Barınak mı çiftlik mi?

Trabzon Merkez Su Ürünleri Kooperatifi üyesi Muharrem Kayıkçı, “Faroz Barınakları amacından saptırıldı. Balıkçılar denizde giyinip soyunurken barınaklarda birileri alem yapıyor. Böyle olacaksa yıkılsınlar” dedi

Barınak mı çiftlik mi?

Trabzon Merkez Su Ürünleri Kooperatifi üyesi Muharrem Kayıkçı, “Faroz Barınakları amacından saptırıldı. Balıkçılar denizde giyinip soyunurken barınaklarda birileri alem yapıyor. Böyle olacaksa yıkılsınlar” dedi

25 Aralık 2017 Pazartesi 09:27
Barınak mı çiftlik mi?

Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Faroz Balıkçı Barınağı’ndaki 138 barınak için geçtiğimiz günlerde betonlaşma ve amacı dışında kullanım gerekçe gösterilerek sahiplerine tahliye kararı çıkarıldı. 15 gün içerisinde barınakları tahliye etmeleri yönünde tebligat yapılan 138 kişi karara tepki göstermişti. Hatta tahliye kararı karşısında mağdur olduklarını ve haklarını arayacaklarını söyleyen Faroz Balıkçı Barınakları ve Trabzon Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ahmet Mutlu, “Bize suiistimal olduğunu söylüyorlar. Maden suiistimal vardı neden daha önce uyarı yapılmadı?” siteminde bulunmuştu. Ancak Balıkçılar Kooperatifi üyesi olan ve aynı zamanda Balıkçılar Derneği üyesi Muharrem Kayıkçı’dan konu ile ilgili ezber bozan bir söyleşi gerçekleştirdik. İşte Kayıkçı’nın o açıklamaları:

VALİ ÖZ ‘İLGİLENECEĞİZ’ DEDİ GİTTİ

Faroz’da bir balıkçı kooperatifimiz var. Son 10 yıldan beri bu Faroz’da yeni yapılan barınakları bu kooperatif işletiyor. Mevzuat; Tarım Bakanlığı yapmış olduğu barınakları bir balıkçı kooperatifi varsa işletmesini ücretsiz şekilde onlara veriyordu. Duyduğumuza göre bu mevzuat değişti. 2 yıldan beri barınaklar kooperatiflere verilmiyor. Şu anda muallâkta. Böyle olduğu için kooperatif belli bir işgaliye karşılığında bu barınakları kullanıyor. Bir önceki Vali döneminde makama çıktık. Kendisine bu konuyu aktardık. Valimiz bize “Evet biz gerek emniyet gerekse valilik olarak tüm olaylara vakıfız. Tüm olaylar bizim masamızda. İlgileneceğiz” demişti ancak bu konuda bir adım atılmadı. Kısa zaman sonra da Vali Abdil Celil Öz görevden ayrılmıştı.

DEVLET BABALIK YAPTI AMA  DAMLAR PEŞKEŞ ÇEKİLDİ

Şimdi bu söylentilere göre Tarım İl Müdürlüğü ile Milli Emlak Müdürlüğü bir dilekçe çekmiş kooperatife. 15-20 gün içerisinde betonlaşma ve amaç dışı kullanımlar gerekçesiyle boşaltılması gündemde. Amaç dışının içeriği belli. Kimlerin de buraları amaç dışı kullandığı belli ama neyse. Şimdi devlet burada bir babalık yapmış ve balıkçıların kullanımı için barınaklar inşa etmiş. Bir de kooperatifiniz varsa gel sana burayı ücretsiz işletme hakkı vereyim demiş. Ne yapmış bunun üzerine tüzel kişi olan kooperatif? Barınaklar yapıldığında usulsüzce müteahhitten barınakların anahtarını almış. 12 yıl önce. Bunların da kimilerini yakın olduğu balıkçılara vermiş kimilerini de peşkeş çekmiş adamlarına. İddiaya göre de bazılarını para karşılığında satmış.

