Sezgin Mumcu gazetemize siyaset dışı konuştu

AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu Sonnokta’ya samimi, bir o kadar dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

Sezgin Mumcu gazetemize siyaset dışı konuştu

AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu Sonnokta’ya samimi, bir o kadar dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

01 Ekim 2021 Cuma 16:22
Sezgin Mumcu gazetemize siyaset dışı konuştu

Başkan Mumcu; Trabzonspor ve Trabzon sporu için ilk kez röportaj veren Mumcu’nun her sözünün altında Bordo- Mavili renklere beslediği büyük aşk ve gerçeklik vardı. Trabzonspor’un içine düştüğü borç yükünden kurtulmasının formülünü açıklayan Mumcu kulübü keyfi uygulamalarıyla borca sokanlarda bedelini ödemesi gerektiğini savundu.

Trabzonspor taraftarlarının kulüp için çok büyük öneme sahip olduğunu söyleyen Sezgin Mumcu, “Özellikle iki sezon önce pandemi nedeniyle tribünlerde Trabzonspor taraftarlarının yokluğu çok hissedildi. Eğer kalan 8 haftada 12. adam tribünde yerini alabilseydi Başakşehir’in önündeLig’i bitirmememiz içten bile olmazdı. Bu nedenle taraftarların Trabzonspor için ne kadar önemli olduğunu tribün yasağında çok daha iyi anlaşılmıştır. Ancak taraftarlarımızdan en büyük isteğim kendi çocuklarımıza sahip çıkmaları. 

Ne yazık ki yabancı oyunculara karşı gösterilen tolerans kendi değerlerimiz söz konusu olunca aynı hassasiyet gösterilmiyor. Özellikle Abdülkadir Ömür’e karşı saha içerisinde yapılan hareket bir Trabzonspor taraftarı olarak benim içimi parçaladı. Çok üzüldüm. Abdülkadir Ömür bunu hak edecek ne yaptı. Hâlbuki daha futbolunun baharında olan genç oyuncu hatalarla büyüyeceğini bilmemiz gerekiyor. Genel olarak taraftarlarımızı kastetmiyorum ama kendi çocuklarımıza karşı nedense çok acımasızız. 

Hatırlayın; Fatih Tekke’nin ıslıklandığını, Yusuf Yazıcı’nın aynı duruma maruz kaldığını. Şimdi Abdülkadir Ömür. Daha iki sezon öncesine kadar 20 milyon Euro’lar kendisi için kulübe teklif edilmedi mi? Islıklanan Yusuf Yazıcı kulüp tarihinin en yüksek parasını bu kulübe kazandırmadı mı? Ne varsa bizim çocuklarda var. Bu iyi benimsenmeli. Trabzon futbolcu üreten bir şehir. Nereden baksan her takımda forma görüyoruz. Unutmayalım ki Trabzonspor efsanesini ortaya çıkaranlar kendi öz değerlerimizdi.  Biz de bugün bu değerleri bağrımıza basmalıyız” dedi

YERİMDE DURAMIYORUM

Protokol tribününde heyecanı hat safhada yaşadığını söyleyen Sezgin Mumcu, “Biz de ister istemez pozisyon kaçtığı zaman refleks gösteriyoruz. Ayağa kalkıp fırladığımız da oluyor. Durduramıyoruz kendimizi. Heyecanın akışına kendimi kaptırıyoruz. Çok heyecanlı maç izlerim sakın olamam. Gol kaçtığı, faul olduğu zaman veya haksız bir düdük çalındığında tepkimizi gösteririz. Nerde olduğumuzun bir önemi yok” dedi.

GEREKİRSE  HAKEMLERİ DE YENMELİYİZ

Trabzonspor’un hakemler tarafından birçok maçta hakkının yenmesi konusunda da açıklamalarda bulunan Sezgin Mumcu, “Sonuçta Trabzon değil Türkiye’deki hakem hataları futbolun gündemini belirliyor. Yani buraya bir standart getirmek lazım. Bu hakemlerin eğitilmesi ile ilgili ya da hata yapan hakemlerin cezalandırılması gibi. Ne yazık ki bariz hata yapan hakemler bir iki hafta dinlendirildikten sonra yeniden sahalarda görev alabiliyor. Bu çok yanlış. Türkiye’de futbolda maalesef bazı şeylerin önüne geçemiyor. Bu nedenle bir bütün halinde hareket etmemiz gerekiyor. Gerekirse hakemleri de yenmemiz gerekiyor.  Hala üzerimizde oyunlar oynamaya devam ediyorlarsa sonuçta eze eze yenmemiz lazım” dedi.

