Tiyatro şifadır

Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürü Elvan Saliha Karahasan sosyal projelere büyük önem verdiğini belirterek özellikle yaşlılar, kimsesizler ve çocuklarla tiyatroyu buluşturmayı arzu ediyorum. Çünkü tiyatro bir şifadır” dedi.

Tiyatro şifadır

Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürü Elvan Saliha Karahasan sosyal projelere büyük önem verdiğini belirterek özellikle yaşlılar, kimsesizler ve çocuklarla tiyatroyu buluşturmayı arzu ediyorum. Çünkü tiyatro bir şifadır” dedi.

18 Ekim 2018 Perşembe 09:43
39 Okunma
Tiyatro şifadır

Yaklaşık bir ay önce Trabzon Devlet Tiyatrosu’nda müdürlük makamını devralan Elvan Saliha Karahasan,özel açıklamalarda bulundu. Karahasan, Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun marka değerini parlatmaya devam edeceğini belirtirken, sosyal projelere ağırlık vereceğini de vurguladı. Karahasan, yeni tiyatro binası ile ilgili de çağrıda bulunup, doğduğu ve tiyatro sahnesi ile tanıştığı topraklara vefa borcunu ödemeye geldiğinin altını çizdi. İşte Karahasan’ın o açıklamaları…

HEPSİ İYİ NİYETLİ AMA…
Tiyatro binası yıkılacak ve yenisi yapılacak. Gerek düşünülen projeleri, gerekse geçtiğimiz günlerde sosyal medyada paylaşılan tiyatro binası görselini nasıl yorumluyorsunuz?


“Kültüre dair yapılan her şeyin iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Sağ olsunlar büyüklerimizi burada güzel bir kültür merkezi yapma gayreti ve iyi niyeti içerisindeler. Ama, Trabzon Devlet Tiyatrosu 1987 yılında kurulmuş ve kendi işleyişi olan, kendi amaç ve hizmeti olan bir kurum. Dolayısı ile bizim kendi ölçeklerimizde, kendi dilimize ve anlatımıza uygun bir Trabzon Devlet Tiyatrosu’na ihtiyacımız var. Kültür Merkezi demek operanın, senfoninin ve beraberindeki bütün sosyal içeriklerin kültürel anlamda oluşturduğu kocaman bir bina oluyor. Fakat tiyatro böyle işlemiyor. Tiyatro kendi içerisinde belli bir sıcaklığı olan, oyuncunun sahneye çıktığı zaman seyircinin soluğunu ve nabzını son derece yakın tuttuğu bir büyüsü var. Biz başta Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan beyden istiyoruz ki, Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun işleyişi ve ölçeğine uygun olan, yetkin kişilerle planlanıp yenilenmiş bir binanın Trabzon’la buluşması.”

TARİHİ YOK EDERSİNİZ!

“Trabzon Devlet Tiyatrosu artık fiziksel yıpranmaya uğramış durumda. Seyirci, protokol ve dekor girişleri de fiziki yıpranmadan nasibini aldı. Binanın konuşlandığı yerde trafiğin içerisinde kaldığından sıkıntılı bir yerde. Bu sıkıntının tiyatro işleyişinin mantığı ile çözülerek yeni bir Trabzon Devlet Tiyatrosu binasına ihtiyacımız var. Bu noktada biz bu Kültür Merkezi’nin projesinin iyi niyetliliğinden ayrılıyoruz ve ayrılmamız da gerekiyor. Bugün orada bir bina var ve o sadece Trabzon Devlet Tiyatrosu’na ait bir bina. Siz o markayı bir kültür merkezinin içerine oturtturursanız geçmiş tarihle birlikte gelecek tarihi de yok etmiş olursunuz. Marka değerine de zarar vermiş olursunuz. Bugün Trabzon Devlet Tiyatrosu, Karadeniz’in bütün illerine hizmet eden abilikte ve ablalıkta konuşlanmış bir yerde. Dolayısı ile binamızın bu mevcut ölçekler çerçevesinde yeniden yapılanması gerekmektedir.”

OPERA BİNASI AYRI YAPILSIN
Yapılacak tiyatro binasının, yıllar önce yıkılan Opera Binası mimarisinde yapılması yönünde yorumlar var. Buna ne diyorsunuz?