KOOPERATİF NAYLON ORTAK YAPMIŞ

Bugün yağmurlu ve karlı havalarda denizden gelip o yağmur ve karın altında kayıkta giyinip soyunan balıkçı arkadaşlarımız var. Devlet yaptı ama balıkçının ağını da kayığını da kendini de sokacağı bir yeri yok. Damlara baktığımız zaman yaklaşık olarak 60-70 tane dam usulüne aykırı olarak kullanılıyor. Ne yapmış burada kooperatif, bu balıkçılıkla uzaktan yakından olmayan dam sahiplerini naylon ortak yapmış. Balıkçının tarifi olmadığından her önüne gelen dam sahibi için ‘bunlar balıkçıdır’ demiş. Tarım İl Müdürlüğü kimlerin naylon ortak yapılıp dam verildiğini biliyor ancak müdahale etmiyor. Biz bu konu için 10 yıl önce dava açtık. Tarım Bakanlığından müfettişleri getirdik biz buraya raporlar hazırlandı, Ankara’ya gitti, müfettişler kurulundan geçti. Bakanın imzasıyla birlikte Trabzon Cumhuriyet Savcılığı’nca dava açıldı. Gel git gel git, 20 celse 30 celse derken davadan bir şey çıkmadı. En son 8 sene sonra dediler ki zaman aşımına uğradı. Biz de Yargıtay’a gönderdik ama henüz cevap gelmedi.

BÖYLE KALACAKSA YIKILSINLAR

Bu kooperatifin dışında bir de Balıkçılar Derneğimiz var. Ve biz diyoruz ki, zamanında bir yanlış yapılmış. Damlar zamanında usulsüz yapılmış ve taksim edilmiş. Ne ihalesi var ne de belgesi. Biz diyoruz ki bu damlar hiçbir şekilde yıkılmasın. İçindeki yanlışlar temizlensin. Kimlerin balıkçı olduğu kimlerin olmadığı tek tek tespit edilsin, gerçek balıkçılara barınakları teslim edilsin. Çünkü bu damlar resmi elden teslime edilmemiş. Adam almış damı 100 bin TL’ye satmış 300 bin TL’ye o sattığı başkasına devretmiş 500 bine falan. Ortada bir kara para var ve dönüp duruyor. Ben de diyorum ki benim balıkçım mağdur. Çırılçıplak adeta ortada. Tarım İl Müdürlüğü bir komisyon mu kuracak ne yapacaksa gelsin balkıçıyı tespit etsin, boşaltsın bu damları gerçek balıkçıya versin. Yıkılsın bu damlar diye bir düşüncemiz yok bizim ancak bu haliyle de bırakılmasın. Yıkılması için karar verildi dediler. Ardından araya bazı hatırlı kişilerin girmesiyle yıkımdan vazgeçildiği söyleniyor. Ancak bu yanlış. Biz de yıkılmasını istemiyoruz ancak bu haliyle kullanılacaksa 138 tane dam yıkılsın diyoruz.

ANKARA’NIN DAMLARDAN HABERİ YOK

Yıkılırsa gerçek balıkçının kayığını çekecek yeri var nasıl olsa. Bunlar şu anda başka kişilerin barınak görünümlü villa tarzı evleri tarafından gasp edilmiş durumda. Ankara’nın bu damlardan da haberi yok. Bu konu için çok uğraştık ama bir sonuç alamadık. Bu davadan dolayı da 3 yıl önce kooperatif ceza aldı. Ceza aldı ama bizim kanunlarda erteleme durumları var ya ona çevirmişler. Hükme bağlandı geçti gitti. Bir vatandaş olarak şuna üzülüyorum, benim arkadaşlarım hala suyun içerisinde. Damlar elbette yıkılmasın ama yıkılmazsa ne olacak, ne değişecek? Böyle gidecekse kırk defa yıkılsın.