HESAPSIZCA KULÜBÜ BORÇLANDIRANLAR BEDELİNİ ÖDEMELİ!

AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu Sonnokta’ya samimi, bir o kadar dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Trabzonspor ve Trabzon sporu için ilk kez röportaj veren Mumcu’nun her sözünün altında Bordo- Mavili renklere beslediği büyük aşk ve gerçeklik vardı. Trabzonspor’un içine düştüğü borç yükünden kurtulmasının formülünü açıklayan Mumcu kulübü keyfi uygulamalarıyla borca sokanlarda bedelini ödemesi gerektiğini savundu. Lig’de şampiyonluk için Beşiktaş’ı rakip gördüğünü de belirtmeden geçemeyen Mumcu, Trabzonspor’un canını yakan hakemler içinde, “Gerekirse hakemleri de eze eze rakiplerimizi yenip, hedefe ulaşacağız” dedi. Şimdi söz sırası Mumcu’da … Türkiye’de kulüplerin borç batağında olmasının nedeninin hesapsızca yapılan harcamalar olduğunu söyleyen Mumcu, “Gelen her yönetim ‘kulüp borca battı’ feryatları ediyor ama iş ibraya geldiğinde kimse bu borcun hesabını sormuyor. Sorulması lazım. Trabzonspor’da şöyle geriye dönüp baktığınızda borcun nasıl bu noktalara geldiğini Bordo-Mavili kulübü takip edenler iyi bilir. Bir ara TBMM’de gündeme gelen yapılacak borçlardan yönetimin sorumlu olma konusuna sonuna kadar destek veriyorum. Şimdi siz kendi işyerinize bir şey alırken kılı kırk yararsınız. Ama çalıştığınız başka yerde çok da bunu önemsemezsiniz. Kulüp yöneticileri ne yazık ki kendi malı gibi sahip çıkmadılar kulüplerine. O nedenle kim keyfine göre kulübü zarara uğratıyorsa borçlardan kendisi sorumlu olmalı. O zaman herkes hesabını iyi bilir, ayağını yorganına göre uzatır. İpin ucu da kaçmaz” dedi.

 AVNİ AKER'DE TOP TOPLAYICISIYDIM

Her Trabzonlu çocuğun mutlaka hayallerini Trabzonspor formasının süslediğini belirten Mumcu, “Benim futbola düşkünlüğüm mahalle aralarında top koşturmayla başladı. Trabzonspor’a hayranlığımız o kadar fazlaydı ki o turnikelerden geçerek Avni Aker’in büyülü atmosferini yaşamak için nöbet tuttuğumuz bir çok maç oldu. Büyüklerimizden hep ‘beni de yanına alır mısın’? diye çokça dil döktüğüm anlar hala gözümün önünde. Hele ki top toplayıcı olarak Avni Aker’de yaşadığım o muhteşem anları unutmam mümkün değil. Saha kenarında hayranlık duyduğunuz Dobi Hasan, Tuncay Soyak, Kaptan Kemal gibi oyunculara yakın olmanın mutluluğu bambaşkaydı. Top toplayıcı olarak da Trabzonspor’a yardımcı olduğumuz anlarda yok değildi. Özellikle takımımız öndeyse rakibe topu geç verme, geride ise hızlı bir şekilde topu yetiştirmek gibi maharetli biriydim. Şimdi tribünde o güzel heyecanları yaşıyorum” dedi.