“Vakti zamanında şehrimiz için o bina çok tarihi ve güzel bir binaymış. Gönül ister ki, Trabzon yeniden Opera Binası’nı kazansın ama kendi içeriği ile yeniden kazansın. Yani hem Opera Binası hem de Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun yeni binasının ayrı ayrı şehrimize kazandırılsın. Hem vizyon açısında hem de şehrimizin layığı açısından Trabzon halkının iki güzel bina ile buluşması çok daha ideal olur.”

İLK OYUNUM TRABZON’DA
Tiyatro serüveninizden bahseder misiniz?

“Trabzon Devlet Tiyatrosu benim için bir baba ve anne ocağı. 1996 yılında konservatuarı kazandım, 1993 yılında ise bu tiyatronun sanatçıları ile tiyatro yolculuğuna başladım.  Çok güzel bir kadro vardı o dönem burada. Onların hakikaten kaliteli ve sorumlu oldukları sanatçı kimlikleri ve hizmet anlayışları ile birlikte bir kurs açmışlardı ve o kursa girdim. Sonrasında burada figürasyon olarak Musahipzade Celal Efendi’nin İstanbul Efendisi oyununda ilk olarak görev aldım. Ardından okul ve Hacettepe Konservatuarı hayranlığım başladı. Hacettepe ilk açılan konservatuarlardan olduğundan tarihi geçmişi çok kıymetli bir konservatuardır, halen daha öyle.  Dolayısı ile o şekilde serüven başladı. Sonra uzunca bir süre Ankara’da devam etti hayatım ve birçok projede görev aldım. 2010 yılında Adana Devlet Tiyatrosu’nda görevlendirildim. Sekiz yıl Adana’da hem idareci hem de oyuncu olarak görev yaptım, yaklaşık 1 aydır da Trabzon’da görev başındayım.”

MİSYONUM ÇOK BÜYÜK

“Tam yirmi dört yıl sonra tiyatroyla ilk tanıştığım sahneye bir yönetici ve oyuncu olarak geldim. Evet, geçmiş dönemlere baktığımızda kadroların o kadar kalabalık olması, ekonomik getiriler, televizyonun bu kadar hakim olmaması o dönemleri çok daha kıymetli ve çok daha verimli kılıyor. Bugünkü koşular içerisinde kendi misyonumuzu ve sorumluluğumuzu yerine getirerek perdelerimizi dolu bir şekilde, repertuarımızı da titizlikle seçerek şehrimize hizmet vermeye çalışıyoruz.”


VEFA BORCUMU ÖDEMEYE GELDİM

“Ben bu şehre vefa borcumu ödemeye geldim. İlk tanışık olduğum sahneme ve tiyatroma uzunca bir yolculukla en iyisini ulaşmaya çalıştığım bilgiyi bugün kendi topraklarıma kazandırmak için buradayım. Dolayısı ile başka bir sorumluğum da var benim. Şehirde bir sürü tiyatro toplulukları oluşturulmuş ve onlarda kendilerince sanata hizmet ediyorlar. Sanatla uğraşan kişinin kötüsü olmaz diye düşünüyorum ve onlar da sanata dair bir gayret içerisindeler. Ellerinde geldikçe çocuk oyunları yapıyorlar, gösteriler yapıyorlar, oyunlar sahneliyorlar. Biz de burada onların eksik oldukları noktalara tampon olmak ve bilgilerinim kısıtlandığı noktalarda elimizdeki veriyi onlara da aktarmak konusunda sorumlu olmalıyız. Tabi ki kendi mevcut program ve işleyişimizi aksatmadan onlarında daha kaliteli işler yapmaları için katkı içinde olmalıyız. Bu katkı içinde olma hali bile bence çok tatlı bir değişim. Sonuçta hepimiz Trabzon’a hizmet ediyoruz.”

FESTİVAL DAHA GÜÇLÜ OLACAK
Trabzon Devlet Tiyatrosu’nun her yıl düzenlediği Karadeniz Tiyatro Festivali var. Sizin yönetiminizde bu festivalde ne gibi yeniliklere gidilecek?

“Bu sene yirmincisini yapacağız. Çok kıymetli bir festival. Bu sene daha farklı ve daha güçlü bir festival yapma amacındayız. Tiyatro topluluklarının ve sivil toplum örgütlerinin yoğun katılım gösterdiği, repertuarımızın biraz daha uzun tutulduğu bir festivalle Trabzon seyircisini karşılaştırmak istiyoruz.”