ALEMCİLERİN YUVASI HALİNE GELDİ

Adam ev hanımı, adam manifaturacı, adam banka müdürü, adam müteahhit, adam futbolcu, adam siyasetçi ne işi var bu adamların bu barınaklarda. Bunların hangisi balıkçı? Tarım İl Müdürlüğü diyor ki kooperatif bilecek senin balıkçı olup olmadığını. Geliyor bu kişiler kooperatife, alıyor bir kağıt oluyor balıkçı. Ondan sonra gelmişler balıkçının kullanması gereken barınakların içine mutfak yapmış, oturma salonu, yatak odası misafir odası yapmış. Üstten balkon çıkmış.  Balıkçı ise denizin ortasında kalmış. Kadını balıkçı göstermişler, damları peşkeş çekmişler, devletin balıkçılar için yaptığı damlar alemcilerin yuvası haline getirildi.

FAROZ’DA ÇAY İÇİLEMEZ ASLINDA

Faroz’da Balıkçılar Kooperatifi’nin lokaline herkes gidip çay içiyor. O bile kanuna aykırı bir iş. Kooperatif vatandaşa çay satabilir mi? Satamaz. İnsanların gidip orada çay içmesine karşı değilim ancak sistem olarak orada sivil vatandaş gidip çay içemez. Ben içerim. Ben kooperatife üyeyim çünkü. Balıkçı içer ama normal vatandaş gidip içemez. Onlara çay satışı yapılamaz. Orası aslında lokal değil de lokal diye geçirttiriliyor. Devlet sendikalara, spor kulüplerine lokal yapmaz memuruna yapar. Peki nasıl kooperatife lokal izni veriliyor? Çünkü bu işe göz yuman devletin memurları var. Ben tanıyorum hepsini. Tarım İl Müdürlüğü’nde zamanının bir yetkilisini dava ettik zamanında bu kooperatif Tarım İl Müdürlüğü üzerinden valiye bağlı olduğu için o dönemin valisi kurtardı onu.

VALİ ‘ORADAN İĞRENİYORUM’ DEDİ

Devletin balıkçıya barınaklar inşa ederek yapmış olduğu babalığı kendi menfaatlerine kullanmışlar. Bugün burada yaşananların adı rezilliktir. Bunu bana bizzat eski vali dedi. ‘Bütün pislikler benim masamda’ dedi bana. Biz de kendisine, ‘Sayın Valim buyurun o zaman Faroz’a gelin bir çayımızı için hem de bu sorunları yerinde görüşelim” dedim. Vali, bana, “Ne.. Ben oraya gelir miyim ben oradan iğreniyorum” dedi. Bu şehrin valisi dedi ya bunu. Ondan sonra da bu işe kulak asan olmadı. O da çaresiz olduğunu gösterdi bize.

SİYASETÇİSİ ORADA NE YAPIYOR?

Önce bu damların içi temizlenmeli. Orada öyle bir manzara varki insanın midesi bulanıyor. Gelin hafta içi hafta sonu fark etmez bir bakın. Kimileri masa kurmuş içki içiyor, kimileri başka başka işlerini bu barınaklarda hallediyor, benim zavallı balıkçı dostum, arkadaşım, kardeşim geliyor balıktan kayığın içinde soyunuyor. Gerçek balıkçıdan bahsediyorum. Damlarda her türlü rezillik yapılırken ekmeğinin peşinde olanların suda çırılçıplak kaderine terk edilmesini benim vicdanım almıyor. Müteahhiti, iş adamı, terzisi, diş doktorunu anladık da siyasetçisinin bu damlarda ne işi var? Rakı mı içiyor, edepsizlik mi yapıyor yoksa balıkçılık mı? Hangisini? Bize göre işgalci oldukları barınaklarda her türlü alemi ve çirkinliği yapanlara göz yummak da ayrı bir çirkinliktir. Bu yanlışa birileri artık dur desin. Bu hali ile devam edecekse bin kere yıkılsın. Yok temizlenekse de balıkçılar adına her türlü desteği vermeye hazırız.          

SONNOKTA GAZETESİ YADİGAR AYGÜN

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.