BİZİMKİSİ BİR AŞK HİKAYESİYDİ 

90’lı yıllarda amatör futbol oynadığını söyleyen Sezgin Mumcu, “Soğuksuspor’da genç takımda başladığım futbol yaşantımı A takımda kaptanlık yaparak dolu dolu 4 yıl geçirdim. O dönemlerde tesis sıkıntısı, çamur deryası sahalarda top koşturmak, libero mevkiinde oynadığım dönemin toprak sahasında yere yatarak yaptığım müdahalelerin sonunda yara bere içerisinde kalmanın zorluklarını yaşadık. Sabah 7’de ASKF sahasında martıları kaldırarak idman yaptığımız dönemler çok oldu. Yani çok fedakarlık isteyen bir aşkın peşinden gittik. Acı ve sıkıntı çektik ama futbol aşkı hep galip geldi. Her şeye rağmen mutluyduk, çünkü her yanımızı saran bir tutkunun esiri olduk” diye konuştu.

TEK RAKİBİMİZ BEŞiKTAŞ

 Ahmet Ağaoğlu yönetimi ile teknik direktör Abdullah Avcı’yı başarılı bulduğunu söyleyen Sezgin Mumcu, “Yönetimin kulübü iyi yönettiğini düşünüyorum. Abdullah Avcı ise kalitesini ispat etmiş bir hoca. Kişiliği ve duruşu ile Trabzonspor’a çok yakışıyor. Bence şuan gayet iyi gidiyoruz. Geçen sene kadro genişliğimiz yoktu. Bu sene rahatlıkla rotasyon yapabilecek oyuncu kadrosu elimizde mevcut. Dolayısıyla bu kadro iyi yönetilirse, kenetlenmeyi de sağlayabilirsek, Trabzon’un önünde hiç bir engel duramaz. O nedenle taraftarlarımıza çok iş düşüyor. Sabırla takıma destek olması gerekiyor. Elbette bu meşakkatli yolda kazalar olacaktır. Takıma sahip çıkmalıyız. Bu sezon Trabzonspor’un şampiyonluktaki rakibini de Beşiktaş olarak görüyorum. Onlarında kadro zenginliği çok fazla” dedi.

ŞENOL GÜNEŞ BU KADAR KOLAY HARCANMAMALIYDI

Şenol Güneş’in Milli Takım’dan gönderilmesinin hoş olmadığını söyleyen Mumcu, “Şunu bir kere kabul edelim Şenol Güneş büyük bir hoca. Türk futboluna hem oyunculuk, hem de teknik adam dönemlerinde çok şeyler vermiştir. Son Hollanda karşısında alınan ağır yenilginin ardından ister istemez oklar Şenol hocanın üzerine döndürüldü. Bu kadar kolay harcanmamalıydı. Kan değişikliği bazen iyi olabilir ama şurada 4 maç kalmış. Şenol hoca ile bu maçlar tamamlanıp başarısız olunursa oturur konuşur el sıkışır yollarınızı ayırırsınız. Şimdi Stefan Kuntz geldi. Bana göre Milli Takımı Türk hoca çalıştırmalı. Tabiri caizse gaz ile çalışan bir futbol ruhuna sahibiz. O ruhu ateşleyecek hocalara ihtiyaç var. Taktik sadece yetmiyor. İnşallah yeni hoca başarılı olur ama olacağını da düşünmüyorum. Dolayısıyla ben yine de Türk hocanın milli takımın başında olmasından yanayım” dedi.

KEŞKE ONDAN BİR TANE DAHA OLSA

Trabzonspor’un en büyük eksiğinin sol bek olduğunu belirten Mumcu, “İsmail her ne kadar iyi niyetli mücadele etse de beklentileri henüz karşılamış değil. Denswil’de daha çok defansif tarafı ön plana çıkıyor ve istenilen randımanda değil. İnşallah zamanla iyi şeyler ortaya koyar bu aksayan kanadı uçururlar. Berat’ta iyi ama daha yırtıcı olması lazım. Üzerine çok yük bindiği doğru ama daha fazla kendini vermeli. Hamsik’i tartışmaya gerek yok. Bana göre Trabzonspor’un son yıllardaki en iyi transferi. Keşke ondan bir tane daha olsa. İşimizi çok kolaylaştırırdı” dedi.

AK PARTİ TRABZON İL BAŞKANI DOKTOR SEZGİN MUMCU KURTULUŞ REÇETESİNİ YAZDI

"AKICI GELİRLER KANAYAN YARAYA MERHEM OLUR!"

Mumcu, “Alt yapıdaki madeni iyi işler, tüketmeyi değil üretmeyi ön planda tutup, akaryakıt istasyonu gibi akıcı gelirleri kulübe kazandırmak ilaç olur. Birde şampiyon olursak tadından yenmez” dedi

Trabzonspor’un ekonomik anlamda düzlüğe çıkması için akıcı gelirlere ihtiyacının olduğunu söyleyen Mumcu, “Trabzonspor’a Boztepe’de itilaflı bir yer vardı orayı Trabzonspor’a akaryakıt istasyonu olarak kazandırmaya çalışıyoruz. Bunun yanında muhakkak sürekli akıcı gelirleri olması gerekiyor. Alt yapı her kulüp için bir madendir. Alt yapıyı iyi bir şekilde işleyeceksin. Gelinen nokta da üretmeye ihtiyacın olduğu ortada. Hep tüketmekle olmuyor. Sonuçta, Trabzonspor’un baktığınızda 100 milyon Euro gibi bir borcu var. Bu sene inşallah şampiyon olursa, ancak bu borcun yarısı yani 50 milyon Euro’sunu karşılayabilecek. Dolayısıyla bir kere kesin şampiyon olması lazım. Sonrasında akaryakıt gibi kulübe gelir sağlayacak nitelikte girişimleri olmalı. Ancak bu şekilde kanayan yaraya merhem olunabilir” dedi.

HAYATIMIZIN RENGİDİR BORDO MAVİ 

Trabzonspor’un Trabzon’un büyük bir marka değeri olduğunu dile getiren Mumcu, “Trabzon’da Trabzonspor denince akan sular durur. Çünkü buradaki insanların yaşam biçimidir Trabzonspor. Öyle gönülden bağlıdırlar ki sevdalarına tabiri caizse herkes Trabzonspor ile yatıp kalkar. Maçın ertesinde güne onunla başlarlar. Değişmez altın kuraldır bu. Çünkü burada yaşayan herkes bilir ki Trabzonspor kazandığında neşe hakimdir, işler yolundadır. İnsanların yüzlerinde güzel bir tebessüm oluşur. Enerji patlaması yaşar. Ama kötü bir sonuçta ise bu durum ruh haline yansır, kaşlar çatılır. İşte hiç bir ilde böyle bir sevgi yoktur. Trabzonsporlu olmak o nedenle çok ayrıcalıklıdır. İyi ki Trabzonspor var, iyi ki büyük bir tutkuyla o güzel renklere bağlıyız. Böyle büyük bir marka değere sahip olduğumuz için bir taraftar olarak gurur duyuyorum” dedi.

ANADOLU'NUN İNCİSİDİR TRABZONSPOR 

Trabzonspor’un özellikle Doğu ve Güney Anadolu Bölgesi’nde çok sevildiğinin altını çizen Mumcu, “Ağrı’da doktorluk yaptığım dönemde bunu daha iyi görebilme imkânı buldum. Doğu ve Güney Anadolu tarafında Trabzonspor’a büyük bir sempati var. Ayrıca Karadenizlilere karşı da bir sempati var. Hatta ‘Siz bizim deniz görmüş halimizsiniz’ derler. İstanbul hegemonyasına son veren sayısız şampiyonluklar elde eden Trabzonspor’un bu başarısı bölgedeki insanların kulübe bakış açısını pozitif yönde etkiledi diyebiliriz. Açık söylemek gerekirse Trabzonspor Anadolu’nun incisidir. Böyle değerlidir oradakiler için. O nedenle sevgiyi daha da büyütmek için Trabzonspor’un bu bölgelerde kendini göstermeli. Bunun yolu da oraları ziyaret ederek halkla kucaklaşmasıdır. Daha önce bu yapıldı, yeniden yapılabilir” dedi.

HEPSİ ÇOK ÖZEL OYUNCULARDI AYIRT EDEMEM

Trabzonspor’da birçok oyuncunun hafızasında iz bıraktığını söyleyen Mumcu, “Bir Şenol Güneş. Sonrasında Kaptan Kemal. Çok hızlıydı, hava hakimiyeti müthişti. Dobi Hasan tribünleri hop oturtup kaldıran bir isimdi. Keza İskender Gönen öyle. Özellikle çizgide öyle çalımlar atardı ki ağzımız açık kalırdı, ona doyamazdık. Hami Mandıralı böyle bir golcü yoktu. O müthiş füzeleriyle kalecilerin korkulu rüyasıydı. Gökdeniz, Fatih Tekke uyumu süperdi. Futbol zekâları üst düzeydeydi, onları izlemek büyük keyifti. Bunlar efsane oyunculardı. Geçen Yesiç geldi maça dedim ki, ‘Seni çok iyi hatırlıyorum. Fenerbahçe olayında’, ‘Ben çok iyi oynardım’ dedi. Bunlar çok özel oyunculardı. Ama bir gerçek var ki bizler çok şanslı bir nesildik” dedi.

TECRÜBE İLE GENÇLERİ KAYNAŞTIRMALIYIZ

Bir takımın geleceğini güven altına almasının alt yapıya vereceği değerle ölçülebileceğini dile getiren Mumcu, “Bakın yabancı teknik direktör geliyor Fenerbahçe’ye alt yapıdan çocukları çıkartıyor, parlatıyor. Bizim de bu yolu izlememiz gerekiyor. Geride kalan sezonda U 19 şampiyonu olan oyunculardan kaç tane A takım kadrosunda var. Sadece bir. Bir kere bu sorgulanmalı. Böyle başarılı gençleri kaybetmemeliz. Onlar bu kulübün geleceği. Ben yabancı oyuncu olmasın demiyorum. Bugün Trabzon’da Hamsik gibi çok tecrübeli kaliteli oyuncu var. İskeleti bunlar ile oluşturabilirsin. Ama gençleri de tecrübeyle kaynaştırmak lazım” dedi

NWAKAEME'Yİ BİZE VERİN

Nwakaeme’nin Trabzonspor için çok büyük güç olduğunu dile getiren Mumcu, “Hiç oyunda olmadığı bir anda sahneye çıkıp skor tabelasını değiştiren oyuncu sayısı çok azdır. Nwakaeme bu yetenekte çok özel bir oyuncu. Dolayısıyla Trabzonspor’un böyle bir futbolcuyu elinden kaçırma gibi bir lüksü yok. Yönetimimizin gerekeni yapıp kulüpte kalmasını sağlayacağına inanıyorum” dedi. Geçen sezon Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ile arasında geçen diyaloğu da anlatan Mumcu, “Nwakaeme bir hareket yaptı, dedim bu yapılmaz. Fenerbahçe Başkanı Ali Koç bana dönerek, ‘Beğenmiyorsanız bize verin’ dedi. Dolayısıyla elinizde böylesine bir cevher varken onu kaçırmamalısınız” diye konuştu.

SEVİNÇ VE ÜZÜNTÜDE BİZ HEP ORADAYIZ

 Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun olimpiyatlarda sporculara bir baba şefkati gösterdiğini dile getiren Mumcu, “Tüm Türkiye’nin gözleri önünde bir spor bakanının sporculara karşı sergilediği tavır taraflı tarafsız herkesin yüreğine dokunmuştur. Onlarla sevindi onlarla üzüldü. İlk tebrik eden de oydu, teselli eden de. Böyle bir Spor Bakanı’na sahip olduğumuz için çok şanslıyız. Keza tüm bakanlarımız aynı hassasiyeti gösteriyor. Afet bölgelerinde tam kadro yer alan bakanlarımız vatandaşlarımız için seferber oluyor. Günlerce onların yaralarını sarmak için ne gerekiyorsa yapıyor. Dolayısıyla Mete Gazoz’un şampiyonluğunu gözyaşlarıyla izledim. Bu şampiyonluklar kolay gelmiyor. Keza Ampute Milli Takımımız Avrupa Şampiyonu oldu. Hocaları Osman Çakmak, ‘5 kuruş almadan milli takımı çalıştırırım’ diyor. Bizim bu ruha ihtiyacımız var” dedi.

VAR BİR HAYALİMİZ

Trabzonspor için en büyük hayalinin Trabzonspor Koleji’nin kurulması olduğunu belirten Başkan Sezgin Mumcu, “Bunu bir ekol oluşturma anlamında söylüyorum. Trabzonspor Koleji’nde çocukların eğitiminden geri kalmaması için bunu planlamak lazım. O tarz bir şey muhakkak Trabzon’a gerekli diye düşünüyorum. Eğer Barcelona gibi güçlü bir altyapı kurabilirsek yani futbolcu üretim merkezi haline gelebilirsek tadından yenmez. Geleceğinizi kurtarırsınız. Ama başta söylediğim kolej Trabzonspor için çok önemli. Hatta yabancı oyuncular da çocuklarını nerede okula vereceğini kara kara düşünmez. Yıllardır bu projeyi hayata geçirmek için uğraş veriliyor ama hep sözde kalıyor. İnşallah kısa sürede bu proje hayata geçirilir” dedi.

MİLLET BAHÇESİNİN AHENGİNİ BOZAR 

Mumcu, Yavuz Selim Sahası’nın yeniden eski yerine dönmesinin birçok sıkıntıyı beraberinde getireceğini dile getirerek, “Bence Millet Bahçesi’nin bu hali güzel. Yeni sahalarımız Yavuz Selim ruhunu yaşatmak için hazırlanıyor” dediYavuz Selim Sahası’nın yeniden eski yerine dönmesi konusunda herhangi bir çalışmanın yapılmadığını söyleyen Mumcu, “Millet Bahçesi yapılırken, ‘Yavuz Selim tekrar oraya gelsin’ diye tartışmalar oldu. Ancak böyle bir şey planlanmadı. Millet Bahçesi’nin özü nedir? Yaşlısıyla, genciyle ve çocuğuyla hoşça vakit geçireceği güzel bir alan. Açık söylemek gerekirse orada bir müsabaka düzenlediğiniz zaman daha farklı durumlar ortaya çıkabilecek. Dolayısıyla piknik veya insanların gezip dolaşması alanının yanında yapılacak maçların oluşturacağı kalabalıklar sıkıntı yaratabilir. Yani orada müsabaka yapılırsa Millet Bahçesi’nin ahengi bozulur diye düşünüyorum. Görüyoruz ki Avni Aker’in o alanında artık çocuklar her bölgede top koşturuyor. Babaları çocukların adeta antrenörü oluyor. Bundan daha güzel bir şey olabilir mi” dedi. “Bence Millet Bahçesi’nin bu hali güzel” diyen Mumcu sözlerine şöyle devam etti: “Zaten orada Avni Aker’in ruhunu yansıtan bir tribün bırakıldı. O hatıralar orada yad ediliyor. Trabzon olarak çok güzel tesislere sahibiz. Burada yapılan Karadeniz Oyunları ve Gençlik Olimpiyatları öncesinde çok güzel tesisler inşa edildi. Buradan eski Bakanımız Faruk Özak’a teşekkür ediyorum. Onun döneminde çok önemli tesislere sahip olduk. Şimdi de Yavuz Selim Sahası’nın ruhunu yaşatmak için Beşirli, Faroz ve ASKF’deki sahalarımız yenileniyor. Yavuz Selim Sahası’nın ruhunu başta Akyazı olmak üzere buralarda da yaşatacağımıza inanıyorum.”

KAPIMIZ 7/24 HERKESE AÇIK

Amatör futbolun kendisinde yerinin çok farklı olduğunu dile getiren Mumcu, “Daha önce amatör futbol oynamış biri olarak ne gibi zorluklarla bu çarkın döndüğünü iyi biliyorum. Dolayısıyla her zaman amatörün yanındayız. Bizden istekleri olursa ki siyasi kurumuz sonuçta. İktidar partisini temsil ediyoruz. Amatör kulüplerin bizden istediklerine elimizdeki imkânlar ölçüsünde cevap vermekten asla kaçınmayız. Kapımız 7/24 herkese açık. Bize her konuda gelebilirler. Bakanlık bünyesinde olsun, her konuda yardımcı olmaya hazırız ve yanlarındayız” dedi.