‘BİSİKLETİ’ TRABZON’A GETİRECEĞİM
Trabzon insanı için ne gibi hedefleriniz var?


“Benim Trabzon içi çok hedeflerim var. Fiziğimize ve bedenimize sorumlu olduğumuz bir iş yapıyoruz. Bu konuda ben de bedenime karşı hep sorumlu oldum ve kendi yakın bir çok sporla uğraştım. Uğraştığım sporlardan bir tanesi de bisiklet oldu. Son dört beş yıldır bisiklet festivallerini de takip ediyorum ve istiyorum ki Trabzon’da da güzel bir bisiklet festivali yapayım. İnsanların kaynaştığı ve şehrin tanıtıldığı bir festivale imza atayım. Bunu gerçekten çok istiyorum.”

YETER Kİ SAMİMİ İŞ YAPIN
Sizce tiyatro oyunculuğumu yoksa dizi oyunculuğu mu daha kıymetli?

“Dönemim kendi içerisinde getirdiği sıkıntılar olabiliyor, medyanın ve dizilerin çok daha ön planda olması gibi. Fakat işinizi kaliteli yaptığınız zaman ve günümüz insanının duygusuna hizmet edecek projelerle bir repertuar yaptığınız da o tiyatro ile seyirciyi buluşturmamak mümkün değil. Siz yeter ki gerçekten doğru, samimi bir projeye imza atın. Her dönemde tuzaklar dahi olsa tiyatro seyircisi tiyatroya gelmenin kıymeti içerisinde oluyor.”

O SEKTÖRÇOK YORUCU

“Mezun olduğumda benimde İstanbul sektöründe deneyimlerim oldu, çok başka bir dünya, başka bir enerji, başka bir hizmet.  Saatlerin belli olmadığı, ömrünüzün çoğunun beklemekle geçtiği bir alan. Ama bunun içinde olmaktan da keyif alan ve beslenen arkadaşlarım da var. İşini o sektörde iyi yapan arkadaşlarım gerçekten çok yoruluyorlar. Aldıkları bütün paralar onlara helali hoş olsun. Ekran ve dizi çok ayrı bir sabun köpüğü işi ve bambaşka bir enerji ve bambaşka bir fiziksel yorgunlukla çok kısa süre içerisinde yaşanılan bir hayat süreci orası.  O sürecinde de doğal olarak getirdiği bir ekonomik karşılık var.”

BİZİMKİSİ ÇOKBAŞKA DÜNYA

“Tiyatro çok başka bir dünya. Tamamı ile yaşam biçimi ile orantılı, her yıl bir oyuncunun yaşadıkça kendi mesleğinde daha genişlediği, bambaşka bir hakle dönüştüğü bir yolculuk. Yaş aldıkça daha demlenmiş bir üretkenlikle hizmet veriyorsunuz karşınızdakine. Dizi ve tiyatro sektörünü ekonomik olarak değerlendirdiğimde ben tutarlı ve uzun soluklu bir hayatın fiyatını isterim açıkçası. Bizim mesleğimiz çok uzun vade isteyen bir iş çünkü. Ekranda belki çok iyi paralar kazanılıyor ama burada hayatta hangi hizmette ve hangi sorumlulukta olduğunuzla ilgili bir iş yapıyoruz. Tiyatronun dili, tiyatro insanının besleneceği fedakarlıkları çok ayrıdır. Ama dediğim gibi dizi sektöründeki arkadaşlarıma da çok saygı duyuyorum büyük emek veriyorlar. Ben sahnede öleceğim demiyorum ama diyene de çok saygı gösteriyorum.”

 

ÇOCUKLARLABULUŞACAĞIZ

Özellikle okul yaşındaki çocukları tiyatroyla buluşturma adına neler yapacaksınız?

“Hani ağaç yaşken eğiliyor ya, her şey için bu böyle. Sağlıklı alışkanlıklar edinmek gerekiyor. Haftanın bir veya iki günü bedenimize bakabileceğimiz sporun hayatımın içerisinde olması gerekiyor. İnsan bedeninin spora ve vitaminlere ne kadar ihtiyacı varsa ruhun da sanata ihtiyacı var. Biz bu işleyişi erken yaşlarda kurduğumuz zaman sağlıklı birey ve sağlıklı toplumlar yetiştiriyoruz.  Tabi ki bu da okulda başlıyor. Okulda tiyatroya gelmenin alışkanlığını ve disiplinini öğretmek gerekiyor. Ben de buna çok önem veriyorum. Bu sene Büyükşehir Belediyesi işle konuştuğumuz bir düşünceydi ve hiç tiyatroya gitmemiş olan çevre illerdeki çocukları ve büyükleri ücretsiz şekilde ağırlamak gibi bir planım var. Böyle bir kurumlar arası işbirliği tiyatroyla buluşmamış olan çocukların ve kişilerin tiyatromuzla buluşması bizleri çok daha mutlu kılacaktır.”

