Milletvekili Cora:“Demirtaş’ın çizgisini beğenen birisi bizim uşak olamaz”

Ak Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora,CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu için kullandığı “Demirtaş’ın çizgisini beğenen birisi bizim uşak olamaz” sözlerine açıklık getirdi.

Milletvekili Cora:“Demirtaş’ın çizgisini beğenen birisi bizim uşak olamaz”

Ak Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora,CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu için kullandığı “Demirtaş’ın çizgisini beğenen birisi bizim uşak olamaz” sözlerine açıklık getirdi.

24 Mayıs 2019 Cuma 13:06
Milletvekili Cora:“Demirtaş’ın çizgisini beğenen  birisi bizim uşak olamaz”

AK Parti Trabzon Milletvekili Av. Salih Cora Kanal B’de Gündemin İçinden Programı’nda YSK’nın gerekçeli kararını değerlendirdi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kullandığı kucaklayıcı dille ifade ettiği Büyük Türkiye İttifakı’nın önemine değindi. Programda YSK’nın, iptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine ilişkin gerekçeli kararını değerlendiren Milletvekili Salih Cora, kararın herşeyden evvel somut, rasyonel ve delillere dayanan tatmin edici ve kanuna uygun olduğunu ifade etti. Cora, “AK Parti’nin temel itirazı özellikle sandık kurulu başkanlarının usulsüz atanması ve bunun dışında bazı sandıklarda seçim sonuç tutanaklarının usulsüz bir şekilde tutulduğu ve seçim sonuç tutanaklarının dayanağı konumunda olan oy sayım döküm çetelelerinin imzasız olduğu ya da tutulmadığı yönündeydi. Bununla beraber hükümlülerin oy kullanması, asker olup oy kullanılması, cezaevinde olanların başka ikametgahlarda oy kullanması, zihinsel engellilerin oy kullanması gibi birçok itirazda bulunduk” dedi.

“YSK HERŞEYİ TANE TANE ANLAŞILIR BİR DİLLE AÇIKLADI”

Yüksek seçim kurulunun herşeyi tane tane, herkesin anlayabileceği şekilde ayrıntılı, teferruatlı, karşılaştırmalı bir şekilde gerekçeli kararında anlatarak kafalardaki bütün istifhamları ortadan kaldırdığını vurgulayan Cora, yapılan usulsüzlükleri de şöyle anlattı: “754 sandıkta sandık kurulu başkanı 298 sayılı yasada emredilen hükümlere aykırı bir şekilde memur olmayan kişilerden tercih edilmiş. Bunları ilçe seçim kurulları tercih etmiştir. İlçe seçim kurulları bu konuda makul, mantıklı ve hukuka uygun bir cevap verememişlerdir. Bu da gerekçeli karara yansımıştır. 108 sandıkta da seçim sonuç tutanaklarının dayanağı olan çetelelerinin sonuç tutanaklarına yansıtılması işleminin olmaması, bunun yok hükmünde olduğunu göstermektedir. Bu 108 sandıkta aradaki fark 31 bin seçmene tekabül etmektedir. 13 bin oy farkı ile seçimin sonuçlandığı ortamda bu sonuca müessir olarak değerlendirilip bir karar verildi. Bu işlemlerin tam kanunsuzluk hali olarak değerlendirilip hukuk diliyle keenlemyekün olarak düşünürken, biz bunu olağanüstü itiraz yolu ile yaptık. Büyükşehir, Büyükçekmece ve Maltepe ile ilgili itiraz yaptık. Bu işlemlerin Maltepe ve Büyükçekmece’de seçimin sonucuna etkisi olmamıştır. Maltepe’de 6 sandıkta memur olmayanlardan sandık kurulu başkanları seçilmiş. Bu 6 sandıktaki oylar kaybeden tarafa dahi yazılsa sonuç değişmeyeceği için itirazımız reddedilmiştir. Olağanüstü itirazımızla alakalı olarak diğer partilerin itirazı da olmadı. 108 sandıkta ilçe belediye başkanlığı seçim sonuç tutanakları ve çeteleleri var, belediye meclis üyeliği seçim sonuç tutanak ve çeteleleri var. Ama Büyükşehir’le alakalı yok. Bunun da burada bir usulsüzlük olduğu sonucunu ortaya çıkarmaktadır.”

“TEKLİFİMİZİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ KABUL ETMEDİ”

İlk başta oyların yüzde 10’una itiraz ettikleri halde aradaki farkın 16 bin azaldığını ifade eden Cora şöyle devam etti: “İstanbul’da seçim kurulunda görev yaptım. Orada oyların tamamını sayalım kafalardaki istifhamları ortadan kaldıralım dedik ama CHP bunu kabul etmedi. Hatta bazı ilçelerde AK Parti’nin azınlıkta kalıp kendi kaybettiği ilçelerdeki sandıkların yeniden sayılmasını kabul ettirdiler ama Büyükşehir’i reddettiler. Hepsi yeniden sayılmış olsaydı belki de bunları konuşuyor olmayacaktık. Bunların tamamen yenilenmesini CHP kabul etmedi ve biz de olağanüstü itiraz hakkımızı kullandık. Bursa’nın Mustafa Kemalpaşa İlçesi’nde de benzer bir durum olduğunu ifade ediyorlar. Orada belediyede çalışan görevlinin tarafsız olamayacağı düşüncesi ile 6 sandıkta itirazda bulunuldu. Oysa bu memur. Bizim itiraz ettiğimiz 754 sandıktakilerin memuriyetle hiçbir alakası yok. Verilen karar kanuna uygun bir karardır. Yasa emredici bir düzenleme koymuştur. Yapılan değişliklerle beraber sandık kurullarında memur üyeler olmak zorundadır. Diyeceksiniz ki memur üye olsun olmasın bu seçim sonucunu nasıl etkiler. CHP, YSK kararına yaptığı muhalefet şerhini çıkan kanundan önceki YSK kararlarına dayandırıyor. Bu doğru değil. Yeni bir kanun çıkmıştır ve yeni içtihat bu kanuna göre olur. YSK tek patrondur. Onun altındaki kuruluş il seçim kuruludur. İl seçim kurulundaki başkan en yaşlı hakimden seçilir. Onun altında ilçe seçim kurulu, en altta da sandık kurulu. Sistem bu şekildedir. Sandık kurulu başkanı memur orada YSK başkanı ile aynı yetkiye sahiptir. Bütün işlemleri yapma yetkisine sahiptir.”

“OYLAR YENİDEN SAYILSAYDI TÜRKİYE BU SÜRECİ YAŞAMAYACAKTI”

“500 bin farkla seçim kazanılmış olsaydı bu söylemiş olduğumuz itirazlarda haklı olsak dahi sonucu etkilemeyeceği için seçim yenilenmeyecekti.” Diyen Cora şöyle devam etti: “Ama arada 13 bin farklık bir durum var ve bu anlattığımız olayların her biri seçimin yenilenmesini gerektirir. Benim bir hukukçu olarak kanaatim şudur; Eğer oyların tamamı yeni oluşturulacak kurullar tarafından sayılmış olsaydı, CHP bunu uygun görseydi, Türkiye olarak bu süreci yaşamamış olacaktık. Nihayetinde demokratik yarışta çıkmaza girildi, bir şüphe, şaibe oluştu. Bu şaibeleri ortadan kaldıracak, insanların demokratik hakkını kullanacağı milletin hakemliğine başvurulacak bir karar verildi. Mesele bu kadar sandıkta memur olamayan kişilerin olmasıdır. Bunu ilçe seçim kurulu açıklayamıyor. Bunu milletimiz çok iyi bir şekilde takdir edecektir. Neden bu ilçelerde değil de büyükşehirde yapıldı, neden AK Parti’ye karşı yapıldı bunun değerlendirmesini de siyasi olarak yapacağız.”

“TÜRKİYE İTTİFAKI RUHUNA UYGUN BİR ÇALIŞMA YAPACAĞIZ”

İstanbul’daki seçim çalışması politikalarının nasıl olacağını da değerlendiren Cora “İstanbul’da çok güçlü teşkilatımız, güçlü bir ekibimiz, etkinliği olan bir kadromuz var. Binali Bey’i ön plana çıkaran, mütevazi bir çalışma yapacağız. Diğer tarafta şahısları hedef alan, onları geren, ayrıştırıcı, kutuplaştırıcı bir yaklaşımla değil, tam bir Türkiye İttifakı ruhuna uygun bir yaklaşımla beraber bir kampanya ortaya koyacağız. Hizmetlerimizi ön plana çıkaracağız. Yapacağımız projeleri ve yatırımları ön plana çıkaracağız. Çünkü İstanbul’un çok önemli sorunları AK Parti ve öncesinde Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığı döneminde çözüldü. Gelişen çağla birlikte ortaya çıkan sorunları çözmek için yine orada kendisini kanıtlamış, ispatlamış, nitelikli ve özellikli bir başkan adayımız vardır. Ülkede yaptığı işlerle büyük takdir toplayan Binali Bey İstanbul için bir şanstır. Adayımızın özelliklerini ortaya koyan bir çalışma yapacağız. Bizler de milletvekilleri olarak fırsat buldukça, parlemento çalışmalarımız sona erince etkili ve yetkili olduğumuz yerlerde, hem seçimlerin neden yenilenmek zorunda kalındığını hem de bize sandıkta yapılan oyunu vatandaşımıza anlatıp onların takdirini kazanmanın gayreti içerisinde olacağız” ifadelerini kullandı.

Cora Ekrem İmamoğlu için neden o ifadeleri kullandığını açıkladı “Demirtaş’ın çizgisini beğenen birisi bizim uşak olamaz”

Ekrem İmamoğlu için neden “Bu uşak bizim uşak değil” ifadesini kullandığını da açıklayan Cora, “Siyasette herkesin tercihlerine saygı duyuyoruz ama Trabzon milliyetçi muhafazakar bir ildir. Trabzon Fatih’in fethettiği, Yavuz’un yönettiği Kanuni’nin doğduğu, Atatürk’ün 3 kez ziyaret ettiği, Recep Tayyip Erdoğan’ın en fazla hizmeti yaptığı bir ildir. Trabzon Eren Bülbül’ün şehit olduğu bir yerdir. Trabzon bir lisesinin tüm öğrencilerinin Çanakkale’de şehit olduğu için mezun veremediği bir şehirdir. Biz diyoruz ki, Demirtaş’ın çizgisini beğenenler, şehitlerimize, manevi değerlerimize saygı göstermeyenlerle aynı çizgide yürüyenler ve terör örgütlerine terör örgütü diyemeyenlerin çatısı altında siyaset yapanlar bizim uşak değildir. Bizim uşak teröristlere dağları dar eden Sn. bakanımız Süleymen Soylu’dur. Siyasi partisine saygı duyuyoruz ama PKK’nın övgüsüne mazhar olmuş bir kişi bizim uşak olsa ne olur olmasa ne olur. Demirtaş’ın çizgisini beğenen bir kişi bizim uşak olsa ne olur olmasa ne olur. Yunan gazetelerine manşet olmuş ama buna sessiz kalan bir kişi bizim uşak olsa ne olur olmasa ne olur.

BELEDİYE BAŞKANININ ÜZERİNE GİDİLMESİ DOĞRU DEĞİL

“O manşete ben üzüldüm. Trabzonlu olarak bana dokundu. Bana hakaret edildi. Bunun için sessiz kalmıyorum, sen neden sessiz kalıyorsun diyorum. Sn. İmamoğlu; Üçüncü sınıf dahi olsa bu çapsız açıklamayı telin ediyorum, kınıyorum, dikkate almıyorum onları, onlar yok hükmündedir, böyle bir manşet atmak onların haddine bile değildir demek yerine sessiz kalıyor. Buna sessiz kalınmasını yadırgıyorum. Bizim Belediye başkanımız da neden sessiz kalındığını ve bu nedenle hesabın çok büyük olduğunu ifade etti. Bu da çok farklı noktalara taşındı. Farklı noktalara taşınacaksa internete girilsin ‘Trabzon Hakaret’ yazılsın bakın karşılarına kim çıkacak. CHP Tekirdağ milletvekili çıkacak. İlhami bey de bir açıklama yaptı, farklı noktalara gitti, çıktı özür diledi. Bizim belediye başkanımızın da açıklaması yanlış değil ama çarpıtılmasından duyduğu üzüntüyü ifade ederek hemşehrilerimiz ile helalleşmek istediğini söyledi. Buna rağmen bunun üzerine gidilmesini çok doğru bulmuyorum” şeklinde konuştu.

“Askerlik yasası reform niteliğindedir”

Milletvekili Avukat Salih Cora, askerlik yasasının toplumun her tarafına uygun bir askerlik modeli geliştirildiğini ifade ederek, “Şu anda yapılan değişiklik reform niteliğindedir” dedi

Yeni askerlik sistemi ile ilgili olarak da konuşan Milletvekili Cora şöyle devam etti: “Askerlik yasamız 1920 yılında 1111 sayılı askerlik kanunumuz var. Ondan sonra bedelli yasalar ile birçok defa değişikliğe uğramış. Ama esaslı bir değişiklik yapılmamıştır. Şu anda yapılan değişiklik reform niteliğindedir. Toplumun her tarafının taleplerine uygun çözüm modeli oluş muştur. Askere giden bir kişi erlikten generalliğe kadar yükselebileceği bir model oluşturuldu. Ayrıca istihdam anlamında da askerlikten sonra işsiz kalabilecek kişiler için askerlikte kalabileceği bir durum oluşturuldu. 12 ay zorunlu askerlik 6 aya indirildi. Dilerse kişi 6 ay zorunlu askerlik yaptıktan sonra bir 6 ay daha askeri ücret tutarında bir harçlık almak sureti ile tamamlayabilir. Buradaki amaç bir açık oluşursa tamamlamak için. Bedelli askerlik 20 yaşını dolduran herkesin yararlanabileceği, 1 ay giderek ve sabit 31 bin TL ödeyerek yapabileceği belirlendi. Kişi yoklama kaçağı olmadığı müddetçe, 1994 doğumlu olanlar için de bir defaya mahsus yoklama kaçağı olanların bu durumdan yararlanabileceği bir imkan getiren bir düzenleme oldu. Bu toplum tarafından da 2 milyon 200 bin kişiyi aileleri ile birlikte ilgilendiren bir yasa oldu. Bunu 31 Mayıs’tan önce meclisten geçirmeyi hedeflemekteyiz. Meslek yüksek okulu mezunlarının da 6 ay yedek subay olarak askerlik yapabilmelerinin de önü açıldı.”

“19 Mayıs’taki tablo devam etmeli”

Milletvekili Salih Cora; “Kısa süreli, küçük polemiklere ve kayıkçı kavgalarına milletimiz hoş gözle bakmamaktadır. İnşallah Cumhurbaşkanımızın kucaklayıcı bir dil kullanarak çizdiği rotada, perspektifte ilerlemeye devam edeceğiz” dedi.

Samsun’daki 19 Mayıs törenlerde iktidar partisinin ve ana muhalefet partisinin hazır bulunması, diğer parti liderlerinin birçoğunun da olmasının millet açısından sevindirici, özlenen ve beklenen bir tablo olduğunu kaydeden Milletvekili Cora “Türkiye açısından sevindirici bir tablodur. Milletimiz partililerin birbiri ile rekabet yapmasını ister ama seçim sonrasında böyle karelerde buluşmasını arzu eder. Seçim bitince bir araya gelinmesi gerekir. Cumhurbaşkanımız seçimden sonra özellikle kucaklayıcı bir dili vurgulayarak ifade etmiştir. Kızgın demiri soğutmak, Türkiye İttifakı, hepimiz aynı gemideyiz gibi.Cumhurbaşkanımız ‘Seçimler bittikten sonra Türkiye’nin hedefleri doğrultusunda ülkemizin geleceği noktasında hareket edebilme kabiliyetimizi ortaya koymalıyız’ dedi. Milletten de karşılık gören ifadeler bunlar. Kucaklayıcı dilin iktidardan beklenmesi çok normal ama kullanılan dil çok önemli. Hakimin kararını beğenmeyebilirsiniz ama çete ifadesini kullanmak suçtur. Bu ifadeler muhalefet tarafından kullanılan ifadeler. Herkes diline dikkat etmeli. Bu millet bizim ilkemizin sorunlarını çözme noktasında irade koymamızı istiyor. Kısa süreli, küçük polemiklere ve kayıkçı kavgalarına milletimiz hoş gözle bakmamaktadır. İnşallah Cumhurbaşkanımızın çizdiği bu rotada, perspektifte ilerlemeye devam edeceğiz. Benim şahsi kanaatim de böyle bir atmosferin hakim olmasıdır” diye konuştu.

Son Güncelleme: 24.05.2019 13:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.