ANCA BERABER KANCA BERABER

Basketbol’un yeniden hayata geçirilmesi adına herkesin bir araya gelerek güçlerini birleştirmesi gerektiğini vurgulayan Mumcu, “Trabzonspor’un basketbolda 1. Lig’de oynadığı dönemdeki ilgi alaka çok üst düzeydeydi. Buraya okumak için farklı illerden gelen öğrencilerin uğrak yerleriydi Hayri Gür spor salonu. Yeniden o havayı yakalamak için güçlerin birleştirilmesi gerekiyor. Çünkü basketbol çok maliyeti olan bir spor dalı. Hele ki iddialı bir takım kurmanız gerekiyorsa. Bu nedenle Trabzonspor’un önderliğinde birlikte yol alabiliriz. Belediyelerimizle birlikte biz de katkımız ne varsa sunmaya hazırız” dedi. Büyükşehir Belediyesi’nin hentbol takımının Süper Lig’de mücadele etmesinden mutluluk duyduklarını da söyleyen Mumcu, “Gerek Büyükşehir gerekse Ortahisar Belediyelerimizin bünyesinde birçok spor dalında faaliyet gösterilmesi bizleri mutlu ediyor” dedi.

TRABZON ŞEHRİ OLİMPİYATA AÇILAN YOLDUR!

Trabzon’un spor kenti olduğunu söyleyen Başkan Mumcu, “Trabzon denince akla Trabzonspor gelir. Sonuçta futbolda söz sahibi olmuş bir kulüp. Ancak bireysel ve takım sporlarında da önemli bir merkez üssüdür bu kent. Bakın boksta Busenaz Sürmeneli, Masa Tenisi’nde Abdullah Öztürk Olimpiyat’ta altın madalyası kazanarak kentin değerine değer kattı. Tesis yönünden hiçbir eksikliğimiz yok. İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropol kentlerinden sonra en zengin tesislere sahibiz. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü planlamada ve koordinasyonda işleyişi iyi bir şekilde yaparsa Trabzon’dan Busenaz ve Abdullah gibi nice Olimpiyat, Dünya ve Avrupa Şampiyonu sporcular çıkar. Ayrıca TOHM’da Türkiye’nin dört bir yanından gelen yetenekli sporcuları ağırlayan bir kent konumundayız. Kısacası Trabzon Olimpiyat’a açılan yoldur” dedi. “İnanmak başarmanın yarısıdır” diyen Mumcu, “Busenaz, ‘Olimpiyat şampiyonluğu benim 10 yıllık hayalimdi’ diye açıklama yaptı. Sabırla çalıştı, kazandı. O büyük başarıyı yakalayacağı inancından en küçük bir eksilme olmadı ve hak ettiğini aldı. Busenaz şunu gösterdi ki Trabzon çocuğu inandığı zaman başarıyı yakalar. Yani bizim Laz uşağı kafasına koyduğu her şeyi yapar. Sonuçta Busenaz çok iyi bir örnektir. Abdullah Öztürk kardeşimizde öyle. Ben her iki sporcuyu ve antrenörlerini bir kez daha canı yürekten kutluyorum” dedi.

OKÇULUK İÇİN GÜZEL BİR ALAN OLUŞTURABİLİRİZ

Mete Gazoz’un okçulukta Olimpiyat Şampiyonu olmasının ardından bu spora ilginin bir hayli fazla olduğunu söyleyen Başkan Mumcu, “Türkiye’de okçuluğa çok büyük artış var. Trabzon’da da öyle. Hatta be- nim çocuğumun gittiği okulda okçuluk kulübüne istek patlaması var. Dolayısıyla o da çok büyük bir örnek oldu. Bir yolu açtı gerçekten. Güzel de bir ata sporumuz. Türklerin geninde olan bir spor. 1000 yıllık ata sporumuz diyebiliriz. At binmek, ok atmak bizim vazgeçilmez yaşantımızın bir parçasıdır. Trabzon’da güzel bir okçuluk ile ilgili saha yapabiliriz. Hatta Gülcemal Projesi’nin içinde de bu alan planlanabilir. Aslında çok da güzel olur” dedi.

YORUMLAR (0)

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.