İNSANLARIMIZ MUTLU OLSUN
En büyük hayaliniz ve hedefiniz nedir?

“Kendi hayat işleyişimde en güzeli ve en doğruyu yakalama gayreti içerisindeyim. Kendi keşifçi duygum ve keşfettiğimin daha ötesine gitme noktasındaki hem fiziksel hem beyinsel olarak kendimi zorlamak gibi bir yolculuğum var.  Bu arada da kazandığınız çok şeyi de yanınızdakilerle paylaşmak istiyorsunuz. Bana bir kazanım geliyorsa bunu başkalarına aktarmak gibi bir sorumluluk içinde olmalıyım diye düşünüyorum. Tabi ki bunu da yapabileceğim en kıymetli yer doğup, büyüdüğüm ve sahneye ilk çıktığım yer olan Trabzon. Bu anlam ve bu duygu ile bütün kazandıklarımı çocuklara, insanlara dokunup onların hayatlarını çok daha kaliteli ve anlamlı hale getirmesi beni mutlu ediyor. En büyük hayalim de birbirleri ile güzel ilişkilenen,  mutlu ve anlamlı dostlukların çoğaldığı bir çevre. Hem kendisine hem de başkalarına da faydalı olabilecek toplum algısının oluştuğu bir Trabzon insanı hayal ediyorum.”


ONLARA SOLUK OLACAĞIZ

Koruma altındaki çocuklar ve huzur evlerinde hayatlarını sürdüren yaşlılarımız için çalışmalarınız olacak mı?

“Koruma altında olan çocukların sosyalleşmesi adına bir projemiz var. Mevcut repertuar çalışmamızı bitirdikten sonra olabildiğince tiyatroya gelemeyen çocukların bulundukları yerlere gitmeyi çok istiyoruz. Çocuk Esirgeme Kurumu’ndaki çocuklarla, yaşlılar, kimsesizlerle buluşmayı çok arzu ediyorum. Çünkü tiyatro bir şifadır. İlerleyen tarihlerde bunu bir programa oturtup bizimle fiziki anlamda buluşamayan ihtiyaç sahipleri insanlarla tiyatroyu buluşturup soluk olmayı çok istiyoruz.”

TRABZON BİR MARKA
Trabzon Devleti Tiyatrosu’nun, Türkiye’deki diğer tiyatrolar arasındaki yeri nedir?

“Trabzon Devlet Tiyatrosu, Türkiye’de çok önemli bir noktada. Karadeniz bölgesi denildiği zaman Trabzon Devlet Tiyatrosu deniliyor. Geçmişi ile de başarılı bir tarihe sahip Trabzon Devlet Tiyatrosu. Bu bölgedeki bütün coğrafyaya karşı sorumluluğumuz var. Bu kadar çevresine sorumlum olan bir marka olmak bu şehrin taşıyabileceği bir güçmüş ki 1987 yılından bu yana halen aynı marka değerini sürdürüyor. İnşallah gelecek için de biz d bu markayı parlatamaya devam edeceğiz.”

GÜZEL İŞ
Trabzon’da Karagöz Meydanı Projesi hayata geçiriliyor. Bir tiyatrocu olarak buna ne diyeceksiniz?

“Trabzon’da yıkıldıkça şehir ve doğa ortaya çıkıyor, denizle buluşuyoruz. İnsanlar böylece sosyalleşiyorlar. Fiziki anlamda şehirde bu kentsel dönüşümlerin devam etmesi ile şehir çok daha kıymetli bir hal alıyor. Biraz bu noktada Trabzon yavaş yavaş ilerlese de çok şükür ilerliyor. Karagöz Meydanı da Trabzon’a katkı sunacaktır. Çok güzel bir iş, yeter ki bu şehirde insan için bir şeyler yapılsın.”

sonnokta gazetesi
 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner24