanıyor. İnsanlar büyük risk alarak bu yola çıkıyorlar. Kapı komşumuzun bile siyasi baskı korkusunda bizlere “Hayırlı olsun” diyemediği bir ortamı insani bir zemine çekmek için, bu ülkeyi ayrıştıran her şeyi set çekmek için bu yola çıktık. Allah yolumuzu açık eylesin. Ben bu milletin, Trabzon’un ferasetine sonuna kadar güveniyorum. Onlar da önce Trabzon sonra Türkiye İYİ olacak diyeceklerdir.

sonnokta AliYahya Öztürk

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.