73 Yaşındaki Bekir Bekiroğlu, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini bırakmıyor.

TRABZON’un Sürmene ilçesinde ahşap oymacılığı sanatıyla uğraşan 73 yaşındaki Bekir Bekiroğlu, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini bırakmıyor.

73 Yaşındaki Bekir Bekiroğlu, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini bırakmıyor.

TRABZON’un Sürmene ilçesinde ahşap oymacılığı sanatıyla uğraşan 73 yaşındaki Bekir Bekiroğlu, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini bırakmıyor.

22 Kasım 2021 Pazartesi 14:40
73 Yaşındaki Bekir Bekiroğlu, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini bırakmıyor.

TRABZON’un Sürmene ilçesinde ahşap oymacılığı sanatıyla uğraşan 73 yaşındaki Bekir Bekiroğlu, ilerleyen yaşına rağmen mesleğini bırakmıyor. İstiklal Savaşı gazisi babasına ait madalyayı yakasından çıkarmayan , giydiği yöresel kıyafetler ve körüklü çizmesiyle tezgahının başına geçen Bekiroğlu, günümüzde unutulmaya yüz tutmuş kırlangıç kesmesi yöntemiyle 63 yıldır sandık, kutu, masa ve süs eşyası gibi objeler üretiyor. Bekiroğlu, “Biz sebat ederek bu işe başladık. 1958’de başlamışım hala devam ediyorum, bırakamıyorum” dedi.

Sürmene ilçesinde yaşayan 73 yaşındaki Bekir Bekiroğlu, geleneksel el sanatlarından ahşap oymacılığını yaşatıyor. Günümüzde unutulmaya yüz tutan ‘kırlangıç kesmesi’ yöntemiyle çivi kullanmadan sandık, kutu, süs eşyası gibi objeler üreten zanaatkar, evinin giriş katında oluşturduğu atölyesinde mesleğini sürdürüyor. Zanaatkar, baba yadigarı madalyasını takıp, kış mevsimi yaklaşınca giydiği yöresel kıyafetler ve körüklü çizmesiyle tezgahının başına geçiyor.

1958 yılından mesleğe başladığını söyleyen Bekir Bekiroğlu, “Usta yetişmesi çok zor. Yetişmiyor, çalışmıyor. Havadan geçinmeye çalışıyorlar. 73 yaşıma girdim hala çalışmaya devam ediyorum. Yerde gördüğünüz sandıkta çivi yok, menteşeli ve ahşaptan yapılmadır. Kırlangıç kesme dediğimiz yöntemle yaptım.  Buradaki sanat okuluna ‘Gel de ders ver’ diyerek çağırdılar. Gidip bir baktım, olmaz. Bu talebelerden mümkün değil sanatkar çıkmaz. Biz sebat ederek bu işe başladık. 1958’de başlamışım hala devam ediyorum, bırakamıyorum.

Bekiroğlu, “7 tane tane kalfa yetiştirdim. Bugün fabrika gibi işleri var. Biri Erzurum’da, iki tanesi İstanbul’da, ikisi de Amasya’da fabrika gibi çalışıyorlar. Allah’ıma şükür onlar yetiştiler ama çoğu da yapmadı bu işi” diye konuştu.

‘ÇOCUKLUĞUMDA HEVES ETMİŞTİM’

Kış mevsimi yaklaşınca binici pantolonu ve yelekten oluşan yöresel kıyafetlerini giyerek çalıştığını söyleyen Bekiroğlu, “Çocukluğumda heves etmiştim ‘bunları giyebilecek miyim’ diye. Yamalı pantolonla düğünlere gidemezdik, utanırdık. Şimdi moda oldu. Tam tersine döndük. Bunları da Allah nasip etti giymeye çalışıyorum. Babam İstiklal gazisi. ‘Ya istiklal ya ölüm’ diye aç susuz harp etmiş” ifadelerini kullandı.

‘ÇALIŞMAK İSTEMİYORLAR’

Mesleğini sevdiğini söyleyen zaanatkar, “Bu meslekten haz ettim yıllardan beri. Buradaki eşyaları gören marangozlar ‘Nasıl yapıyorsun’ diyor. ‘Gel öğreteyim’ dediğimde de ‘Usta bu çok zor’ diyorlar. Çalışmak istemiyorlar. Yaptığın şeyi önce kendin beğeneceksin sonra vatandaşa vermeye çalışırsın. Dün biriyle konuştum, 25 bin TL’lik mobilya siparişi vermiş. 15 bin TL’sini peşin vermiş adam işini teslim etmiyor. Böyle bir zamandayız, mesleği bitirdiler” dedi.

‘ÇOK İŞÇİLİK İSTEYEN BİR MESLEK’

Ahşap oymacılığında ‘Kırlangıç kesmesi’ yöntemiyle eşya yapmanın zor olduğunu ve kolay bulunmadığını söyleyen Bekiroğlu şöyle konuştu: “Benim yaptığım sandığı hiçbir yerde bulamazsın. Oymasını yaparlar ama bunu yapamazlar. Bu kırlangıç kesmesi. Bunun gözenekleri temiz olacak ve el cilası olacak. Çok işçilik isteyen bir meslek bu. Şimdiki mobilyayı kes götür evde monte et. Hiçbir şey bilmeden de bunu yapar ama bu iş öyle değil”

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.